Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/2391 E., 2025/2006 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/2391 E., 2025/2006 K. (14.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2391
Karar No
2025/2006
Karar Tarihi
14.05.2025
Konu
Tazminat, Tapu, Miras

6. Hukuk Dairesi 2024/2391 E. , 2025/2006 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1644 E., 2024/998 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/824 E., 2021/56 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı ... vekili, asıl davada davalılar ..., ..., ... ve ... vekili, ve birleşen davada davacı Tasfiye Halinde .... Konut Yapı Koop. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davadışı ... Konut Yapı Kooperatifi arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi akdedildiği, inşaattaki A, D, E ve F blokların müvekkiline verileceğinin kararlaştırıldığı, müvekkilinin yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen D ve F bloklar müvekkiline devredilmekle birlikte A ve E blokların devredilmediği, bu nedenle Karşıyaka 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2013/145 Esas sayılı dosyada devredilmeyen taşınmazların bedellerinin tahsili için kısmi talepte bulunduklarını ve davanın kabul edildiğini, bilirkişi raporu ile A ve E bloğun toplam değerinin 1.108.480,00 TL olarak hesaplandığı, kabul kararı verilen 50.000,00 TL ve bakiyesi 1.058.480,00 TL yönünden kooperatif hakkında icra takipleri açtıkları ve takiplerin kesinleştiği, ancak kooperatifin malvarlığının tespit edilemediği, kooperatifin kötüniyetli olarak 31.05.2008 tarihli genel kurul kararı ile A ve E bloktaki müvekkiline ait bağımsız bölümleri dilediği kişiye satma konusunda bu tarihte Yönetim Kurulu üyesi olan davalılar ..., ... ve ...'a yetki verdiği ve taşınmazların kooperatif üyeliği ve akrabalık ahbaplık bağı olan ..., ..., ... ve ... isimli davalılara sonrasında da 3. kişilere emlak rayiç değerleri üzerinden satıldığı, kooperatifin malvarlığının kaçırılması nedeniyle müvekkilinin alacağını alamama durumu ile karşı karşıya kaldığı, Kooperatifler Kanunu 62. ve 98. maddesi delaletiyle TTK'nın 336. maddesi gereği kooperatif yöneticilerinin sorumlu olduğu, eylemlerinin nitelikli zimmet suçunu teşkil ettiği, davalılar ..., ..., .... ve ...'in yardım eden sıfatıyla sorumlu olduğu, eylem suç teşkil ettiğinden zamanaşımının 20 yıl olacağı, satış konusunda genel kurulda yönetime A ve E blokların satışı için yetki veren davalı kooperatif üyelerinin de bu blokların müvekkiline ait olduğunu bilmelerine rağmen satış konusunda yönetim kuruluna yetki vermeleri nedeniyle yönetim kurulu üyelerinin haksız fiil eylemlerine doğrudan iştirak ettikleri, yetki verilmemiş olması halinde satışın yapılamayacağı, müşterek kusurlu oldukları, ayrıca üyelerin payları oranında yasal sorumlulukları olduğu, belirtilen nedenlerle tahsilde tekerrür olmamak üzere İzmir 1. İcra Dairesinin 2014/1950 Esas Sayılı takipteki 65.205,00 TL alacağın 03.02.2014 tarihinden itibaren, Karşıyaka 2. İcra Dairesi 2014/2119 Esas sayılı takipteki 1.058.480,00 TL alacağın 03.03.2014 tarihinden itibaren tahakkuk edecek ticari avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde: Karşıyaka 2. İcra Dairesi 2014/2119 Esas Sayılı takibin kesinleşmekle birlikte müvekkilinin borcunun bulunmadığı, 2013/145 Esas sayılı dosyanın kesinleşmediği, 18.07.2008 tarihinde sözleşme feshedildiği için alacağın zamanaşımına uğradığı, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi 200/441 Esas Sayılı dosya ile ayıp ve eksik işler için açtıkları davalarının kabul edildiği, feshin haklılığının ortaya çıktığı, kararın kesinleştiği, kesin hüküm itirazlarının olduğu, davalı yüklenicinin edimlerini yerine getirmediği için tapu devirlerinin yapılmamasının haklı olduğu, bu nedenle Karşıyaka 2. İcra Dairesi 2014/2119 Esas sayılı dosyada borçlu olmadıklarının tespiti ile % 20 kötüniyet tazminatına karar verilmesi talep etmiştir.

