Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/2100 E., 2025/778 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/2100 E., 2025/778 K. (27.02.2025)

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2100
Karar No
2025/778
Karar Tarihi
27.02.2025

6. Hukuk Dairesi 2024/2100 E. , 2025/778 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1891 E., 2024/959 K. Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi vekili Avukat ... İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/207 E., 2023/958 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararın niteliğinin duruşma istenebilecek davalardan olmadığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davalı vekilinin duruşma isteğinin mahiyetten reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı kooperatifin 105 ve 209 no'lu üyeliklerine sahip bulunduğunu, müvekkilinin üyelik ödevlerinin tamamını eksiksiz olarak yerine getirmiş olmasına rağmen usulsüz yapılan tebligatlarla gönderilen ihtarnameler üzerine, yönetim kurulu kararı ile üyelikten çıkarıldığını, ara dönemde banka kanalıyla aidat borçlarını ödemesine rağmen, davalı kooperatifçe ödenen tutarların iade edildiğini ileri sürerek kooperatif yönetim kurulu tarafından alınan 23.11.2022 tarihli 105 ve 209 no'lu üyelikten çıkarma kararının iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ihtarnamelerin kanuna uygun şekilde tebliğ edildiğini, davacının üyelikten çıkarıldıktan sonra henüz bu karar kesinleşmeden önce çıkartma kararına itiraz ederken aidat borçları için ödeme yaptığını, karşı yan açısından itirazının kabul edildiği yönünde yanlış anlaşılmaya sebebiyet vermemek için üyelikten çıkarma kararının kendisine tebliğinden sonra yapılan ödemenin davacı yana iade edildiğini, çıkarma kararının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı kooperatifin ana sözleşmesinde parasal yükümlülüğün otuz gün geciktirilmesinden söz edilmiş ise de bu yükümlülüğün hangi tarihte muaccel olacağı hususunda ana sözleşmede açık hüküm bulunmadığı, ödeme tarihine ilişkin alınan bir genel kurul kararı da ibraz edilmediği, bu durumda her bir ayın aidatının en geç o ayın son gününde ödenmesi gerektiği, ertesi ayın birinde muaccel olacağı, buna göre ağustos ayı aidatının muaccel olduğu tarihin o ayın sonu olup otuz günlük ödeme süresi de eklendiğinde ancak eylül ayının sonunda; aynı şekilde eylül ayı aidatının ise ekim aynın sonu itibariyle muaccel hale geleceği, ancak davalı kooperatif tarafından ağustos ve eylül aylarının aidatının ödenmesi süresine göre parasal yükümlülüklerin ihlali üzerinden otuz gün geçmeden yani bu ay aidatları muaccel olmadan 1. ihtarname 23.09.2022 tarihinde, süresinden önce çekildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile ihraç kararının iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemenin sadece parasal yükümlüklüleri değerlendirerek karar verdiğini oysa davacının verilen taşıma işini de yapmayarak kooperatifi zarara uğrattığını, müvekkil kooperatifçe maddi hata sonucu ağustos ve eylül aylarına ait alacakların ihtarnamelerde toplam borca eklendiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı