Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/1253 E., 2025/1996 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1253 E., 2025/1996 K. (14.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1253
Karar No
2025/1996
Karar Tarihi
14.05.2025

6. Hukuk Dairesi 2025/1253 E. , 2025/1996 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/368 E., 2025/195 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/639 E., 2023/1146 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı müvekkilinin işçilik alacağı tahsili sebebiyle Bakırköy 39. İş Mahkemesi'nin 2021/895 E. 2022/385 K. sayılı ilamına istinaden davalı aleyhinde Bakırköy 13. İcra Müdürlüğünün 2022/10073 E. sayılı dosyası marifetiyle ilamlı icra takibi başlatıldığını, icra emrinin tebliğine rağmen davalı aleyhinde çok fazla sayıda icra takibi ve borç olduğundan borcun tahsil edilemediğini, gelinen aşamada müvekkilin alacağının tahsili amacıyla Bakırköy 13. İcra Müdürlüğü'nün 2022/10073 E. sayılı icra takibine ''iflas takibi'' olarak devam etme zarureti hasıl olduğunu, bu nedenle Bakırköy 13. İcra Müdürlüğü'nün 2022/10073 E. sayılı icra takibinin haciz yolu değiştirilerek dosyaya iflas takibi olarak devam edildiğini, iflas takibiyle davalı borçluya iflas ödeme emri tebliğ edildiğini, iflas takibine itiraz edilmediğini ve dosyaya ödeme yapılmadığını, iş bu sebeple iflasa tabi davalı tüzel kişi aleyhinde huzurdaki davayı açma zorunluluğu hasıl olduğundan davalı borçlu şirketin iflasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı şirkete usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğine rağmen, davalı şirket davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı, İİK 43/2 maddesi uyarınca haciz veya iflas yollarından birini seçen alacaklının bir defaya mahsus haciz yolunu değiştirmesi mümkün ise de davacı tarafından açılan ilama bağlı alacağa istinaden takip başlatıldıktan sonra, takip yolu değiştirilerek iflas yolu ile adi takibe geçildiği, ilama bağlanmış bir alacağın tekrar ilama bağlanmasının medeni usul hukuku ilkelerine uygun olmadığı, ilama bağlı bir alacağın tekrar ilama bağlanmasında hukuki yarar bulunmadığı, öte yandan, ilamlı icra takibinden, iflas yolu ile adi takibe geçilmesi nedeniyle ilama bağlı alacağın icra emri ile istenilmesi söz konusu olamayacağından İİK 177/4 maddesi kapsamında iflas kararı verilmesi de hukuken mümkün olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; takip yolunu bir defaya mahsus olarak değiştirme imkanlarının bulunduğunu ve bu haklarını kullandıklarını iflas şartlarının gerçekleştiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, İİK 43/2 maddesi gereğince değiştirilen iflas yoluyla takipten kaynaklanan iflas davasına ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı İİK'nın 43/2 maddesi uyarınca haciz veya iflas yollarından birini seçen alacaklının bir defaya mahsus haciz yolunu değiştirmesi mümkün ise de davacı tarafından açılan ilama bağlı alacağa istinaden takip başlatıldıktan sonra, takip yolu değiştirilerek iflas yolu ile adi takibe geçilmiştir. Dairemizin 07.02.2023 tarihli, 2022/2128 E., 2023/440 K. sayılı ilamında ifade edildiği üzere, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu'nun 10.07.2017 tarihli ve 2017/2 E., 2017/3 K. sayılı Kararında, icra mahkemesi'nce itirazın kaldırılması talebi üzerine ya da mahkemelerce itirazın iptali davası sonunda ilama bağlanmış bir alacağın tekrar ilama bağlanmasında hukuki yarar bulunmadığı, dolayısı ile ilama dayalı bir alacağın ilamsız takip konusu yapılamayacağı, mahkemece verilen kararın hukuka aykırı bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Temyiz harcı peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı