6. Hukuk Dairesi 2024/2050 E. , 2025/2022 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/360 E., 2023/745 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili ve duruşma talepli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, davanın niteliği ve miktarı dikkate alınarak davalı vekilinin duruşma talebinin reddine, temyiz incelemesinin dosya üzerinden yapılmasına karar verilerek kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA 1. Tire Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/342 Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; davacı taşeron ile davalı yüklenici arasındaki sözleşme uyarınca müvekkilinin ... Konakları restorasyon işinin elektrik, sıhhi tesisat ve uydu sistemi işleri ile ilgili malzemelerin, seramik malzemelerinin teminini sağladığını, davacı tarafından sözleşme dışı malzeme temininin de yapıldığını, sözleşme içi ve dışı malzemelere ilişkin fatura düzenlendiğini, davalı yüklenici tarafından ödeme için verilen 25.000,00 TL bedelli çekin de ödenmemesi nedeniyle düzenlenen faturaların 72.252,56 TL'lik kısmının ödenmediğini belirterek davalıdan 72.252,56 TL alacaklı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Tire 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/299 Esas dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; asıl dava dilekçesindeki iddialarını tekrarla asıl dava ile hükmedilmesi talep edilen alacağın 14.07.2009 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizinin ve aylık % 5 oranında gecikme bedeli alacağının ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Tire Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/342 Esas sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı taşeronun sözleşme kapsamındaki edimlerini yerine getirmediğini, davalı yüklenicinin asıl iş sahibi idareye karşı zor durumda kalmamak için eksiklikleri kendisinin tamamladığını, eksik imalatlara ilişkin faturaların düzenlendiğini, düzenlenen faturaların iade edildiğini, davacı taşeron tarafından sözleşme dışı iş yapılmadığı gibi sözleşme kapsamındaki edimlerin de yerine getirilmediğini, davalı yüklenici işçisinin yazılı itirafı ile davacı taşerona mal ve hizmet bedellerini yüksek gösterdiklerini beyan ettiğini, davalıya yapılan ödeme miktarının 45.850,00 TL olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. 2. Tire 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/299 Esas dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde; kısmi dava açılmasının mümkün olmadığını, talep yönünden zaman aşımı süresinin sona erdiğini, asıl davaya ilişkin cevap dilekçesindeki gerekçeleri tekrar ederek haksız ve dayanaksız davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Tire 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.07.2013 tarihli kararı ile taraflar arasında eser sözleşmesi imzalandığı, sözleşme bedelinin KDV hariç 46.625,00 TL olarak belirlendiği, davacı taşeron tarafından 93.102,56 TL bedelli fatura düzenlendiği, davalı yüklenicinin düzenlenen faturaya itiraz ettiği, mevcut delillere göre düzenlenen bilirkişi raporunun yerinde olduğu, 25.000,00 TL bedelli çekin davalı tarafından davacıya verildiği hususunda uyuşmazlığın bulunmadığı, davacı taşeronun ilave iş yaptığı hususunu ispat edemediği, gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 9.150,00 TL bedelin 05.01.2009 tarihinden itibaren işleyecek faizi ve aylık % 5 gecikme bedeli ile davalıdan alınmasına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Tire 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 09.07.2013 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2015 tarihli kararı ile bilirkişilerle yerinde yapılacak keşifte davacı taşeronun iddia edilen işleri fiilen yapıp yapmadığı, yapmış ise davalı yararına olup olmadığı tespit edilerek iş bedelinin belirlenmesi, çekin ödenip ödenmediğinin tespit edilmesi, davalı yüklenici tarafından yapılan ödeme miktarının belirlenmesi, sözleşme içi işler bedeline sözleşme ile kararlaştırılan aylık % 5 gecikme faizi, sözleşme dışı işler bedeline ise reeskont faizinin uygulanmasının ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 120. maddesi hükümlerinin dikkate alınmasının gerektiği, sözleşme içi işler yönünden temerrüt tarihinin 15.03.2009 alınması gerekirken sözleşme tarihinin alınmasının hatalı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 2. Tire 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 15.03.2018 tarihli kararı ile taraflar arasında yapılan sözleşme ile ilgili olarak yerinde yapılan keşif sonucunda sözleşme kapsamında ve sözleşme dışı işler ile ödeme miktarının belirlendiği, ödeme olarak verilen çekin vasfını kaybetmesi nedeniyle ödeme olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, sözleşme kapsamındaki işlere 15.03.2009 kesin vade tarihinden itibaren sözleşme ile belirlenen aylık % 5 gecikme faizinin ve sözleşme dışı işlere ise reeskont faizinin uygulanmasının gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü ile sözleşme kapsamındaki 34.167,50 TL bedelin 15.03.2009 tarihinden itibaren işleyecek aylık % 5 sözleşme gecikme faizi ile sözleşme dışı 27.799,38 TL bedelin ise 20.06.2013 birleşen dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmiştir. Tire 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.03.2018 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 17.09.2020 tarihli kararı ile; sair temyiz itirazlarının reddi ile, asıl ve birleşen dava hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği, mahkemece asıl dava yönünden hüküm kurulmuş ise de birleşen dava hakkında hüküm kurulmadığı, bu hususun yerinde olmadığı, bozma ilamında yer alan TBK'nın 120. maddesinin uygulanmasına ilişkin hususun değerlendirilmediği, kazanılmış haklar ihlal edilerek karar verilmesinin hatalı olduğu, sözleşme dışı işler bedelinin serbest piyasa rayiçleriyle belirlenmesinin gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiş, davacı vekilinin karar düzeltme talebi ise 14.06.2021 tarihli karar ile reddedilmiştir. 3. Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında yapılan sözleşme ile ilgili olarak yerinde yapılan keşif sonucunda sözleşme kapsamında ve sözleşme dışı işler ile ödeme miktarının belirlendiği, ödeme olarak verilen çekin vasfını kaybetmesi nedeniyle ödeme olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, sözleşme kapsamındaki işlere 15.03.2009 kesin vade tarihinden itibaren sözleşme ile belirlenen aylık % 5 gecikme faizinin ve sözleşme dışı işlere ise reeskont faizinin uygulanmasının gerektiği, iptal edilen çekin ödeme olarak kabul edilemeyeceği, faiz hesabına ilişkin alınan raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 34.167,50 TL sözleşme içi bedelin ve 15.03.2009 temerrüt tarihinden 14.07.2009 dava tarihine kadar işleyen 2.067,13TL sözleşme faizinin; 27.799,38 TL sözleşme dışı bedelin ve 1.866,42 TL ticari faizinin davalıdan alınmasına, birleşen davanın kısmen kabulü ile 14.07.2009 dava tarihinden 21.06.2013 birleşen dava tarihine kadar işlemiş sözleşme içi bedelin 26.548,15 TL faizinin ve sözleşme dışı bedelin 18.812,07 TL faizinin davalıdan alınmasına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; alacak miktarının yanlış ve eksik hesaplandığını, muaccel olduğu tarihten karar tarihine kadar hesaplanmasının gerektiğini; harcın ve davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin eksik, davalı yararına hükmedilen vekalet ücretinin fazla ve davacı yararına hükmedilen yargılama giderinin hatalı hesaplandığını beyan etmektedir. 2. Asıl ve birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde; asıl davadaki talebin tespit mahiyetinde olmasına rağmen mahkemece alacak olarak değerlendirildiğini; asıl ve birleşen davada davacı vekilinin 23.09.2023 tarihli ıslah dilekçesinin hukuka ve kanuna açıkça aykırı olduğunu, ıslah dilekçesine karşı sunulan zamanaşımı itirazının dikkate alınmadığını, dava dilekçesine Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanmasının gerektiğini, ek dava veya ıslah yolu ile talepte bulunulmasının mümkün olmadığını, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmadığını; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 147/6. maddesi uyarınca talep yönünden ıslah tarihi itibari ile zamanaşımı süresinin dolduğunu; asıl davaya ilişkin sözleşme dışı bedel yönünden kurulan hükümde faizin başlangıç ve bitiş tarihinin gösterilmediğini; asıl dava yönünden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hükmedilmediğini, reddedilen kısım yönünden davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesinin gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, asıl davada eser sözleşmesi kapsamında hakediş bedeli ve ilave işler bedelinin ödenmesi; birleşen davada asıl davada talep edilmeyen sözleşme gecikme bedeli ve faizin ödenmesi istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2. maddesi uyarınca uygulanmaya devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 ve 439/2. maddelerinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. 1. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; asıl ve birleşen davada davacı vekilinin tüm, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Asıl davadaki talep miktarı 72.252,56 TL, kabul edilen miktar ise 61.966,88 TL olmasına rağmen davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi hatalı olduğundan kararın bozulması gerekir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 3/2. maddesi uyarınca uygulanmaya devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin tüm, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin asıl davaya ilişkin vekalet ücretine hükmedilmesi dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Tire 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 07.11.2023 tarihli ve 2021/360 Esas, 2023/745 Karar sayılı gerekçeli kararının "Mahkememizin 2021/360 Esas sayılı dosyası yönünden" başlıklı bölümüne (8) numaralı bent olarak "Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince reddedilen miktara göre hesaplanan 10.285,68 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine" bendinin eklenmesine ve kararın DÜZELTİLMEK SURETİYLE ONANMASINA, Asıl ve birleşen dava yönünden aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden asıl ve birleşen davada davacıdan alınmasına, Temyiz peşin harcının istek halinde asıl ve birleşen davada davalıya iadesine, Dosyanın Tire 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.