6. Hukuk Dairesi 2024/750 E. , 2025/1623 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/170 E., 2023/517 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin estetik görüntüsünün daha iyi olmasını istediği için davalı hastaneye başvurduğunu, davalı hastanenin önerdiği doktora bir dizi operasyonlar yaptırdığını, müvekkilinin hastaneye ilk olarak 9.850,00 TL ödediğini, doktorun hatası nedeniyle başarısız geçen operasyonlar yüzünden ikinci kez ameliyat olmak zorunda olduğunu ve ameliyat sabahı 3.675,00 TL daha ödemek zorunda kaldığını, davalıların özensiz ve kusurlu hareket ettiklerini, müvekkilinin bu operasyon sonrasında mesleğinde ilerlemesinin durduğunu, manevi anlamda büyük bir çöküntü yaşadığını ileri sürerek, şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın ve 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP 1- Davalı ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin herhangi bir ihmali ve kusurunun bulunmadığını,estetik operasyonun başarılı olup olmadığının iyileşme süresi sonunda ortaya çıktığını, operasyon sonrası vücudun kendisini toparlaması ve iyileşmesi aşamasının olağan olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2-Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili hekim tarafından ne operasyon sırasında ne de postoperatif dönemde herhangi bir komplikasyonla karşılaşılmadığını, davacının bir aylık süre geçmeden revizyon talebinde bulunduğunu, operasyon üzerinden 6 aylık bir süre geçmeden revizyon yapılmasının uygun olmayacağının bildirildiğini ancak davacının müvekkilini tamamen devre dışı bırakarak doğrudan hastane yönetimiyle görüşme çabalarına girdiğini, başka hekimlerle görüşerek yeniden ameliyat olma isteğini hastane yönetimine bildirdiğini, ameliyat sonuçlarının açık şekilde görülebilmesi için gereken süreyi beklemediğini, tıbbi standardı uygulamış olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 15.03.2016 tarihli kararı ile hekime izafe edilebilecek bir kusur bulunmadığı gerekçesiyle dava reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesi kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesince, davacının estetik operasyona dair taleplerinin eser sözleşmesinin niteliği gereği yüklenici doktor tarafından sonucun garanti edilmesi nedeniyle tam olarak yerine getirilmediğinin, davacının ikinci bir operasyona maruz kalarak şikayetine konu hususların büyük ölçüde düzeltildiğinin dosyada bulunan bilgi ve belgelerden anlaşıldığı, mahkemece yapılması gereken işin üniversitelerden seçilecek konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi heyetine dosya tevdi edilerek davalının kusuru ve maddi tazminat miktarının tespitine yönelik inceleme yaptırmak ve sonucuna göre gerektiğinde uygun bir manevi tazminata hükmedilmesinden ibaret olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına davacının yüklenici doktor tarafından taahhüt edilen sonucun tam olarak yerine getirilmediğinden ikinci kez operasyon geçirmek zorunda kaldığı, davacının ikinci operasyon bedeli kadar maddi zarara uğradığı ancak taleple bağlı kalınarak 1000,00 TL üzerinden maddi tazminatın kabulünün gerektiği, davacının gerek ilk operasyondan kaynaklı gerekse ikinci bir düzeltme operasyonu geçirmek zorunda kalması nedeniyle manen elem çektiği, bunun davalıların kusurundan kaynaklandığı hususunda ise duraksama olmadığı, 20.000,00 TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde: manevi tazminatın düşük hesaplandığını beyan etmektedir. 2. Davalı ... Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde: a. Tıbbi standartların uygulandığını , b. Dosyada alınan tüm raporlarda hekim kusuru olmadığı beyan edilmesine rağmen dikkate alınmadığını, beyan etmektedir. 3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde: a.Dosyada alınan tüm raporlarda hekim kusuru olmadığı beyan edilmesine rağmen dikkate alınmadığını, b. Hastaya yapılan operasyonun sonuçlarının ancak 6 ay civarında görülebileceğini hastaya ifade edildiğini, 6 ay içinde tam düzelme olmazsa dahi bir revizyon ameliyatıyla durumun düzeltilebileceğini bu hususların hasta tarafından imzalanan aydınlatılmış onam formunda yer aldığının görüleceğini, altıncı aydan sonra gerek görülmesi halinde revizyon müvekkil hekim tarafından ücretsiz yapılabilecek iken beklenmeden başka bir hekim tarafından işlem yapılması neticesinde çıkan bedelin bir kısmının müvekkilinin hakedişinden kesildiğini bir kısmının ise davacıdan tahsil edilince eldeki davanın açıldığını, revizyonun gerekip gerekmediğinin tespiti için gereken süre beklenmediği için müvekkiline kusur yüklemeyeceğini, c. Tıbbi standartların uygulandığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, tazminat istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 nci maddesi ile 439 ncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı ve ilk operasyondan 6 ay sonra yapılan ikinci operasyon ile taahhüt edilen sonucun yerine getirildiği, bu durumda davacının ikinci operasyon için ödediği bedel kadar maddi zararının oluştuğu, manende elem çektiği anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e3f4abe07c150c3e a2cac915e8229139 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 6. Hukuk Dairesi 2024/750 E. , 2025/1623 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/170 E., 2023/517 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin estetik görüntüsünün daha iyi olmasını istediği için davalı hastaneye başvurduğunu, davalı hastanenin önerdiği doktora bir dizi operasyonlar yaptırdığını, müvekkilinin hastaneye ilk olarak 9.850,00 TL ödediğini, doktorun hatası nedeniyle başarısız geçen operasyonlar yüzünden ikinci kez ameliyat olmak zorunda olduğunu ve ameliyat sabahı 3.675,00 TL daha ödemek zorunda kaldığını, davalıların özensiz ve kusurlu hareket ettiklerini, müvekkilinin bu operasyon sonrasında mesleğinde ilerlemesinin durduğunu, manevi anlamda büyük bir çöküntü yaşadığını ileri sürerek, şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın ve 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP 1- Davalı ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin herhangi bir ihmali ve kusurunun bulunmadığını,estetik operasyonun başarılı olup olmadığının iyileşme süresi sonunda ortaya çıktığını, operasyon sonrası vücudun kendisini toparlaması ve iyileşmesi aşamasının olağan olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2-Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili hekim tarafından ne operasyon sırasında ne de postoperatif dönemde herhangi bir komplikasyonla karşılaşılmadığını, davacının bir aylık süre geçmeden revizyon talebinde bulunduğunu, operasyon üzerinden 6 aylık bir süre geçmeden revizyon yapılmasının uygun olmayacağının bildirildiğini ancak davacının müvekkilini tamamen devre dışı bırakarak doğrudan hastane yönetimiyle görüşme çabalarına girdiğini, başka hekimlerle görüşerek yeniden ameliyat olma isteğini hastane yönetimine bildirdiğini, ameliyat sonuçlarının açık şekilde görülebilmesi için gereken süreyi beklemediğini, tıbbi standardı uygulamış olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 15.03.2016 tarihli kararı ile hekime izafe edilebilecek bir kusur bulunmadığı gerekçesiyle dava reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesi kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesince, davacının estetik operasyona dair taleplerinin eser sözleşmesinin niteliği gereği yüklenici doktor tarafından sonucun garanti edilmesi nedeniyle tam olarak yerine getirilmediğinin, davacının ikinci bir operasyona maruz kalarak şikayetine konu hususların büyük ölçüde düzeltildiğinin dosyada bulunan bilgi ve belgelerden anlaşıldığı, mahkemece yapılması gereken işin üniversitelerden seçilecek konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi heyetine dosya tevdi edilerek davalının kusuru ve maddi tazminat miktarının tespitine yönelik inceleme yaptırmak ve sonucuna göre gerektiğinde uygun bir manevi tazminata hükmedilmesinden ibaret olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına davacının yüklenici doktor tarafından taahhüt edilen sonucun tam olarak yerine getirilmediğinden ikinci kez operasyon geçirmek zorunda kaldığı, davacının ikinci operasyon bedeli kadar maddi zarara uğradığı ancak taleple bağlı kalınarak 1000,00 TL üzerinden maddi tazminatın kabulünün gerektiği, davacının gerek ilk operasyondan kaynaklı gerekse ikinci bir düzeltme operasyonu geçirmek zorunda kalması nedeniyle manen elem çektiği, bunun davalıların kusurundan kaynaklandığı hususunda ise duraksama olmadığı, 20.000,00 TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde: manevi tazminatın düşük hesaplandığını beyan etmektedir. 2. Davalı ... Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde: a. Tıbbi standartların uygulandığını , b. Dosyada alınan tüm raporlarda hekim kusuru olmadığı beyan edilmesine rağmen dikkate alınmadığını, beyan etmektedir. 3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde: a.Dosyada alınan tüm raporlarda hekim kusuru olmadığı beyan edilmesine rağmen dikkate alınmadığını, b. Hastaya yapılan operasyonun sonuçlarının ancak 6 ay civarında görülebileceğini hastaya ifade edildiğini, 6 ay içinde tam düzelme olmazsa dahi bir revizyon ameliyatıyla durumun düzeltilebileceğini bu hususların hasta tarafından imzalanan aydınlatılmış onam formunda yer aldığının görüleceğini, altıncı aydan sonra gerek görülmesi halinde revizyon müvekkil hekim tarafından ücretsiz yapılabilecek iken beklenmeden başka bir hekim tarafından işlem yapılması neticesinde çıkan bedelin bir kısmının müvekkilinin hakedişinden kesildiğini bir kısmının ise davacıdan tahsil edilince eldeki davanın açıldığını, revizyonun gerekip gerekmediğinin tespiti için gereken süre beklenmediği için müvekkiline kusur yüklemeyeceğini, c. Tıbbi standartların uygulandığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, tazminat istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 nci maddesi ile 439 ncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı ve ilk operasyondan 6 ay sonra yapılan ikinci operasyon ile taahhüt edilen sonucun yerine getirildiği, bu durumda davacının ikinci operasyon için ödediği bedel kadar maddi zararının oluştuğu, manende elem çektiği anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e3f4abe07c150c3e a2cac915e8229139 ... ...