Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/1637 E., 2025/1650 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/1637 E., 2025/1650 K. (24.04.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1637
Karar No
2025/1650
Karar Tarihi
24.04.2025
Konu
Tazminat

6. Hukuk Dairesi 2024/1637 E. , 2025/1650 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/84 E., 2023/480 K. Taraflar arasında görülen tazminat davasında, mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı TEDAŞ vekili tarafından duruşmasız, davalı ...Ş. vekili tarafından duruşmalı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.04.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davalı ... .... .... A.Ş. vekili Avukat ... ..., davalı ... .... A.Ş. vekili Avukat ... ile davacı vekilleri Avukat ..., Avukat ... gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı TEDAŞ arasında "Van İli Taahhütlü Tahakkuk ve Tahsilatı Artırma Kaçağı Önleme" konulu sözleşme düzenlendiğini, işin devamı sırasında sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan tüm edimlerini yerine getirdiğini, fesih öncesi ihtar şartının yerine getirilmediğini, haksız olarak kesilen cezaların ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, el konulan malzeme bedeli için 1.000,00 TL, nakde çevrilen kesin teminat için 2.000,00 TL, bloke bedeli için 2.000,00 TL, kâr mahrumiyeti için 5.000,00 TL olmak üzere 10.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah yoluyla talebini 3.507.929,05 TL'ye arttırmıştır.

II. CEVAP Davalılar vekilleri, feshin haklı nedenlere dayandığını, yapılan kesinti ve blokelerin sözleşme ve şartnamelere uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemişlerdir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen 27.05.2015 tarihli ilk karar, davalılar vekillerinin temyizi üzerine, Dairemizin (kapatılan 15. Hukuk Dairesi) 18.01.2018 tarih, 2017/1428 Esas, 2018/89 Karar sayılı ilamıyla, fesihte ortak kusur tespit edildiğinden davacı yüklenicinin kar kaybı talebinde bulunamayacağı, Patnos ilçesi tüketim bedeline ilişkin talep, dava dilekçesinde yer almadığından reddi gerektiği, 169.399,98 TL' lik ceza ve kesintiler bedeline ilişkin olarak ise yeniden oluşturulacak teknik bilirkişiden, sözleşme ve ekleri ile fesihte ortak kusurlu kabul edildikleri hususlar dikkate alınarak, iş sahibinin bu kesintileri yapmakta haklı olup olmadığının ve tutarının belirlendiği rapor tanzimi yoluna gidilmesi, ayrıca ıslahla artırılan miktar bakımından faizin ıslah tarihinden işletilmeye başlatılmasının gerektiği belirtilerek bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, 09.12.2020 tarihli ve 2019/312 Esas, 2020/737 Karar sayılı karar ile 169.399,98 TL' lik ceza ve kesintiler bedelinden 2.206,40 TL personel cezası kesintisinin belgelendirilemediği, bakiye tutar yönünden ise ortak kusur dikkate alınarak yapılacak %50'lik indirim neticesi tespit edilen tutarın davalılardan tahsili gerektiği belirtilerek, davanın kısmen kabulü ile toplam 813.101,41 TL'nin 6.000,00 TL'sinin dava, bakiye tutarın ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 24.05.2022 tarihli ve 2021/6625 Esas, 2022/2797 Karar sayılı kararıyla, feshe tarafların ortak kusuru ile sebebiyet vermiş olmaları halinde tazminat isteyemeyecekleri, somut olayda, davalı tarafından davacı aleyhine hakedişlerden yapılan ceza kesintilerin, cezai şart niteliğinde olup, müspet zarar kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, fesihte ortak kusurlu olduğu sabit hale gelen davalının yaptığı ceza kesintisi tutarının tamamının davacıya iadesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilerek karar davacı yararına bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 70.250,00 TL el konulan malzeme bedeli, 374.050,00 TL nakde çevrilen kesin teminat, 282.998,22 TL bloke bedeli, 167.193,58 TL ceza kesintisi ve 2.206,40 TL personel ceza kesintisi olmak üzere toplam 896.698,20 TL'nin, 6.000,00 TL'sinin dava tarihinden, kalan 890.698,20 TL'nin ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri " 1-Davalı ...Ş. Genel Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde; a. Mahkemece bozma öncesi verilen kararının bozmanın kapsamı dışında kalan kısımlarının kesinleştiğini ve bu kapsamda kesinleşen 70.250 TL el konulan malzeme bedeli, 374.050 TL nakde çevrilen kesin teminat, 282.998,22 TL bloke bedeli alacaklarının icra takibi üzerine davacıya ödendiğini, bu ödemeler mahkemeye bildirildiği halde mahkemece mükerrer tahsilata neden olacak şekilde yeniden alacağın tahsiline hükmedildiğini, oysaki ya ödenen kısım mahsup edilerek hüküm kurulması ya da yapılan ödemelerin infazda değerlendirileceğinin kararda belirtilmesi gerektiğini, b. Ceza kesintilerinin iadesi yönüden karar verilmesinin doğru olmadığını, ceza kesintilerinin bozma ilamında belirtilen maddelerden dolayı yapılmadığını, özel şartnamenin 3.3. maddesine dayalı ceza kesinti yapılmadığını, kesintilerin 6.1., 6.2, 7.1, 7.2., 7.6 ve 7.7 maddelerinde belirtilen taahhütlerin yerine getirilmemesinden kaynaklandığını, öte yandan, ceza kesintisinin dava dilekçesinin sonuç kısmında talep edilen kalemlerden olmadığını, kararın taleple bağlılık ilkesine de aykırı olduğunu, ayrıca bu alacağın zamanaşımına uğradığını, c- Bozma önceki verilen 27.05.2015 tarihli ilk karar ve 09.12.2020 tarihli ikinci karar gereği yatırılan harçlar toplamı dikkate alınmadan, mahkemece son verilen kararda müvekkilinin tekrar harç ödemeye mahkum edildiğini, d- Davanın kabul edilen ve önceki kararlarla kesinleşen el konulan malzeme bedeli, nakde çevrilen kesin teminat ve bloke bedelleri yönünden müvekkilinin tekrar vekalet ücretine hükmedildiğini, kararın bu yönüyle de hatalı olduğunu, 2. Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde; a. Davalı ...Ş. Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazlarında da dile getirdiği gibi, bozma öncesi verilen kararlar gereği kesinleşen alacaklar yönünden icra takip dosyasına yapılan ödemelerin ve ilgili vergi dairesine yapılan harç ödemelerinin hükümde dikkate alınmadığını, vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını, b. Ceza kesintilerinin iadesine karar verilmesinin doğru olmadığını, dava dilekçesinin sonuç kısımda bu yönde bir talep bulunmadığını, iddiayı genişletme ve değiştirme yasağına tabi olduğunu, bu alacak kalemi yönünden davanın zamanaşımına uğradığını, öte yandan ceza kesintilerinin bozma ilamında belirtilen maddelerden dolayı yapılmadığını, özel şartnamenin 3.3. maddesine dayalı ceza kesinti yapılmadığını, kesintilerin 6.1., 6.2, 7.1, 7.2., 7.6 ve 7.7 maddelerinde belirtilen taahhütlerin yerine getirilmemesinden kaynaklandığını, bu talebin reddi gerektiğini beyan etmektedir. " B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve tazminat istemine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Davalı tarafın temyiz dilekçesinde, bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşen 70.250,00 TL el konulan malzeme bedeli, 374.050,00 TL nakde çevrilen kesin teminat, 282.998,22 TL bloke bedeli alacaklarının, yapılan icra takibi üzerine ödendiği beyan edilerek söz konusu icra takiplerine ilişkin evrakların dilekçeye eklediği anlaşılmış olup, vaki ödemelerin hükmün infazında dikkate alınacağı tabidir. Yine fazladan tahsil edilen karar ve ilam harcı var ise, talep üzerine, mahkemece yapılacak değerlendirmeye göre, fazla alınan miktarın iadesi de her zaman mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dairemizdeki duruşmada vekili hazır bulunan davacı yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin, davalı ...Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı