Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/1107 E., 2025/3673 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1107 E., 2025/3673 K. (30.10.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1107
Karar No
2025/3673
Karar Tarihi
30.10.2025
Konu
Tazminat

6. Hukuk Dairesi 2025/1107 E. , 2025/3673 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1098 E., 2025/151 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/456 E., 2023/538 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı-karşı davalı birleşen davada davacı ... Enerji Tesisleri Taah. A.Ş. vekilince duruşmalı, asıl davada davalılar-karşı davacılar birleşen davada davalılar ... İmalat ve Montaj A.Ş., ... Mühendislik ve Müşavirlik A.Ş. ve ... Endüstri İnşaat ve Ticaret A.Ş. vekillerince duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 30.10.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı-karşı davalı birleşen davada-davacı vekili Avukat ... ile davalılar-karşı davacılar, birleşen davada davalılar vekili Avukat ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, davalı adi ortaklık ile dava dışı EÜAŞ arasında imzalanan .... Santrali 4 ve 5. Ünitelerinin Çift Yakıtlı Kombine Çevirim Santraline Dönüştürülmesi ve Rehabilitasyonu Projesi yapımı işine ilişkin sözleşme kapsamındaki, ... Adası Rehabilitasyon, .... Dönüşüm, Tüm Tesis Ölçü Kontrol ve Sayısal Kontrol Sistem Temin, Montaj ve Devreye Alma Hizmetleri, Alçak Gerilim Sistem Temin, Montaj ve Devreye Alma Hizmetleri, İşveren .... Elektrik, Bakiye Tesis Kalemlerinin Montaj ve Devreye Alma Hizmetleri İşlerini davalılarla yaptığı anlaşma doğrultusunda üstlendiğini, anlaşma nedeniyle 3.687.500,00 Euro tutarındaki teminat mektuplarının da davalılara teslim edildiğini, müvekkilinin tüm işlerini ve yükümlülüklerini yerine getirirken davalıların sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmeyerek müvekkilini zor durumda bıraktıklarını, sözleşmede yer alan akreditif açarak ödeme yapma yükümlülüğünü yerine getirmediklerini, ödemeleri geciktirdiklerini ve halen de müvekkilinin alacaklarını ödemekten kaçındıklarını, bunlara rağmen müvekkilinin sözleşme hükümlerine uygun olarak işlerine devam edip üstlendiği işleri, davalı tarafından talep edilen ek işleri ve değiştirilmiş işleri de ifa ederek davalılara teslim ettiğini, davalıların ana ekipmanları zamanlıca sahaya getirmemesi nedeniyle geçici kabulün sözleşmede öngörülen tarihte yapılamadığını, müvekkilince işlerin tamamlandığını, geçici kabul sertifikasından anlaşıldığı gibi davalılara verilen 930.000,00 Euro bedelli teminat mektubunun yarısının da serbest bırakıldığını, davalıların ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin tesisi teslim aldıklarını ve tesisin işletmeye alındığını, buna rağmen davalılar tarafından keşide edilen ihtarname ile 775.000,00 Euro gecikme cezasının ödenmesinin talep edildiğini ileri sürerek, davalılara 775.000,00 Euro miktarında borçları bulunmadığının tespitini, ifa ettikleri işler ve ilave işler nedeniyle şimdilik 1.000.000,00 Euro’nun reeskont faizi ile davalılardan tahsilini, 465.000,00 Euro bedelli teminat mektubu tutarının reeskont faiziyle birlikte istirdadını talep ve dava etmiş, bilahare 1.000.000,00 Euroluk talebini 1.601.369,00 Euro olarak ıslah etmiştir. 2. Birleşen davasında ise; davalıların faturası kesilmiş 184.935,00 Euro malzeme bedelleri toplamını ve geçici kabule bağlı 342.500,00 Euro + KDV bedelini ödemeden kaçınmaları nedeniyle başlatılan icra takibinin haksız itiraz neticesinde durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile %20 icra inkâr tazminatının tahsilini istemiştir. 3. Karşı davada davacılar vekili; davalının sözleşme kapsamındaki işleri ayıplı ve noksan ifa ettiğini, müvekkillerinin masrafları karşı tarafa ait olmak üzere bazı işleri üçüncü kişilere yaptırmak zorunda kaldığını, sözleşmesinin 13. maddesi uyarınca taahhuk eden gecikme cezası alacağının 775.000,00 Euro olup, müvekkillerinin bu alacağını öncelikle davacının ödemelerinden mahsup ederek kısmen tahsil ettiğini, davacının ödemeleri gecikme cezası borcunu karşılamaya yetmediğinden bakiye alacağını da teminat mektubundan tahsil ettiğini, müvekkillerinin eksik kalan alacağının 127.401,00 Euro olduğunu, asıl işveren idare tarafından müvekkillerinden karşı davalının eksik yaptığı işler sebebiyle "Geçici Kabul Eksiği" olarak 355.000,00 Euro kesildiğini, müvekkillerinin karşı davalı nam ve hesabına yaptırdığı işler sebebiyle yaptığı masrafların toplam bedelinin 516.809,00 Euro ve 718.935,93 TL olup, bu tutarın 397.943,90 Euro'luk kısmının karşı davalının nihai hakedişinden kesilerek karşılandığını ileri sürerek, müvekkillerinden asıl işverence geçici kabul eksikleri olarak kesilen miktar ile müvekkillerinin nama ifa sebebiyle yaptığı masraflardan mahsuplaşma yapıldıktan sonra kalan 473.865,10 Euro (355.000,00 Euro + 118.865,10 Euro) tutarındaki alacağın karşı dava tarihinden itibaren Devlet Bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranına göre hesaplanacak faizi ile davalıdan tahsilini, nama ifa sebebiyle yaptığı masraflardan doğan 718.935,93 TL'nin karşı dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte, müvekkillerinin eksik teslim edilen malzeme bedelinden dolayı karşı davalıdan olan alacağı için şimdilik 10.000,00 Euronun karşı dava tarihinden itibaren Devlet Bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranına göre hesaplanacak faizi ile birlikte karşı davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, bilahare Kondens Pompa VFD dönüşümüne ilişkin 10.000,00 Euro'luk talebini 04.07.2022 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda 156.250,00 Euro'ya yükselterek ıslah etmiştir.

II. CEVAP Asıl davada ve birleşen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının üstlenmiş olduğu işleri zamanında tamamlamayarak ve sözleşmeden doğan edimlerini süresinde ifa etmeyerek gecikmeye sebebiyet verdiğinden müvekkillerine gecikme cezası ödemekle mükellef olduğunu, davacının sözleşme ile üstlendiği işin kapsamı dışında iş yapmadığını, dava dilekçesinde belirtilen geçici kabul belgeleri veya geçici kabulün yapılmış olduğunu varsaydığı tarihlerdeki geçici kabul yapılma iddialarının, geçici kabule bağlı olduğu iddia edilen alacakların tahsili için yeterli olmadığını, zira imzalanan ve uygulanan sözleşmeye göre %10 oranındaki ödemenin şartlı olduğunu, şart yerine getirilmediği sürece paranın tahsiline imkân bulunmadığını savunarak, asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı .... firmasınca, akdedilen sözle��me gereğince, işin bitim tarihi 2011 Ekim ayı olarak belirlenmesine karşın işin 2012 Nisan ayında teslim edildiği, davalı-karşı davacı EPP'nin idareden (EÜAŞ) aldığı süre uzatımlarının yapılan incelemede davacı BGM'nin yaptığı işlere etkisinin bulunmadığı, davacının 6 aylık bir gecikmesinin bulunduğu, gecikmenin sebebinin BGM'nin mühendislik ve malzeme temin konularından, takiben montaj ve testlerdeki gecikmenin kendi kusurundan kaynaklandığı, sözleşmenin 13.maddesindeki düzenlemeye göre gecikme cezası talebinden feragat veya ihtirazı kayıt bulunmadığı gibi geçici kabul tutanağının düzenlenmesi öncesinde gecikme cezasının da keşide edilen ihtarlarla talep edildiği, bu haliyle gecikme cezası tahakkukunda sözleşmeye aykırılık bulunmadığı, gecikme cezası ifaya ekli cezai şart niteliğinde olduğundan davalı-karşı davacının hem sözleşmesinin ifasını hem de gecikme cezasını talep edebileceği, geçici kabul tutanağının gerçek iradeyi yansıtmadığı yönündeki savunmaya itibar edilmediği, karşı davada yapılan ıslaha yönelik zamanaşımı itirazının kesin kabul gerçekleşmediğinden yerinde olmadığı belirtilerek, asıl dava yönünden menfi tespit isteminin reddine, alacak isteminin 337.402,42 Euro üzerinden kabulüne, karşı davanın kısmen kabulü ile (EPP'nin 761.025,00 Euro -ıslah edilen kısım dahil- tutarındaki alacağından karşı dava dilekçesinde mahsup edilen 397.943,90 Euronun mahsubu ile) 363.081,10 Euro ve 138.954,79 TL'nin davalıdan tahsiline, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1-Asıl ve birleşen davada davacı-karşı davada davalı vekili temyiz dilekçesinde; kararın eksik inceleme ile sahada keşif dahi yapılmaksızın ve aynı istinaf dairesinin 11.06.2021 tarihli kaldırma kararında taraflarca dosyaya sunulan uzman görüşlerinin de incelenip değerlendirilmesi gerektiği belirtildiği halde, HMK m. 293 uyarınca taraflarınca dosyaya ibraz edilen teknik ve hukuki uzman görüşler değerlendirilmeden, teknik uzman görüşü ile hükme esas alınan resmi birikişi raporu arasındaki önemli çelişkiler giderilmeden verildiğini, yerel mahkeme tarafından itiraza uğrayan rapora dayanılarak hukuka aykırı hüküm tesis edildiğini, karşı davada zamanaşımı iddiasının değerlendirilmediğini, gecikmenin müvekkilinden kaynaklanmadığını, kapsam dışı ilave işler yaptığının yerel mahkeme ve bilirkişi raporları ile tespit edilmesine karşın belirsiz vadeli bir sözleşme haline gelen davaya konu sözleşme kapsamında BGM’nin süre uzatımı hakkı olduğu hukuki gerçeğinin gözardı edildiğini, ilave işlere ilişkin bedel belirlenirken yerleşik Yargıtay içtihatlarına uygun olarak rayiç fiyat araştırması yapılmadığını, ihbar dahi edilmemiş ayıplı-eksik olduğu iddia edilen işler için EPP'nin kanunen herhangi bir tazminat talep edemeyeceğini beyan etmektedir. 2-Birleşen davada davalılar vekili temyiz dilekçesinde; asıl dava ve karşı davada verilen hükümlere ilişkin herhangi bir temyiz başvuruları bulunmadığını, talebe rağmen takas/mahsup yoluna gidilmeksizin hüküm tesis edildiğini, icra takibine haklı olarak itiraz edildiğinden inkâr tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, haksız takip nedeniyle kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Asıl, karşı ve birleşen davalarda uyuşmazlık, taraflar arasındaki eser sözleşmesine dayalı menfi tespit, imalat bedelinin tahsili, teminat mektubunun iadesi, eksik ve ayıplı imalat tutarının tahsili ile geçici kabule bağlı hakediş alacağının ve malzeme bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemlerine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, asıl ve birleşen davada davacı-karşı davada davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Birleşen davada davalılar vekilinin temyiz itirazları bakımından: Mahsup, alacağın gerçek miktarını belirlemek üzere yapılan bir işlemdir. Mahsup itirazının karşı dava olarak ileri sürülmesine gerek olmadığı gibi, ayrı bir davada istenmesi zorunluluğu da bulunmamaktadır. Zira mahsup aynı hukuki ilişkiden doğan bir taleptir. Bu yönüyle mahsup, inşai bir hak ya da def'i olmayıp bir itirazdır. Somut olayda; birleşen itirazın iptali davasında davalılar vekilince, gerek icra takibindeki beyanlarında gerekse de yargılama esnasında, davacıdan aynı sözleşmeye dayalı olarak, eksik ve ayıplı imalatlar ile gecikme cezası nedeniyle alacaklı oldukları belirtilmiş ve birleşen davanın bu nedenlerle reddi istenmiştir. Ayrıca yine davalı tarafça paraya çevrilen teminat mektubu tutarı olan 465.000,00 Euronun, davalıların karşı davasındaki taleplerine esas mahsup hesabına konu edilmediği dosya kapsamı ile sabittir. Bu durumda mahkemece; birleşen dava kapsamında tespit edilen cari hesap borç miktarının 184.935 Euro olduğu dikkate alınarak, birleşen davanın davalıların mahsup itirazları nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, kısmen kabulü doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Asıl ve birleşen davada davacı- karşı davada davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2.Birleşen dava bakımından temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde ilgililere iadesine, Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan birleşen davada davalılar yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin, birleşen davada davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a6987bd946367f49 3d901a895f204381

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı