6. Hukuk Dairesi 2024/2744 E. , 2025/3682 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI: 2022/479 E., 2022/843 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili, müvekkili şirkete ait iş yerindeki döşeme ve duvarda kullanılacak malzeme kaplamasının 103.423,00 TL bedel ile yapılması için davalı şirket ile anlaşıldığını, davalının işe başladıktan sonra anlaşma gereği tüm işleri tamamlamadığını, yere döşenen mermerlerde renk farkı ve simetri sorunları olduğunu belirterek; döşeme ve duvar kaplamalarındaki ayıplar nedeniyle, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere eserin ücretsiz onarılmasını aksi halde, ayıp oranında bedelden indirim uygulanarak bu bedelin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili, işin yapım bedelinin 103.423,00 TL olduğunu ve davacı tarafın kendilerine işe başlama sırasında ve sonraki 3 değişik tarihte toplam 75.000,00 TL ödediğini ve bakiye 28.423,00 TL kaldığını, yaptıkları imalâtların ayıplı olmadığını, ancak doğal mermerin her tarafının aynı tonda ve aynı renkte olmasının mümkün olmadığını, ihbarın süresinde yapılmadığını, satılan ve döşenen mermerlerin ayıplı olmadığını, davacının teknik elemanı olan mimarın mermer işlerini beğendiğini ve işlerin yapıldığı zaman aralığına hiçbir şekilde itirazın olmadığını, iş bittikten yaklaşık iki hafta sonra ödeme yapılmasının yapılan işin beğenildiği anlamını taşıdığını, kabul anlamına gelmemek şartıyla bir an işin ayıplı olduğu kabul edilse dahi ayıplı olduğu iddia edilen kısımların işin %1-2'si kadar olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 23.12.2015 tarihli ve 2014/668 Esas, 2015/949 Karar sayılı kararı ile taraflar arasındaki sözlü eser sözleşmesi kapsamında toplam iş bedelinin 103.423,00 TL olduğu, alınan bilirkişi raporuna göre yere döşenen mermerlerin ayıplı ve kusurlu olması nedeniyle sözleşme bedelinden %12, davalının duvara kapladığı bej mermerlerde derz aralıklarının farklı olması ve yeterince özen gösterilmemesi nedeniyle % 3 nefaset bedeli düşülmesi gerektiği, yapılan ödemeler de dikkate alındığında davacının davalıya fazladan 15.513,45 TL ödemiş olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 15.513,45 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Mahkemenin 23.12.2015 tarihli kararının süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi’nin 20.06.2017 tarihli ve 2016/2669 Esas, 2017/2628 Karar sayılı ilâmı ile "...Somut olayda, davacı imal edilen mermerlerde ayıp olduğundan bahisle .... Noterliği'nin 18.03.2014 tarihli ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile ayıp ihbarında bulunmuştur. Davalı ise ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını bildirmiştir. Bilirkişi raporunda ayıbın gözle görülebilir olduğu belirtildiği gibi mahkemenin kabulü de bu yöndedir. Öyleyse ayıbın açık ayıp olduğu anlaşılmakta olup, bu durumda ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı teslim tarihine göre saptanmalıdır. Teslim ve ayıp ihbarı tanık dahil her türlü delil ile kanıtlanabileceğinden bu hususta tarafların delilleri toplanıp hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur." gerekçesi ile davalı vekilinin sair itirazları reddedilerek karar bozulmuştur. 2.Mahkemenin bozmaya uyarak verdiği 16.09.2019 tarihli ve 2017/1122 Esas, 2019/762 Karar sayılı kararı ile teslim ve ayıp ihbarı konusunda tarafların tanıkları da dinlenerek tacirlerin noter kanalıyla ya da iadeli taahhütlü posta yoluyla ihbar yükümlülüğünün yerine getirmesi gerektiği, açık ayıplarda süresi içinde belirtilen yollarla ihbar mükellefiyetinde bulunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemenin 16.09.2019 tarihli kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 31.05.2021 tarihli ve 2020/2671 Esas, 2021/2369 Karar sayılı ilâmı ile davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar verilmiş, bozma ilâmına karşı davalı vekilinin karar düzeltme istemi üzerine Dairenin 10.11.2021 tarihli ve 2021/5067 Esas, 2021/1366 Karar sayılı ilâmı ile davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairenin bozma ilamının kaldırılmasına, temyiz dilekçesinin davalı tarafa tebliği ile temyize cevap ve katılma yoluyla temyiz süreleri beklenilerek gereğinin ifası için dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verilmiş, davalı vekilince temyiz dilekçesinin tebliği üzerine süresinde katılma yoluyla temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairenin 16.02.2022 tarihli ve 2022/830 Esas, 2022/853 Karar sayılı ilâmı ile "....Hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 20.06.2017 gün, 2016/2669 Esas, 2017/2628 Karar sayılı ilamında, davalı tarafından imal edilen mermerlerdeki ayıbın açık ayıp olduğu, bu durumda ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığının teslim tarihine göre saptanacağı, teslim ve ayıp ihbarının tanık dahil her türlü delil ile kanıtlanabileceğinden bu hususta tarafların delilleri toplanıp hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gereğine işaret edilmiştir Yargıtay bozma ilâmına uyulmakla, bozmada belirtilen hususlar lehine olan taraf için usuli kazanılmış hak oluşturacağından, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 09.05.19 60... /9 sayılı kararına göre bozma uyarınca inceleme yapmak ve karar vermek gerekmektedir. Mahkemece bozmaya uyulmuş ve yapılan araştırma ile ayıp ihbarına ilişkin taraf tanıkları dinlenmiş ise de; mahkeme, tacirlerin basiretli olarak davranması gerektiği, davacının süresi içinde noter kanalıyla ya da iadeli taahhütlü posta yoluyla ihbar yükümlülüğünü yerine getirmesi gerektiği, açık ayıplarda süresi içinde belirtilen yollarla ihbar mükellefiyetinde bulunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece; bozma ilamında belirtilen teslim ve ayıp ihbarının tanık dahil her türlü delil ile kanıtlanabileceği, bu hususta tarafların delilleri toplanıp karar verilmesi gerektiği hususları üzerinde durularak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, bozmaya uyulmasına rağmen, bozma gereği yerine getirilmeksizin tacirlere özgü ihbar mükellefiyetine uyulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır." gerekçesi ile davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir. 3.Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayılı belirtilen kararı ile davaya konu işin 2013 Aralık ve 2014 Ocak ayları aralığında tesliminin yapıldığı, ayıp ihbarının noter kanalıyla yapıldığı 12.04.2014 tarihine kadar taraflar arasında eserin ayıplı olduğu ve düzeltilmesi gerektiği hususunda görüşmelerin yapıldığı, davalı tarafından ayıbın düzeltilebileceğinin belirtildiği ve bir kısım işlemlerin yapıldığı, dolayısıyla garanti süresi içinde taraflar arasında müzakerelerin devam ettiği, ayıp ihbarının sözlü olarak teslimden kısa süre sonra yapıldığı, ayıbın davalı yanca giderilmediği ve ücret iadesinin de yapılmadığının anlaşıldığı aşamada noter ihtarının çekildiği gerekçesiyle, ayıplı işten ötürü açılan davanın kısmen kabulüne, 15.513,45 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; a.Bilirkişi raporundaki nefaset indirim oran ve bedellerinin gerekçesiz ve denetime elverişli olmadığını, b.Mahkemece de bilirkişi raporu doğrultusunda karar verme sebebinin belirtilmediğini, gerekçeli karar haklarının gözetilmediğini, c.Bilirkişi raporunda davalının tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, ancak hakkaniyete aykırı oranlarda nefaset indirimi yapıldığını, müvekkiline iade edilmesi gereken bedelin daha fazla olduğunu beyan etmektedir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a.Müvekkili tarafından düzenlenen faturalara davacı tarafından itiraz edilmediğini, b.Açık ayıplara karşı süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığını, ilk ihbarın 18... tarihli noter ihtarı olup, işin tamamlanmasından 2 ay sonrasında gönderildiğini, ihtar içerisinde de daha önce ihbarda bulunulduğuna dair açıklama bulunmadığını, c.Davacı tanık beyanlarına üstünlük tanındığını, oysa davalı tanıklarının doğal taş uzmanı olup, beyanlarının davalıya süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığını ispatladığını, d.Kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafından süresinde ayıp ihbarında bulunulsaydı, davacının ödeme yapmayacağını, zira hiçbir basiretli tacirin ayıp ihbarında bulunmuşsa o mala ilişkin ödeme yapmayacağını, e.Bilirkişi raporunda belirtilen hususların doğal mermer malzeme yönünden ayıp niteliğinde olmadığını, doğal mermerin doğası gereği aynı parça üzerinde farklı renklerin/tonların olmasının olağan olduğunu, f.Bilirkişinin mermerleri davacı tarafından üzerinde bir takım işlemler yapıldıktan sonra inceleyebildiğini, kaçınılmaz olarak hatalı değerlendirme yaptığını, g.Hesaplamaların somut ve bilimsel verilere göre yapılmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmaların mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıplı ifa nedeniyle ödenen bedelden indirim ve bu miktarın tahsili istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d1bb12163d69fb3c aa4af49dbe492fe2