6. Hukuk Dairesi 2024/1980 E. , 2025/1946 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2412 E., 2024/629 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/365 E., 2019/208 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı taraf ile hizmet sözleşmesi imzalandığını, edimin ifa edildiğini, sonrasında hizmet sözleşmesine konu edilen işin bir başkasına devredildiğini, çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatından davalının sorumlu olması gerektiğini, davalının son hakediş bedelini ödemediğini, bu kapsamda çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatlarının ödenmesi sorumluluğunun 6552 sayılı Yasa nedeniyle davalı kurumda olduğunun tespitine, işyeri devri hükümleri uyarınca müvekkili firmanın kıdem tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmadığının tespitine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL hakediş bedelinin ihale sözleşmesi gereği ödeme tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte tahsiline, kesin teminat mektuplarının müvekkiline iadesine, teminat mektuplarının nakde çevrilmesi halinde bedelinin ödeme veya nakdi çevirme tarihlerinden itibaren avans faiziyle tahsiline, teminat mektuplarının nakde çevrilmesi nedeniyle doğacak zararın tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının personelin ücretlerini ödememesi nedeniyle, davacının son hakediş bedelinin sözleşme gereğince bloke edildiğini, davaya konu sözleşmenin işçi alacakları ve kıdem tazminatlarından sorumluluk hükümlerinin açık olduğunu, davacı şirketin TTK'nın 2. maddesi gereği basiretli bir tacir olarak hareket etmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının son hakediş alacağı yönünden, davalının bir işçi dışındaki işçilere yapmış olduğu kıdem tazminatı ödemelerinin haksız olduğu gerekçesiyle son hakediş bedeline yönelik davanın kabulüne, teminat mektubunun iadesi şartları oluşmadığı gerekçesiyle teminat mektubunun iadesi isteminin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı idare tarafından, bir kısım işçilerin ihaleyi kazanan başka şirkette çalışmaya devam etmeleri ve iş akitleri kıdem tazminatını hak edecek şekilde sona ermemesine rağmen kıdem tazminatı ödemelerinin yapıldığından, davacının bu ödenen bedelden kendi dönemine düşen kısımdan sorumlu olduğu gerekçesiyle teminat mektubunun iade edilmemesinin taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; sözleşme hükümleri incelenmeden bilirkişi raporuna aykırı şekilde davacının son hak edişin ve teminat mektubunun iadesine karar verildiğini, Yargıtay’ın kararlılık kazanmış olan uygulamasına göre, işçinin iş sözleşmesi feshedilmediği halde çeşitli nedenlerle kıdem tazminatı adı altında yapılan ödemelerin avans niteliğinde sayılması gerektiğini, işçinin iş sözleşmesinin feshi halinde kıdem tazminatına hak kazanılması durumunda hesaplanan kıdem tazminatından daha önce avans olarak ödenen miktarın ödeme tarihinden fesih tarihine kadar hesaplanacak yasal faiziyle birlikte mahsup edilmesi gerektiğini, davacı şirketçe iş bitiminde SGK çıkışı yapılan tüm personelin kıdem tazminatının ödenmesinde bir yasal kısıtlılık hali bulunmadığını, sözleşme hükümlerine göre sözleşme süresi sonunda davacı şirketin müvekkili teşekküle işçilik haklarını ödediğine dair bir ibraname sunması gerektiğini, müvekkilinin işçilere ait kıdem tazminatlarını ödemek için davacının hak edişlerini tutmasında sözleşmeye ve yasaya aykırı bir durum olmadığını, teminat mektubunun iadesi şartlarının oluşmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet alım sözleşmesine dayalı olarak hak ediş bedelinin ödenmesi, teminat mektuplarının iadesi, paraya çevrilmesi halinde bedellerinin tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 36.4.4 maddesinde; "Yüklenicinin son istihkakı ödenmeyecek olup, söz konusu istihkak çalıştırdığı personelin ücret, fazla mesai, kıdem ve ihbar tazminatı, izin ücreti vs. haklarının karşılığı olarak ayrılacaktır.", 36.2.16. maddesinde; "...Başka bir deyişle sözleşme bitiminde bahse konu işin aynı yüklenici firmaya ihale edilmediği takdirde, yeni firma ile yapılacak sözleşmelerde yeni yüklenici firma asıl işveren sıfatı ile kendi istihdam edeceği işçileri yine asıl işveren sıfatı ile çalıştıracak olup önceki işçilerin işyeri devri şeklinde devamlılığı söz konusu olmayacaktır" hususları düzenlenmiştir. Söz konusu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, davacı yüklenicinin edimini ifa ederken çalıştırdığı işçilerin sözleşme süresince doğan kıdem tazminatlarından sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda davalı iş sahibinin, davacının çalıştırdığı işçilere, davacının son hak edişinden kesinti yaparak ödeme yapması isabetli olduğundan, davalının bir işçi dışındaki işçilere yapmış olduğu kıdem tazminatı ödemelerinin haksız olduğu gerekçesiyle son hak ediş bedeline yönelik davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Diğer taraftan teminat mektubu yönünden yapılan inceleme sonunda, mahkemece her ne kadar teminat mektubunun iade edilmemesinin taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun olmadığı gerekçesiyle teminat mektubunun iadesine karar verilmişse de, davalı iş sahibinin çalıştırılan işçilere kıdem tazminatı ödemesi yaptığı, son hak ediş tutarının bu ödemeleri karşılamadığından, davacı yüklenicinin başka alacaklarından bu tutarın mahsup edildiğinin dosya kapsamından anlaşılması karşısında, teminat mektubunun hangi iş için verildiyse ancak o iş için kullanılabileceği gözetilerek, taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri çerçevesinde teminat mektubunun iadesi şartlarının bulunup bulunmadığ�� araştırılarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 2e1b5a318611b163 4752dd1669544ade