6. Hukuk Dairesi 2024/2679 E. , 2025/3148 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/292 E., 2024/406 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/493 E., 2022/119 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında ... Müzesi (... Sergi Salonu) yapımı işine ilişkin 11.11.2016 tarihinde sözleşme imzalandığını, işin yapım süresinin 210 gün olduğunu ve 18.06.2017 tarihinde işin teslim edilmesi gerektiğini, sözleşme uyarınca davacıların 21.11.2016 tarihinde yapım işine başlanmışsa da davalı idarece işin iki kez durdurulduğunu, davalının kusuru ile 18.06.2017 tarihinde bitirilmesi gereken işin yaklaşık 450 gün uzadığını, ihale bedelinin 9.487.000 TL olup, davalı idarenin durdurma kararları neticesinde 04.05.2018 tarihli hakediş raporuna göre işin yaklaşık %25'ini yapabildiğini, fiyat farkı taleplerinin davalı idarece reddedildiğini, bunun üzerine davalıdan sözleşmenin tasfiyesinin talep edildiğini, ancak idarenin tasfiyeyi de kabul etmediğini, son yıllarda özellikle döviz ve dövize bağlı inşaat girdilerinde beklentilerin çok üzerinde olağan dışı bir fiyat artışından kaynaklı inşaat girdilerinde de artışın meydana geldiğini, davalının işin durdurulmasına sebebiyet verdiği süre nedeniyle edimler dengesinin açıkça bozulduğunu, davacının sabit maliyetlerinin arttığını, inşaat girdilerindeki olağandışı artışlar nedeniyle de ciddi bir zararla karşı karşıya kaldığını belirterek, davalının kusurundan kaynaklı işin uzaması sebebiyle sözleşmenin yeni oluşan maliyetler doğrultusunda yeni şartlara uyarlanmasına, uyarlama neticesinde ortaya çıkan parasal miktarın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL'nin avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan sözleşmede fiyat farkı ile ilgili düzenlenen hususların sözleşme imzalandıktan sonra değiştirilemeyeceğinin açık bir şekilde düzenlendiğini, Sözleşmenin 14. maddesinde fiyat farkının verilmeyeceğinin kararlaştırıldığından davacının uyarlama talebinde bulunamayacağını, sözleşme konusu işin uzamasında davalının herhangi bir kusuru ve sorumluluğunun bulunmadığını, sözleşmenin anahtar teslimi götürü bedelli olduğundan tacir olan davacının yaptığı işlerde ve verdiği tekliflerde basiretli davranmak zorunda olduğunu, sözleşmenin uyarlanması talebinin yanında alacak talebinde bulunmasının hukuken mümkün olmadığını, zira niteliği gereği uyarlama davalarında mahkemeler tarafından sadece sözleşmenin uyarlanmasına karar verilebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşmeye konu yapım işinin durdurulmasında davacı yükleniciye atfedilecek herhangi bir kusurun bulunmadığından davacı yüklenicinin maliyet artışının davalı tarafça karşılanması gerektiği gerekçesiyle davanın asıl alacak yönünden kabulü ile 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, faiz türüne yönelik fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde taraflar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile götürü bedelli sözleşmede iş bedelinin değişmeyeceği asıl olup TBK'nın 138 ve 480/2. maddelerinde yer alan aşırı ifa güçlüğü şartlarının oluşması halinde iş bedelinin uyarlanabileceği, davacının dayandığı işin teslim süresinin uzatılması nedeniyle inşaat maliyetlerinin artmasına ilişkin olgu ile ülkemizde hemen her dönem karşı karşıya kalınması mümkün bir durum olduğunun tacir olan davacı tarafından öngörülebilir olduğu, gerekli tedbirleri almadan sözleşme yapan davacının akdin devamı sırasında aşırı ifa güçlüğü gerekçesiyle uyarlama talebinde bulunması doğru olmadığı gibi davacının uyarlama nedenleri sözleşmeye bağlılık (ahde vefa) ve sözleşme serbestisi ilkelerine uygun olmadığından uyarlama koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; a. 26.10.2021 tarihli bilirkişi raporunda işin durdurulması sebebiyle uğranılan zararın 2.899.533,37 TL olarak hesaplandığını, bahse konu bilirkişi raporunun hükme esas alınması gerektiğini, b. Davacı, ... İnş. Mad. Nak. San. Tic. Ltd. Şti'nin karar başlığında davacı olarak belirtilmediğini, c. Dava dilekçesinde avans faizi ile birlikte alacağın tahsilinin talep edilmiş olmasına rağmen yasal faize hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, d. Davalının kusuru sebebiyle 1342 gün süre ile işin durmasının öngörülebilir olmadığını, işin durması neticesinde maliyetlerde meydana gelen artış sebebiyle maddi açıdan zarara uğradıklarını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedelinin uyarlanması istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, yargılama şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, karar başlığında davacı ... İnş. Mad. Nak. San. Tic. Ltd. Şti'nin gösterilmemesi mahallinde tamamlanabilir bir eksiklik olduğundan, davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.