6. Hukuk Dairesi 2025/1368 E. , 2025/3718 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi SAYISI: 2023/124 E., 2024/1024 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, asıl ve birleşen davada davalı vekilince duruşmasız, asıl ve birleşen davada davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.11.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde asıl ve birleşen davada davacı vekili Avukat ... ile asıl ve birleşen davada davalı vekili Avukat ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında düzenlenen 09.06.2008 tarihli sözleşme gereği verilmesi gereken ek sürenin verilmediğini ileri sürerek, ek süre talep etme hakkı olduğunun tespitine ve hakedişlerden kesilen gecikme cezası için 20.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline, birleşen davada ise ihale konusu iş dışında yapılan ilave imalât bedeli alacağı için 250.000,00 TL ve gecikilen dönemler için müşavir firma nam ve hesabına hakedişlerden kesilen 50.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 26.11.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini asıl dava yönünden 1.427.791,73 TL’ye, birleşen davada ilave iş bedelini 2.082.158,16 TL’ye, müşavir firma kesintisi bedelini ise 276.906,67 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Asıl ve birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde, hakedişlerden yapılan kesintilerin haklı olduğunu, davacı yüklenicinin hakedişlere usule uygun itiraz etmediğini, yükleniciye ilave süre verilmesini gerektiren nedenlerin bulunmadığını, sözleşme harici ilave iş yapılmadığını savunarak, asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 21.03.2016 tarihli kararı ile taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği davacının yapımını üstlendiği iş nedeniyle yalnız ilave yapılan işler bakımından ek süre talebinde haklı olduğunun kabulüyle, kesilen gecikme cezasının 20 günlük kısmının iadesinin gerektiği, davacı tarafça yapıldığı tespit edilen ilave imalatların bedelinin davalıya sunulan hakediş raporlarındaki fiyatlar incelenerek yapıldığı yıla ait birim fiyatlar baz alınarak bilirkişilerce hesaplandığı, ayrıca müşavir firma kesintisinin dayanağının da bulunmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, 317.287,23 TL’nin davalıdan tahsiline, asıl davada fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, 1.761.275,00 TL ile %18 KDV'si 317.029,50 TL'nin toplamı 2.078.304,50 TL ilave imalat bedelinin davalıdan tahsiline, fazla talebin reddine, müşavir firma kesintisine dayalı talebin kabulü ile 276.906,67 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Mahkemenin 21.03.2016 tarihli kararının süresinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesince, yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak, davacı yüklenicinin gecikme cezası ve müşavir firma nam ve hesabına yapılan kesintilerin iadesi talebi ile ilgili hakedişlere sözleşmenin eki Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 40... . maddesinde düzenlenen usule uygun şekilde itirazda bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, ihtirazî kayıtla imzalanan hakedişlere giren istek kalemlerinden yüklenicinin talepte bulunabileceği tutarın saptanması; yüklenicinin ek süre verilmesi talebinin haklı olup olmadığı belirlenerek şayet ek süre verilmesini gerektiren sebepler var ise, yüklenicinin ne kadar ilave süreye hak kazandığının birinci ve ikinci bilirkişi kurulunun raporları arasındaki çelişkiler de giderilerek tespit edilmesi; şartnameye uygun olarak fazla imalâtın nelerden ibaret olduğu sözleşmenin niteliği de dikkate alınarak sözleşme eki mahal listesi ve proje gözetilerek söz konusu fazla imalâtların iş artış oranı belirlenerek Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 22. ve 23. maddesi hükümlerine göre %10 iş artışı kapsamında kalan işlerin bedelinin sözleşme fiyatlarıyla, sözleşmede fiyatı bulunmayan işlerin şartnamenin 22. maddesindeki tespit yöntemi kullanılarak, %10’u aşan işlerin bedelinin de yapıldıkları tarihteki serbest piyasa fiyatlarıyla hesaplatılması gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 2. Mahkemenin 08.11.2021 tarihli kararı ile asıl dava yönünden gecikme cezasını içeren hakedişlere sözleşme eki YİGŞ hükümlerine uygun şekilde itiraz edilmediği, birleşen dava yönünden ise, davacının 1.761.275,00 TL ilâve iş bedeli ile 234.666,67 TL müşavir firma kesintisi alacağı bulunduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkemenin 08.11.2021 tarihli kararının süresinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece, mahkemece yeniden oluşturulacak teknik bilirkişi kurulundan dosyadaki tüm bilirkişi raporları da değerlendirilerek ve aralarındaki çelişki de giderilerek gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınması ve buna göre birleşen davada karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı sonrasında düzenlenen raporun bozma ilamı içeriğine uygun olduğu, tüm bilirkişi raporlarının değerlendirildiği, ilave iş bedelinin hesaplanıp, hesaplanan ilave işler nedeniyle yükleniciye verilmesi gereken ek süreyi tespit edip, ek süreye göre iade edilmesi gereken müşavir firma kesintisinin de hesaplandığı ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu gerekçesiyle, asıl davanın reddine, birleşen davada ilave imalatlar nedeni ile 1.761.275,00 TL’nin 250.000,00 TL'sine birleşen dava tarihinden itibaren, kalan kısmına ıslah tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak sureti ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, müşavir firma kesintisi nedeni ile 46.151,61 TL'nin birleşen dava tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak sureti ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 7 numaralı hakedişten itibaren bütün hakedişlerin ihtirazi kayıtla imzalandığını ve her bir itirazla ilgili olarak nedenleri belirten dilekçenin idareye ibraz edildiğini, 6 numaralı hakedişte yapılan kesintinin ise imzadan sonra merkez birimce yapılmış olup, hakedişe itiraz konulamadığını ve fakat itiraz nedenlerini içerir dilekçenin idareye sunulduğunu, ek süre verilmesi gerektiği halde verilmediğini, ilave iş bedelinin hatalı hesaplandığını, fiyat farkı verilmesi gerektiğini, hükmedilen bedele KDV ilave edilmesi gerekirken edilmediğini, müşavir firma nam ve hesabına yapılan kesintinin tümünün iadesi gerektiğini, hakedişe itiraz gerekmediğini, gecikme cezası ile müşavir firma nam ve hesabına yapılan kesintiler için kesinti tarihinden itibaren ilave iş bedeli için ise geçici kabul tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiğini beyan etmektedir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunun hüküm kurmaya yeterli olmadığını, ilave olarak yapıldığı iddia edilen işlere ilişkin dosyada somut bilgi ve verilerin mevcut olmadığını, davacı bakımından dava değeri belirlenmiş olduğu halde davayı kısmi olarak açmış olmasının HMK 109/2. maddesine aykırı olduğunu, müşavir firma kesintileri ile ilgili talebinin reddi gerektiğini, faiz oranı, türü, faiz miktarı ve faiz başlangıcına ilişkin aleyhe olan tüm hususları kabul etmediklerini, hükmedilen bedele ticari faiz uygulanamayacağını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyanın içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, asıl ve birleşen davada alacak istemine ilişkindir. 1. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Taraflar arasında 09.06.2008 tarihinde ... ek hizmet binası inşaatı yapımına ilişkin eser sözleşmesi düzenlenmiştir. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı yüklenicinin birleşen davasında sözleşme harici ilâve iş bedeli ve müşavir firma kesinti bedeli alacağının tahsili talebine ilişkin olarak Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 08.06.2018 tarihli, 2018/281 Esas, 2018/2440 Karar sayılı ve Dairemizin 15.11.2022 tarihli, 2022/2963 Esas, 2022/5346 Karar sayılı bozma ilâmlarında mahkemece yapılacak iş açıkça gösterilmiş olup, Mahkemece bozma ilâmına uyulduğuna göre bozmada belirtilen hususlar lehine olan taraf için usulü kazanılmış hak oluşturacağından mahkemece hükmüne uyulan bozma ilâmı uyarınca inceleme ve araştırma yapılması ve karar verilmesi zorunludur. Mahkemece birleşen davada hükmedilen ilave iş bedeli sözleşme eki ... İşleri Genel Şartnamesi’nin 22. ve 23. maddesi hükümlerine göre %10 iş artışı kapsamında kaldığından ve taraflar arasında düzenlenen sözleşmede katma değer vergisinin ayrıca ödeneceği kararlaştırıldığından kabulüne karar verilen ilave iş bedeli yönünden katma değer vergisine de hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Öte yandan davacı 22.03.2012 tarihli ihtarı ile ilave imalatlardan kaynaklanan 2.082.158,16 TL’nin ve müşavir firma adına hak edişten kesilen 276.906,67 TL’nin yedi gün içinde ödenmesini talep etmiş, ihtar 23.03.2012 tarihinde davalıya tebliğ edilmiş, davalı 30.03.2012 tarihinde temerrüde düşmüştür. Mahkemece birleşen davada hükmedilen ilave iş bedeli ve müşavir firma kesintisi bedeline temerrüt tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa eklenen geçici 3. maddesi atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438/7. ve 438/9. maddeleri uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR 1. Yukarıda 1. bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. 2. bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin mahkeme kararına yönelik diğer temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının, hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin birinci satırında yer alan “1.761.275,00 TL (250.000,00 TL'sine birleşen dava tarihi 02/05/2012 tarihinden itibaren, kalan kısmına ıslah tarihi 27/11/2013'den itibaren avans faizi uygulanmak sureti ile)” ibaresinin karardan çıkarılmasına, yerine “2.078.304,50 TL’nin temerrüt tarihi olan 31.03.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte” ibaresinin, yine (3) numaralı bendinin birinci satırında yer alan “birleşen dava tarihi 02/05/2012” ibaresinin karardan çıkarılmasına, yerine “temerrüt tarihi olan 31.03.2012” ibaresinin, yine (5) numaralı bendinin (c) fıkrasının beşinci satırında yer alan “(% 76,80) 21.338,22 TL” ibaresinin karardan çıkarılmasına, yerine “25.019,63 TL” ibaresinin, (d) fıkrasının ikinci satırında “259.146,93” rakamının karardan çıkarılmasına, yerine “293.690,17” rakamının, (e) fıkrasının ikinci satırında “85.995,73” rakamının karardan çıkarılmasına, yerine “37.537,40” rakamının yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan asıl ve birleşen davada davacı yararına takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl ve birleşen davada davalıdan alınarak asıl ve birleşen davada davacıya verilmesine, Peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 22a15d0cd6f45042 edac5e316d026485