II. CEVAP Asıl davada bir kısım davalılar vekili ve davalılar cevap dilekçelerinde; açılan davanın yerinde olmadığını, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin 13.11.2006 tarihinde düzenlendiğini ve iş bu sözleşmenin haklı nedenlerden dolayı dava dışı olan kooperatif tarafından 18.07.2008 tarihinde feshedildiğini, feshin üzerinden 6 yıldan fazla geçtiğini, eser sözleşmelerinde zamanaşımının 5 yıl olarak düzenlendiğini, bu nedenle davanın öncelikle zamanaşımına uğradığını, pasif dava ehliyetleri bulunmadığını, mahkemenin 2008/441 Esas, 2009/406 Karar sayılı dosyası nedeniyle davanın kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini, esas yönünden ise açılan davanın hukuka aykırı, haksız ve maddi hukuki dayanaklardan yoksun olduğunu, bu nedenle davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle, olmadığı takdirde husumetten veya esastan reddini istemiştir. Davalılardan ..., ..., ... mirasçıları (... ve ...), ..., ... cevap dilekçesi sunmamışlardır. Birleşen davada davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; iddiaların yersiz olduğunu, müvekkilinin sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirdiğini, mahkemenin 2013/145 Esas 2014/107 Karar Sayılı dosyası ile 2014/824 Esas sayılı dosyaların sonucunun beklenmesi gerektiğini, belirtilen nedenlerle davanın reddini ve % 20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile: Asıl dava yönünden; pasif dava ehliyeti, kesin hüküm itirazı ve zamanaşımı iddialarının yerinde olmadığı, mahkemenin 2013/145 Esas 2013/107 Karar sayılı dosyası ile, davanın kabulüne karar verildiği ve kararın 05/12/2018 tarihinde kesinleştiği, mahkemece hükmedilen alacak ve bilirkişi tarafından A ve E bloklar için tespit edilen değer üzerinden bakiyesi 1.058.480,00 TL alacak için davadışı kooperatif hakkında icra takiplerinin başlatıldığı, mahkeme kararı ve sözleşme gereği taleplerin yerinde olduğu, davacı ve davadışı kooperatif arasındaki protokol ve davalar neticesinde davacı yüklenicinin 23.05.2014 tarihi itibariyle İzmir 1. İcra Dairesinin 2014/1950 Esas sayılı dosyada 9.584,00 ve Karşıyaka 2. İcra Dairesinin 2014/2119 Esas sayılı dosyasında 1.105.886,47 TL alacağının bulunduğu, A ve E bloktaki 15 ve 16 no'lu bağımsız bölümlerin tapularının, kooperatif tarafından ... adına ferdileşme yoluyla tescil edildiği, bilahare kooperatif ve ... tarafından davalı 3. kişiler ..., ... ve ...'e rayiç değerlerinin altında devredildiği, onların da davadışı 3. kişilere devrettikleri, taşınmazın satışı hususunda 31.05.2008 tarihli birleştirilen dosyada davacı kooperatif genel kurul kararı ile "...A ve E bloklarındaki 2 ile 16 numaraya kadar olan meskenlerin her birinin asgari 5.000,00 TL bedelle...satmaya yönetim kuruluna..." yetki verildiği, ..., ... ve ...'un kooperatif üyeleri olmadıkları, bunların dışındaki genel kurula katılan tüm üyelerin asaleten veya vekaleten olumlu oy kullandıkları, davalılar ..., ..., ...'un genel kurul kararının alındığı tarihte yönetim kurulu üyeleri ve taşınmazları satan kişiler oldukları, aynı dönemde davalılar ... ve ...'ın denetim kurulu üyeleri oldukları, bu üyelerin taşınmazların yüklenici dışında birilerine satıldığını bilmediklerinin düşünülemeyeceği, kooperatif yönetim kurulu olarak kooperatif işlerinin yönetimi için gereken titizliği göstermedikleri, basiretli tacir gibi davranmadıkları, kendi kusurlarından doğan zararlardan yönetim kurulu üyeleri sıfatıyla şahsen sorumlu oldukları, keza, denetçilerin de, kanun ve ana sözleşmenin kendilerine yüklediği görevleri gereği gibi yapmamaları, sözleşmeye ve hukuka aykırı olarak yapılan işlemlerden doğan zararlardan dolayı kusursuz olduklarını ispat edemedikleri için zarardan müteselsilen sorumlu oldukları, davalı 3. kişiler ..., ... ve ... ile ...'in ise, satış bedelinin rayiç fiyattan düşük olması, tapu devir işlemleri arasındaki süre ve kooperatif yöneticileri ile ilgili yakınlıkları ve duruşmadaki tevil yollu ikrarları dikkate alındığında kooperatif yöneticileri ile el ve işbirliği içerisinde davacı şirketi zarara uğratmak, kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre yükleniciye ait olması gereken taşınmazın tapudan hak sahibi davacı yükleniciye devrinin engellenmesi amacıyla işlem yapmış olmaları nedeniyle haksız fiil hükümleri çerçevesinde sorumlu oldukları, nitekim davacı şirketin birleştirilen dosyadaki davalı kooperatif hakkındaki icra takip dosyalarında herhangi bir tahsilat yapamadığı, bunun dışında kalan kooperatif üyeleri davalıların ise sırf kooperatif üyesi olarak, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereği yükleniciye düşen taşınmazların satışına dair genel kurul toplantısında olumlu oy kullanmaları nedeniyle yükleniciyi zarara uğratmak amacı güttüklerinin kabul edilemeyeceği, oy kullanmanın üyenin mutlak hakkı olduğu ve kullanılmasının sınırlandırılamayacağı, üyenin kooperatifin yönetimi ve işleyişi ile ilgili hususları, özellikle kooperatif ile yüklenici şirket arasındaki alacak-borç durumunu yönetici ve denetçi gibi bilmesinin düşünülemeyeceği, adı geçen kooperatif üyeleri davalılar hakkında açılan tazminat davasının yersiz olduğu, belirtilen nedenlerle asıl dosyada davalılar ..., ..., ..., ..., ... (ölümü ile mirasçıları ... ve ...), ..., ..., ..., ... yönünden davanın kısmen kabulüne, diğer tüm davalılar hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir. Birleşen dava yönünden; davacı ... Konut Yapı Kooperatifi tarafından açılan menfi tespit davası dayanağının Karşıyaka 2. İcra Dairesinin 2014/2119 Esas sayılı icra takibi olduğu, yukarıda açıklandığı üzere birleştirilen dosyada davalı şirketin, birleştirilen dosyada davacı kooperatiften sözü edilen icra takibi nedeniyle kat karşılığı inşaat sözleşmesi çerçevesinde yerine getirdiği edimin karşılığı olarak kooperatifçe taşınmazın şirkete tapudan devredilmemesi dolayısıyla 1.058.400,00 TL alacağının bulunduğu, bu itibarla kooperatifin sözü edilen icra takip tutarı nedeniyle borçlu olmadığı yönündeki iddianın haksız ve yersiz olduğu, icra takip tarihi itibariyle haklılık durumunun ancak yargılama sonucunda belirlenmesinin mümkün olduğu, menfi tespit davasını açmakta kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın ve davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı vekili ile davalılar ..., ..., ... ve ... vekili, ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada davacı vekili ve davalılar ..., ..., ... ve ... vekili ile birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl davada davacı vekili temyiz dilekçesinde: kooperatif üyeleri yönünden verilen ret kararı nedeniyle kararı temyiz ettiklerini, kararın bu yönden hukuka aykırı olduğunu, üyelerin tamamının inşaatın kat karşılığı yapıldığını ve kendi daireleri dışındaki taşınmazların yükleniciye ait olduğunu bildiklerini, nitekim davanın sadece satış için yönetim kuruluna yetki veren genel kurul kararında imzası olan üyelere karşı açıldığını, bu üyelerin yönetim kurulunun haksız fiiline iştirak ettiklerini, bu üyelerin yükleniciye satış yapılacağı niyetiyle oy kullanmadıklarını, alınan genel kuruldaki 3. kişilere satış kararının hatalı olup imzası olan üyelerin de sorumlu olduğunu, satış bedelinin tüm üyelerin menfaatine harcandığını beyan etmektedir. Davalılar ..., ..., ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; haksız eylem nedeniyle tazminat talebinde bulunulmakla birlikte müvekkilleri hakkında açılmış bir ceza davası olmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkillerinin davada taraf olamayacağını, kooperatife karşı dava açılabileceğini, husumet itirazları olup, dikkate alınmadığını, kooperatifin fesihteki haklılığının mahkeme kararı ile anlaşıldığını, davacının edimlerini gereği gibi yerine getirdiği kabulünün hatalı