Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/2058 E., 2025/2343 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/2058 E., 2025/2343 K. (16.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2058
Karar No
2025/2343
Karar Tarihi
16.06.2025
Konu
Tazminat, Kıdem Tazminatı

6. Hukuk Dairesi 2024/2058 E. , 2025/2343 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1715 E., 2024/454 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/574 E., 2022/352 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararda dava değerinin duruşma sınırının altında olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacı vekilinin duruşma isteğinin miktardan reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin sözleşmeye aykırı olarak nakde çevirdiği teminat mektuplarının, hakedişlerden kesilen nakdi teminatlar ile halen ödenmeyen son hakediş tutarlarında; 5.12.1 ihale grubu trafo merkezlerine ilişkin son ay hakediş tutarının 46.886,20 TL, son hakedişten davalı şirket tarafından yapılan ödemelerin toplamının 37.376,07 TL, işin yürütümü sırasında oluşan fiyat farkları nedeniyle, hakedişlerden kesilen nakdi teminat bedeli tutarının 23.862,08 TL, davalı şirkete verilen ve paraya çevrilen banka teminat mektubu tutarının 61.000,00 TL, davalı şirket tarafından sunulacak başka ödeme belge ve tutarlarından dikkate alınmadan, bu ihale grubu için talep edilen son hakediş ve teminat bedeli alacağı toplamının 94.352,21 TL, 6.12.1 ihale grubu trafo merkezlerine ilişkin soy ay hakediş tutarının 114.418,54 TL, son hakedişten davalı tarafından yapılan ödeme toplamının 64.396,26 TL, nakde çevrilen ve hale davalı şirkette bulunan teminat mektubu bedelinin 101.649,00 TL, işin yürütümü sırasında oluşan fiyat farkı nedeniyle, hakedişlerden kesilen nakdi teminat bedeli tutarı olarak 53.657,52 TL, davalı şirket tarafından sunulacak başka ödeme belge ve alacağı toplamının 205.485,76 TL, 7.12.1 ihale grubu trafo merkezlerine ilişkin son ay hakediş tutarının 194.362,34 TL, son hakedişten davalı şirket tarafından yapılan ödeme toplamının 112.866,77 TL, nakde çevrilen ve hala davalı şirkette bulunan teminat mektubu bedelinin 90.310,00 TL, işin yürütüm sırasında oluşan fiyat farkları nedeniyle hakedişlerden kesilen nakdi teminat bedeli tutarı olarak 60.890,00 TL olduğunu, davalı şirket tarafından sunulacak başka bir ödeme belge ve tutarları dikkate alınmadan bu ihale grubu için talep edilen son hakediş ve teminat bedeli alacağı toplamının 232.695,57 TL olmak üzere toplam 532.533,54 TL alacağın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından açılan davanın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davada ileri sürülen tüm iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davacı şirketin sözleşme kapsamında çalıştırmış olduğu işçilerin hak etmiş olduğu alacakları ödemediğini, ayrıca davacı şirketin SGK ve vergi borçlarının bulunduğunu, davacının sözleşmenin yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacı şirketin sözleşme gereği almış olduğu 3 ihale grubunda toplam 59 işçi çalıştırdığını, çalıştırdığı döneme ilişkin her bir işçisinin kıdem tazminatı hesaplandığında mevcut teminat ve hakedişlerin bu borçları karşılamadığını, açılan davanın kötü niyetli olarak açıldığını, bu nedenle davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının hak ediş alacağının tahsili yönünden her ne kadar davacı tarafından sözleşme bitiminden sonra davalı ile birlikte iş yeri dava dışı 3. firmaya devretmiş ise de, sözleşme süresi boyunca davacı bünyesinden çalışan işçilerin kıdem tazminatına hak kazanamayacakları nitekim kıdem tazminatına hak kazanabilmek için iş akdinin işçi tarafından haklı nedenle fesih edilmesi yahut işveren tarafından iş akdinin haksız olarak fesih edilmesi gerektiği, iş yeri devri halinde kıdem tazminatı hakkının doğmayacağı, davacı şirket tarafından bu sebeple davacının hak edişlerinden kıdem tazminatına ilişkin herhangi bir mahsup işleminin uygulanamayacağı, bilirkişi raporuna göre davalı şirketin davacıdan teminat bedeli için hak edişlerden yapılan kesintiler dışında ayrıca 146.118,81TL hakediş kesintisi yaptığını, yapılan kesintisinin haksız olduğu ve belirlenen bedelin davalı tarafından davacıya iadesinin gerektiği ve tarafların tacir olduğu, avans faizi ile birlikte davacının talep edebileceği, sözleşmeden kaynaklanan alacak için davacının davalıyı temerrüte düşürdüğünü iddia ve ispat edemediğinden dava tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle 146.118,81TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz birlikte tahsiline karar verilmesi gerektiğine, sözleşmenin 11.4 ve 36.4.4 maddeleri uyarınca davacının teminat mektuplarının iadesini isteyebilmesi için bünyesinde çalıştırdığı işçilere ödenen ve ödenmesi gereken ücretler ve ücret sayılan unsurlar nedeni ile vergi ve sosyal güvenlik yükümlülüklerini yerine getirdiğine ilişkin borcu yoktur belgesi alması ve çalışanlarından sözleşmedeki usulüne uygun alınmış ibranameyi ibraz etmesinin zorunlu olduğu, somut olayda ise davacının işçilerden alınan ibranameyi ibraz ettiğini iddia ve ispat edemediğinden teminat iadesi koşullarının oluşmadığı bu doğrultuda doğmuş bir zararının da bulunmadığı gerekçesiyle teminat mektuplarının iadesi isteminin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine davacı vekilinin ise faizin hüküm kısmında "yasal" faiz şeklinde yazılmasına dair istinaf talebinin kabulüne karar verilerek faiz türü olarak hüküm kısmında avans faizi yazılmak suretiyle "Hakediş alacağı 146.118,81 TL'nin dava tarihi olan 06/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine," şeklinde karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Son hakediş ödemelerine esas faturaların, doğrudan davalı tarafından ödenmesi gereken tutarlar olduğunu, bu tutarın 146.118,81TL olduğunu, davalı tarafından faturalar için bir itiraz ileri sürülmediğini, dosya içinde davalıya yazılan hakediş talep yazıları olduğunu, kesinleşen bu tutarın tamamının, faturanın kesildiği ayı takip eden ayın ilk on günü içinde müvekkili şirkete ödenmesi gerektiğini, temerrüt tarihinin sözleşmede gösterilen bu tarih olduğunu, b.İstinaf ilamında teminat mektuplarının iadesi için işçilerden ibraname alınması gerektiğine dair anlam çıkarılacak şekilde gerekçe yazılmış ise de sözleşmenin 12.3.maddesinde düzenlenen teminat mektubunun iadesi için gereken koşulların davacı tarafından yerine getirildiğini, müvekkili şirketin teşekküle karşı bir borcu bulunmadığını, ilişiksizlik belgelerinin de dosya sunulduğunu, c.25.10.2017 tarihinden önce iş sözleşmesi sona eren işçiler için iş sözleşmesinden kaynaklanan tazminatlar bakımından 10 yıllık zamanaşımı süresi uygulanacağını, 10 yıllık sürenin sözleşmenin sona erdiği tarihten itibaren işlemeye başlacağını, 25.10.2017 tarihinden sonra ise İş Kanunu ek madde 3’e göre söz konusu tazminatlar için zamanaşımı süresi 5 yıl olarak değiştirildiğini, dava konusu hizmet sözleşmesinin son bulduğu tarihin 2010 yıl olduğunu, müvekkil şirket çalışanları ile ilgili olarak zamanaşımı süresinin dolduğunu, davalı şirket nezdinde böyle bir risk bulunduğu iddiasının güncel olmadığını, d. Müvekkili şirket çalışanlarının, hizmet süresinin sona ermesinden sonra feshe bağlı tazminat talepleri ile ilgili açtıkları dava dosyalarından verilen ve kesinleşen gerekçeli kararları dosyaya sunduklarını, İlk Derece Mahkemesinde ve istinaf mahkemesinde bu kararların hiç tartışılmadığını, varsayım olarak önemsenen riskin varlığının objektif olarak ne kadar geçerli olup olmadığının değerlendirilmediğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı