6. Hukuk Dairesi 2025/1981 E. , 2025/3080 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/25 E., 2024/1335 K. Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı kooperatif üyesi olduğunu, davalının borç senedine dayalı olarak 3.048,68 TL ödeme aldığını, davacının böyle bir borcunun bulunmadığını, ödemeye dayanak senetteki imzanın sahte olduğunu belirterek 3.048,68 TL bedelin 18.08.2003 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından 18.08.2003 tarihinde ödeme yapıldığını, 1 yıllık zamanaşımı süresinin sona erdiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 24.10.2007 tarihli kararı ile davacı adına düzenlenen, davalının lehtar olduğu 29.03.2002 düzenleme, 31.10.2002 ödeme tarihli müşterek ve müteselsil borç senedindeki imzanın davacıya ait olmadığının adli tıp kurumu raporu ile tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Mahkemenin 24.10.2007 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) Yargıtay 16. Hukuk Dairesi'nce, dava konusu talebin Borçlar Kanunu'nun 62. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gibi davalı vekilinin zamanaşımı define ilişkin olarak olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2.1. Mahkemenin 05.05.2010 tarihli kararı ile davacının aldığı mala karşılık düzenlenen borç senedindeki borcu kooperatifin borcu bulunduğu ve tekrar ödeme yapması gerektiğine ilişkin talebi uyarınca ödediği, davacının ödemeyi davalı kooperatife güvenerek yaptığı, daha sonra davalı kooperatifte yapılan müfettiş incelemesi sırasında davacının ödeme yaptığı senetteki imzanın kendisine ait olmadığını öğrendiği, senette yazılı malın davacıya verildiğine dair dosyaya herhangi bir belgenin sunulmadığı, muhasebecinin usulsüzlük yaptığının ve kayıplara karıştığının beyan edildiği, davacının aleyhine zenginleşen kişi ve zenginleşmenin kapsamını, bu kapsamda davacının hatalı ödeme yaptığı hususunu öğrenmesinden itibaren 1 yıl içinde davayı açtığı, Adli Tıp Kurumu raporu ile senetteki imzanın davacıya ait olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. 2.2. Mahkemenin 05.05.2010 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nce, davalı kooperatifin defter ve kayıtları ile davacının iddiasında sözü edilen müfettiş raporu getirilerek davacının kooperatiften mal alıp almadığı ve yaptığı ödemeler değerlendirilerek alacağı veya borcu bulunup bulunmadığı hususunda bilirkişi raporu alınmadığı, sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan iade borcu için temerrüt gerekmediği, haksız ödeme tarihinden itibaren temerrüt koşullarının oluştuğunun kabulü ile faizin belirlenmesinin gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. 3. Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına ve bozma öncesi kararlarda yer alan gerekçeler ve bozma ilamı uyarınca alınan bilirkişi raporu dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; yargılama sırasında davalıya usulüne uygun tebligat yapılmadığını, hukuki dinlenilme ve savunma hakkının kısıtlandığını, delillerinin toplanılmadığını, ortakların vekaletname vermek suretiyle de işlem yaptıklarını, bu hususun araştırılmadığını, görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu, görevsizlik kararı verilmesinin gerektiğini, kararın gerekçesiz olduğunu, hak düşürücü süre ve zamanaşımı hususunun değerlendirilmediğini, yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, imzasının borçluya ait olmadığı tespit edilen bonoya dayalı ödemenin istirdatı istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 ve 439/2. maddelerinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Temyiz harcı temyiz eden tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.