Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/1366 E., 2025/3047 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1366 E., 2025/3047 K. (23.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1366
Karar No
2025/3047
Karar Tarihi
23.09.2025
Konu
Tazminat

6. Hukuk Dairesi 2025/1366 E. , 2025/3047 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1115 E., 2025/284 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/727 E., 2023/808 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 23.09.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde asıl ve birleşen davada davalı vekilleri Avukat ... , Avukat ... ile asıl ve birleşen davada davacı vekilleri Avukat ..., Avukat ..., Avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1.Davacı yüklenici vekili asıl dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen 02.09.2010 tarihli Gün Bazında Kuyu Sondaj Sözleşmesi gereğince müvekkilinin bütün işleri sözleşmeye uygun ve eksiksiz olarak tamamladığını, AP-21 numaralı kuyunun Ekim-Aralık 2012 döneminde açıldığını, Ekim ve Aralık ayı çalışmalarının faturalandırıldığını ve ödendiğini, ancak müvekkili şirkette yeniden yapılanma nedeniyle yaşanan durum sonucu kasım ayı çalışmasının faturalandırılmadığını, bu nedenle 31.03.2017 tarihli 473.888 USD tutarlı faturanın kesildiğini ve davalıya 12.04.2017 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının faturayı iade ettiğini, fatura alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine ... . İcra Dairesi’nin 2017/9126 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacı yüklenici vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; 02.09.2010 tarihli sözleşme kapsamındaki SH-4/A numaralı kuyu sondajının Ekim 2016 - Şubat 2017 döneminde tamamlandığını, önceki aylara ait iş bedelleri ödenmekle birlikte 2017 yılı Ocak ayında yapılan 30 gün ve Şubat ayında yapılan 26 günlük çalışmanın ödenmediğini, müvekkili tarafından 27.03.2017 tarihli ve sırasıyla 341.245,70 USD ve 387.958,63 USD tutarlı faturaların düzenlendiğini, davalının faturaları gerekçe göstermeksizin iade ettiğini, yine ...-7, ...-9, ...-10 ve ...-12 isimli sondaj kulelerinin demontajı için müvekkilinin 236.000 USD tutarlı fatura düzenlediğini, davalının belirtilen faturaları 26.04.2017 tarihli ihtarnameye rağmen ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı sonucu takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı iş sahibi vekili asıl davaya cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından tamamlanan ve onaylanmış olan tüm işlerin müvekkiline fatura edildiğini ve müvekkili tarafından ödendiğini, davacının kendi çalışanının hatasından bahisle 5 yıl sonra Kasım 2012'ye ait işle ilgili fatura gönderdiğini, davacının sözleşmenin gün bazlı olması nedeniyle işi normal süresinden daha uzun sürede yaparak ve fazla motorin tüketerek müvekkilini zarara uğrattığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı iş sahibi vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kuyunun sondajında davacının kusuru sonucu takım sıkışması yaşandığını, sıkışmanın giderilemediğini, kuyunun başka bir yerde bitirildiğini, müvekkilinin 491.891,56 USD zarara uğradığını, SH-4/A kuyusuna ilişkin tüm hakedişlerin davacı şirkete ödendiğini, sözleşmenin gün bazlı olması nedeniyle davacının kötü niyetle işi yavaş sürdürdüğünü, davacı demobilizasyon bedeli talep etmiş ise de, sözleşmede obsiyonel kuyular da dahil olmak üzere toplam 81 adet kuyu açılmasının kararlaştırıldığını, davacının bu sayıda kuyu açmadığı halde bu kuyuların açılması için sahada bıraktığı kuleler için de demobilizasyon bedeli talep ettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden, AP-21 kuyusuna ait işlerin tamamlandığı, 2012 Ekim ve 2012 Aralık aylarına ait fatura bedelinin ödendiği, arada kalan Kasım 2012 ayına ait fatura bedelinin ödendiğinin ispatlanamadığı, birleşen dava yönünden, SH-4/A sondaj kuyusu imalatının tamamlandığı, davalı tarafın cevap dilekçesinde belirttiği işin gecikmesine ilişkin sebepler nedeniyle davacı şirkete dava tarihinden önce gönderilmiş bir uyarı bulunmadığı, işin uzun sürmesinin jeolojik vs. nedenlerden kaynaklanabileceği, davacı yüklenicinin operasyonlarını sözleşmeye uygun şekilde yürüttüğü, işin uzun sürmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığı, sözleşme eki protokollerde 4 adet sondaj kulesinin kullanılacağının ve demobilizasyon ücretinin ödeneceğinin kararlaştırıldığı, kulelerinin demobilizasyon işlemlerinin tamamlandığı, düzenlenen faturaların yapılan işlere ve sözleşmeye uygun olduğu, sözleşmenin 901 ve 902. maddelerindeki düzenlemelerin kesin vade kabul edilemeyeceği, alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin ... . İcra Dairesi'nin 2017/9126 Esas sayılı dosyasında 473.488,00 USD alacak yönünden yaptığı itirazın iptali ile alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %3,80 oranını geçmemek üzere devlet bankalarının 1 yıllık USD cinsi mevduata uyguladıkları en yüksek faiz uygulanmak üzere takibin devamına, icra inkâr tazminatının reddine birleşen 2017/530 Esas sayılı dosyasında davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin ... . İcra Dairesi'nin 2017/9125 Esas sayılı dosyasında 976.047,71 USD asıl alacak yönünden yaptığı itirazın iptali ile alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %3,80 oranını geçmemek üzere devlet bankalarının 1 yıllık USD cinsi mevduata uyguladıkları en yüksek faiz uygulanmak üzere takibin devamına, icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar vermiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Asıl ve birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Tacirin alacağı olduğu iddiasıyla 5 yıl sonra bir fatura düzenleyerek tahsilini istemesinin hayatın olağan akışına ve sözleşmeye aykırı olduğunu, müvekkilin borçlu olmadığını, dönemsellik arz eden alacaklarda daha sonra doğan alacaklar için fatura düzenlendiğinde eksik ödendiği ileri sürülen alacağın ileri sürülmemiş olmasının TBK m. 104’e göre örtülü kabul anlamına geleceğini, dava konusu faturanın taraf defterlerinde kayıtlı olmadığını, b. Kasti olarak sert zeminde makine zorlanarak makinenin arızalanmasına ve işin uzamasına neden olunduğu, c. Demobilizasyon bedeli talep edilmesinin dayanaksız olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Asıl ve birleşen davada uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkâr tazminatı istemlerine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, yargılama şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, özellikle asıl ve birleşen davada yapılan işler için operasyon bitiş tutanaklarının tanzim edildiği ve taraflarca imzalandığı, ayrıca davacı tarafça günlük sondaj çalışma raporları tanzim edildiği, söz konusu raporlara davalı tarafça itiraz edilmediği, davacının işi uzattığına dair davalının herhangi bir ihtarının olmadığı, alanında uzman bilirkişi kurulundan alınan ve hükme esas oluşturan bilirkişi raporunda işin uzamasının jeolojik nedenlere bağlı olabileceği, davacının işi kasti olarak uzattığına dair dosyada bilgi ve belge olmadığı anlaşılmakla, asıl ve birleşen davada davalı vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl ve birleşen davada davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dairemizdeki duruşmada asıl ve birleşen davada davacı vekille temsil temsil olunduğundan takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl ve birleşen davada davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 4f62da3d0ab0602b 40265702ec11d537

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı