6. Hukuk Dairesi 2025/264 E. , 2025/2018 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2024/47 E., 2024/463 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından duruşma talepli olarak temyiz edilmekle ve davanın niteliği ile dava konusunun miktarı dikkate alınarak duruşma talebinin reddine, temyiz incelemesinin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten sonra kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA 1. Bakırköy 10. Tüketici Mahkemesi'nin 2024/47 Esas dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı Şirket arasında ... Mah., ... Cad., 12. Sk., No:4, Daire:3 .../İstanbul adresinde bulunan taşınmazın 25.000,00 Alman markı karşılığında satışına ilişkin sözleşme imzalandığını, sözleşme bedelinin taksitler halinde ödendiğini, sözleşme kapsamında 30.11.1999 tarihine kadar taşınmazın devredilmesi gerekirken devredilmediğini belirterek taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, uğranılan maddi ve manevi zararların giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Bakırköy 2. Tüketici Mahkemesi'nin 2021/228 Esas dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; davalının arsa sahibi olduğunu, asıl ve birleşen dava davalıları arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, asıl davada davalı yükleniciden adi yazılı sözleşme ile taşınmaz satın aldığını, bedelini ödendiğini belirterek taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Asıl Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/255 Esas dosyasında davalı usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen davaya karşı cevap sunmamış, davalı şirket temsilcisi .... duruşmadaki beyanında; dava konusu dairenin bulunduğu binayı kendisinin yaptığını, daireyi davacıya sattığını, bedelinin bir kısmını aldığını, arsa sahibi tarafından açılan dava nedeniyle devrini yapamadığını beyan etmiştir. 2. Bakırköy 2. Tüketici Mahkemesi'nin 2021/228 Esas dosyasında davalı usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen davaya karşı cevap sunmamıştır.
III. MAHKEME KARARI Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.12.2012 tarihli kararı ile; dava konusu taşınmazın üçüncü kat 4 nolu bağımsız bölüm olduğu, dava tarihinde taşınmazın arsa sahibi adına kayıtlı olduğu, yüklenici tarafından açılan dava sonucunda mahkemece taşınmazın arsa sahibi adına olan kaydının iptali ile yüklenici adına tesciline karar verildiği, davalı temsilcisi tarafından davanın ilk celse kabul edildiği, kabul beyanının geçerli bir beyan olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, İstanbul ili, ... ilçesi, ... köyü, 2536 ada, 21 parsel, üçüncü kat, 4 nolu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 25.12.2012 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 07.05.2013 tarihli ilamı ile davanın yükleniciden temlik alınan taşınmaza yönelik kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil olması nedeniyle Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 22.11.2013 tarihli görevsizlik kararı sonrasında dosyanın gönderildiği Bakırköy 2. Tüketici Mahkemesi'nin 10.03.2017 tarihli kararı ile davalı şirket yetkilisinin 13.11.2008 tarihli duruşmada davayı kabul etmiş olması ve davacının ıslah talebinin kabul beyanından sonra olması nedeniyle davanın kabulüne, İstanbul ili, ... ilçesi, ... köyü, 2536 ada, 21 parsel, üçüncü kat, 4 nolu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir. Bakırköy 2. Tüketici Mahkemesi'nin 10.03.2017 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 02.03.2020 tarihli kararı ile dava dışı arsa sahibinin davaya dahil edilmesi ve mahkemece taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası incelenerek ve gerekçe ile hüküm arasındaki çelişki de giderilecek şekilde hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bakırköy 10. Tüketici Mahkemesi'nin 27.10.2021 tarihli kararı ile davacının dava konusu taşınmazın bedelini ödediği ve bu suretle üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiği, bu durumun davalı şirket yetkilisinin de kabulünde olduğu, taşınmazın davacıya teslim edildiği, uzun süredir zilyetliğinde bulunduğu, tapu iptali ve tescil şartlarının oluştuğu, arsa sahibine karşı açılan ve birleştirilen dava sonrasında taşınmazın tapu kaydının yüklenici adına tescil edildiği, arsa sahibine karşı açılan davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, İstanbul ili, Bağcılar ilçesi, Kirazlı köyü, 2536 ada, 21 parsel, üçüncü kat, 4 no'lu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, birleşen davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bakırköy 2. Tüketici Mahkemesi'nin 27.10.2021 tarihli kararının süresi içinde asıl davada davalı yüklenici vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 20.09.2023 tarihli kararı ile davacı vekilinin asıl davada tapu iptali ve tescil talebinde bulunduktan sonra 15.03.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile talep sonucunu değiştirerek bedel talebinde bulunduğu, davalı şirket yetkilisinin 13.11.2008 tarihli duruşmadaki belirli şartların gerçekleşmesi halinde tapu devri yapılacağına ilişkin beyanın davanın kabulü niteliğinde bulunmadığı, bu hali ile de usulüne uygun ve geçerli şekilde yapılan ıslah dikkate alınarak karar verilmesinin gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiş, 30.01.2024 tarihli karar ile ise asıl ve birleşen davada davacı vekilinin karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiştir. 4. Bakırköy 10. Tüketici Mahkemesi'nin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tapu iptali ve tescil şartlarının oluşmadığı, dava tarihi itibari ile tespit edilen rayiç değerin ödenmesinin gerektiği, ıslah dilekçesini sunan vekilin yetkisinin bulunmadığına yönelik itirazın ise bozma ilamına uyulması nedeniyle yerinde olmadığı gerekçesiyle, tapu iptali ve tescil talebinin reddine, bedel talebinin kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; asıl davada davalı yüklenici şirket temsilcisinin kabul beyanı doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, 15.03.2011 tarihinde davacı vekili Avukat ... tarafından verilen ıslah dilekçesinin geçersiz olduğunu, Avukat ...'a verilen vekaletnamede 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 74. maddesinde yer alan tam ıslaha ilişkin özel yetkinin bulunmadığını, Yargıtay bozma ilamında vekaletnamenin geçerli olup olmadığı hususunda inceleme yapılmadığını, maddi hata ile karar verildiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, asıl davada yükleniciye, birleşen davada arsa sahibine karşı yükleniciden temlik alınan taşınmaza yönelik tapu iptali ve tescil, ıslah ile bedel iadesi istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2. maddesi uyarınca uygulanmaya devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 ve 439/2. maddelerinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. 1. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı, davacı vekilinin ıslah dilekçesinin geçerli olmadığına yönelik itirazının ise ıslah tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 63. maddesinde ıslah için özel yetki verilmesine ilişkin şartın bulunmaması nedeniyle yerinde olmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde yükleniciden temlik alınan taşınmazın temlik alan adına tescilinin sağlanmaması ile tapu iptali ve tescil şartlarının bulunmaması halinde sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre temlik alan tarafından ödenen bedelin iadesinden yüklenici sorumludur. Arsa sahibinin bedelin iadesinden sorumluluğu bulunmamaktadır. Mahkemece tapu iptali ve tescil talebinin reddine karar verilmesine rağmen bedele ilişkin hüküm fıkrasında hükmün infazında tereddüt oluşturacak şekilde "davalıdan" şeklinde hüküm kurulmuş, arsa sahibi hakkındaki dava reddedilmesine rağmen aleyhine olacak şekilde harca hükmedilmiş ve dava tarihi "25.08.2008" olmasına rağmen karar başlığında "26.02.2014" olarak yazılmıştır. Dairemizce re'sen yapılan inceleme sonucunda, yukarıdaki paragrafta yazılı hususların hatalı olması nedeniyle kararın bozulması gerekir. Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 3/2. maddesi uyarınca uygulanmaya devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Temyiz edenin sıfatına ve temyiz nedenlerine göre dairemizce re'sen yapılan inceleme sonucunda Bakırköy 10. Tüketici Mahkemesi'nin 23.09.2024 tarihli ve 2024/47 esas, 2024/463 karar sayılı kararının; Gerekçeli karar başlığında yer alan "26.02.2014" dava tarihinin "25.08.2008" şeklinde; Hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin bedele ilişkin bölümünde yer alan "dava tarihinden" ibaresinin "25.08.2008 dava tarihinden" ve "davalıdan" ibaresinin "davalı Uygur İnşaat Taahhüt İthalat İhracat ve Dış Ticaret Sanayi Limited Şirketinden" şeklinde; Hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan "DAVALILARDAN" ibaresinin "DAVALI UYGUR İNŞAAT TAAHHÜT İTHALAT İHRACAT ve DIŞ TİCARET SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİNDEN" şeklinde DÜZELTİLMEK SURETİYLE KARARIN ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.