olduğunu, kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkillerinin kooperatifin hak ve çıkarlarını korumak amacıyla hareket ettiklerini, haksız eylem kasıtlarının olmadığını, taşınmazların satımı hususunda da 31.05.2008 tarihli genel kurul kararına ve ek protokole göre hareket ettiklerini, görevlerini yerine getirdiklerini, genel kurul kararı ile kooperatife ait bloktaki dairelerin belediye rayiçlerine göre satışlarının yapıldığını, taraflar arasındaki sözleşmenin resmi bir sözleşme olmadığından tapu devir borcu doğurmayacağını, Kooperatifler Kanunu 28. maddesi gereği kooperatifin ancak mamelekiyle sorumlu olacağını, müvekkillerinin müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulamayacaklarını beyan etmektedir. Birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde: zamanaşımı ve kesin hüküm itirazlarının dikkate alınmadığını, davalı yüklenicinin edimlerini tamamladığı kabulünün yerinde olmadığını, müvekkili tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği ve Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 30.12.2009 tarih, 2008/441 Esas 2009/406 Karar sayılı kararı ile 18.484,00 TL eksik imalat bedelinin davalı şirketten tahsiline karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, davalının eksik imalatı nedeniyle bu işlerin başka firmalara yaptırıldığını, hükme esas alınan Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi 2013/145 Esas saylı dosyasında alınan ek rapor tespitlerinin müvekkilinin haklılığını doğruladığını, davalıya ödenen bir kısım tutar yönünden fatura düzenlenmediğini, sözleşme ve 26.08.2006 tarihli ek protokol gereği ödeme yapıldığını, davalının alacağı kalmadığını, sözleşmenin resmi şekilde yapılmadığını ve tapu devri doğuran bir sözleşme olmadığını, ek protokol gereği blok arazisi talep edemeyeceğini, A ve E blokların tespit edilen değerinin hatalı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1-) Asıl dava yönünden: Uyuşmazlık, davadışı arsa sahibi kooperatiften arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereği tahsil edilemediği beyan edilen alacağın davalılardan tahsili istemine ilişkindir. a) Temyiz eden davalılar ..., ..., ... ve ... vekillerinin temyiz istemlerinin incelenmesinde; davacı yüklenici ile davadışı arsa sahibi kooperatif arasında yapılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine istinaden, davacı yüklenicinin A ve E blokların bedelini talep ettiği, bu talep esas alındığında ise davanın tarafının davacı yüklenicinin akidi olan kooperatif olup kooperatif aleyhine dava açılması gerekirken kooperatif yönetim ve denetim kurulu üyeleri ile kooperatif üyeleri ve 3. kişiler aleyhine dava açılması husumet yönünden doğru olmamıştır. Bu nedenle temyiz eden davalılar ..., ..., ... ve ... açısından pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekmesine rağmen mahkemece, yukarıda açıklanan şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir. b-) Asıl davada temyiz eden davacı taraf temyiz istemlerinin incelenmesinde; kararda belirtilen gerekçelere göre karar usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. 2-) Birleşen dava yönünden; Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi nedeniyle alacağın tahsili istemi ile başlatılan icra takibi nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR 1-) Asıl dava yönünden, değerlendirme ve gerekçe bölümü 1 no'lu bölümde açıklanan sebeplerle; a-) Temyiz eden davalılar ..., ..., ... ve ... yönünden temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, b-) Asıl davada temyiz eden davacı taraf temyiz istemlerinin reddine Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 2-) Birleşen dava yönünden, değerlendirme ve gerekçe bölümü 2 no'lu bentte açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.05.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 40dde78de246f9eb 195c89a422177f13

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı