6. Hukuk Dairesi 2024/3060 E. , 2025/2005 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2018/384 E., 2024/208 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılar arasında akdedilen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereği inşa edilen binadaki dava konusu bağımsız bölümü ve arsa payını davalı yüklenici ...'ın 03.05.2005 tarihli Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi ile müvekkiline satmayı vaat ettiğini, satış bedelini peşin olarak aldığını, yüklenici davalının konutu sözleşme tarihinden 4 ay sonra anahtar teslimi şeklinde teslim etmeyi, tapu ferağını ise inşaatın bitim tarihinde vermeyi taahhüt ettiğini ve daireyi teslim ettiğini, ancak inşaat bitim tarihinden itibaren 4 yıla yakın zaman geçtiği halde ve tüm sözlü taleplere rağmen bugüne kadar tapuda ferağ vermediğini, müvekkilinin sözleşmeyi davalılar arasında yapılmış sözleşmeye dayanarak ve güvenerek yaptığını, belirterek zemin kat 2 no'lu bağımsız bölümün ya da bu bağımsız bölüme isabet eden arsa payının davalılar adına olan kaydının iptali ile davacı adına tesciline, mümkün olmadığı takdirde ise satışı vaat edilen dairenin dava tarihindeki değerinin faiziyle birlikte davalı yükleniciden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... mirasçıları vekili cevap dilekçesinde; yüklenici ile arsa sahipleri arasında imzalanan sözleşmenin feshedildiğini ve kararın kesinleştiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi'nin 15.11.2012 tarihli ve 2019/515 Esas, 2012/889 Karar sayılı kararı ile dava konusu dairenin bulunduğu yapının imar mevzuatına aykırı olarak inşa edildiği, davalı yüklenicinin davacıya karşı olan edimlerini yerine getirmediği ve davacının ödemiş olduğu bedelin karşılıksız kaldığı için davacının mal varlığında meydana gelen bir eksilme ile davalının mal varlığında sebepsiz zenginleşme meydana geldiği, davacının kendisine teslim edilmeyen taşınmaz mal nedeni ile davalıların edimini yerine getirmemesinden kaynaklanan zararını ve taşınmazın rayiç değerini davalıdan isteme hakkı olduğu, davacının davalıların edimini ifa imkanı kalmadığını ilk dava tarihi itibari ile öğrendiğini kabul etmek gerektiği, davacının satın almış olduğu dairenin dava tarihi itibari ile belirlenen değerini davalılardan isteme hakkı olduğu gerekçeleriyle davanın kabulü ile 114.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkeme kararının taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Kapatılan 14. Hukuk Dairesi’nin 14.03.2018 tarihli, 2017/48 Esas 2018/1954 Karar sayılı ilamıyla; davacının tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde tazminat talebi olmasına rağmen tescil talebi hakkında olumlu ya da olumsuz hüküm kurulmamasının doğru olmadığı, davalı arsa sahibi ...'ın öldüğü anlaşılmakla mirasçılarının usulüne uygun bir şekilde davaya dahil edilip taraf teşkili sağlandıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken mahkemece belirtilen hususlar üzerinde durulmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle tarafların temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu dairenin bulunduğu yapının imar mevzuatına aykırı olarak inşa edildiği, davalılar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, davalı yüklenicinin davalı arsa maliki ...'a karşı edimlerini tam olarak yerine getirmediğinden davacının davalı arsa sahibinden tapu devrini yapmasını talep edemeyeceği, davacı ile yüklenici ... arasında yapılan satış vaadi sözleşmesinin resmi şekilde yapıldığı ve geçerli olduğu, davalı yüklenicinin davacıya karşı olan edimlerini yerine getirmemesinden kaynaklanan zararını ve taşınmazın rayiç değerini yükleniciden isteme hakkı olduğu, dava konusu dairenin dava tarihi itibari ile 114.000,00 TL olarak tespit edilen bedelini davalı ...'tan istemekte haklı olduğu, hüküm bedel yönünden yüklenici aleyhine olduğundan ve diğer davalı arsa sahipleri hakkındaki dava husumet ehliyeti bulunmadığından reddedildiğinden davalı ... (mirasçıları) lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile tapu iptal tescil talebinin reddi ile terditli talebinin kabulüne, 114.000,00 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, davalı ... (mirasçıları) yönünden davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmiştir. A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; inşaatın projeye aykırı inşa edilmiş ise de davalıların bunu bildiği ve kabul ettiklerini, kendilerine kalan daireleri arsa hissesi şeklinde devrettiklerini, imar affından faydalanılarak binanın mevzuata uygun hale getirildiğini, sözleşmenin feshine ilişkin davanın kesinleşmediğini beklenmesi gerektiğini, davanın açıldığı tarihin 2008 yılı olması gözetilerek 114.000,00 TL nin denkleştirici adalet ilkesi gereğince tahsiline karar verilmesi gerektiğini, davalıların muvazaalı hareket ederek yükleniciden taşınmaz alanları mağdur ettiklerini, müvekkilinin taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine güvenerek taşınmazı iyiniyetle edindiğini ve taşınmazı fiilen teslim aldığını, davalıların kötüniyetlerinin korunmaması gerektiğini, davada terditli talepte bulunduklarından ilk talepleri olan tapu iptal ve tescil talebi reddedilmesi nedeniyle ... mirasçıları yönünden vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, ikinci talebe göre karar verilmekle hükmün tek olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, gayrımenkul satış vaadi sözleşmesinden kaynaklı tapu iptal ve tescil aksi halde taşınmazın değerinin tahsili talebine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarını bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2. maddenin atfı ile uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. ve 439/2. Maddelerinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz edenin sıfatına göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile temyiz edenin sıfatına göre usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Temyiz eden davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 20819a4793d793e3 c9317cbbfc6ef0f2 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 6. Hukuk Dairesi 2024/3060 E. , 2025/2005 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2018/384 E., 2024/208 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılar arasında akdedilen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereği inşa edilen binadaki dava konusu bağımsız bölümü ve arsa payını davalı yüklenici ...'ın 03.05.2005 tarihli Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi ile müvekkiline satmayı vaat ettiğini, satış bedelini peşin olarak aldığını, yüklenici davalının konutu sözleşme tarihinden 4 ay sonra anahtar teslimi şeklinde teslim etmeyi, tapu ferağını ise inşaatın bitim tarihinde vermeyi taahhüt ettiğini ve daireyi teslim ettiğini, ancak inşaat bitim tarihinden itibaren 4 yıla yakın zaman geçtiği halde ve tüm sözlü taleplere rağmen bugüne kadar tapuda ferağ vermediğini, müvekkilinin sözleşmeyi davalılar arasında yapılmış sözleşmeye dayanarak ve güvenerek yaptığını, belirterek zemin kat 2 no'lu bağımsız bölümün ya da bu bağımsız bölüme isabet eden arsa payının davalılar adına olan kaydının iptali ile davacı adına tesciline, mümkün olmadığı takdirde ise satışı vaat edilen dairenin dava tarihindeki değerinin faiziyle birlikte davalı yükleniciden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... mirasçıları vekili cevap dilekçesinde; yüklenici ile arsa sahipleri arasında imzalanan sözleşmenin feshedildiğini ve kararın kesinleştiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi'nin 15.11.2012 tarihli ve 2019/515 Esas, 2012/889 Karar sayılı kararı ile dava konusu dairenin bulunduğu yapının imar mevzuatına aykırı olarak inşa edildiği, davalı yüklenicinin davacıya karşı olan edimlerini yerine getirmediği ve davacının ödemiş olduğu bedelin karşılıksız kaldığı için davacının mal varlığında meydana gelen bir eksilme ile davalının mal varlığında sebepsiz zenginleşme meydana geldiği, davacının kendisine teslim edilmeyen taşınmaz mal nedeni ile davalıların edimini yerine getirmemesinden kaynaklanan zararını ve taşınmazın rayiç değerini davalıdan isteme hakkı olduğu, davacının davalıların edimini ifa imkanı kalmadığını ilk dava tarihi itibari ile öğrendiğini kabul etmek gerektiği, davacının satın almış olduğu dairenin dava tarihi itibari ile belirlenen değerini davalılardan isteme hakkı olduğu gerekçeleriyle davanın kabulü ile 114.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkeme kararının taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Kapatılan 14. Hukuk Dairesi’nin 14.03.2018 tarihli, 2017/48 Esas 2018/1954 Karar sayılı ilamıyla; davacının tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde tazminat talebi olmasına rağmen tescil talebi hakkında olumlu ya da olumsuz hüküm kurulmamasının doğru olmadığı, davalı arsa sahibi ...'ın öldüğü anlaşılmakla mirasçılarının usulüne uygun bir şekilde davaya dahil edilip taraf teşkili sağlandıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken mahkemece belirtilen hususlar üzerinde durulmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle tarafların temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu dairenin bulunduğu yapının imar mevzuatına aykırı olarak inşa edildiği, davalılar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, davalı yüklenicinin davalı arsa maliki ...'a karşı edimlerini tam olarak yerine getirmediğinden davacının davalı arsa sahibinden tapu devrini yapmasını talep edemeyeceği, davacı ile yüklenici ... arasında yapılan satış vaadi sözleşmesinin resmi şekilde yapıldığı ve geçerli olduğu, davalı yüklenicinin davacıya karşı olan edimlerini yerine getirmemesinden kaynaklanan zararını ve taşınmazın rayiç değerini yükleniciden isteme hakkı olduğu, dava konusu dairenin dava tarihi itibari ile 114.000,00 TL olarak tespit edilen bedelini davalı ...'tan istemekte haklı olduğu, hüküm bedel yönünden yüklenici aleyhine olduğundan ve diğer davalı arsa sahipleri hakkındaki dava husumet ehliyeti bulunmadığından reddedildiğinden davalı ... (mirasçıları) lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile tapu iptal tescil talebinin reddi ile terditli talebinin kabulüne, 114.000,00 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, davalı ... (mirasçıları) yönünden davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmiştir. A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; inşaatın projeye aykırı inşa edilmiş ise de davalıların bunu bildiği ve kabul ettiklerini, kendilerine kalan daireleri arsa hissesi şeklinde devrettiklerini, imar affından faydalanılarak binanın mevzuata uygun hale getirildiğini, sözleşmenin feshine ilişkin davanın kesinleşmediğini beklenmesi gerektiğini, davanın açıldığı tarihin 2008 yılı olması gözetilerek 114.000,00 TL nin denkleştirici adalet ilkesi gereğince tahsiline karar verilmesi gerektiğini, davalıların muvazaalı hareket ederek yükleniciden taşınmaz alanları mağdur ettiklerini, müvekkilinin taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine güvenerek taşınmazı iyiniyetle edindiğini ve taşınmazı fiilen teslim aldığını, davalıların kötüniyetlerinin korunmaması gerektiğini, davada terditli talepte bulunduklarından ilk talepleri olan tapu iptal ve tescil talebi reddedilmesi nedeniyle ... mirasçıları yönünden vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, ikinci talebe göre karar verilmekle hükmün tek olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, gayrımenkul satış vaadi sözleşmesinden kaynaklı tapu iptal ve tescil aksi halde taşınmazın değerinin tahsili talebine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarını bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2. maddenin atfı ile uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. ve 439/2. Maddelerinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz edenin sıfatına göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile temyiz edenin sıfatına göre usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Temyiz eden davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 20819a4793d793e3 c9317cbbfc6ef0f2 ... ...