Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/1620 E., 2025/1649 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/1620 E., 2025/1649 K. (24.04.2025)

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1620
Karar No
2025/1649
Karar Tarihi
24.04.2025

6. Hukuk Dairesi 2024/1620 E. , 2025/1649 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1343 E., 2024/361 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/223 E., 2021/131 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.04.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... geldi. Tebligata rağmen başka gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı kooperatifin müvekkiline çeşitli borçları olduğuna dair birinci ve ikinci ihtarnameleri gönderdiğini, söz konusu alacakların genel kurul kararlarına dayanmadığını, buna rağmen ihtarnamelerde yazılı borç ödenmediği gerekçesiyle, yönetim kurulu kararı ile müvekkilinin ihraç edildiğini, genel kurula yaptığı itirazın da reddedildiğini, müvekkilinin davalı kooperatife borcu bulunmadığını, kendisine kura ile tahsis edilen konutta ince işlerini tamamlayarak uzun yıllardır oturduğunu, ihraç kararının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek müvekkili hakkında alınan yönetim kurulu ihraç kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili, ihraç kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ihtarnameler ile bildirilen borç miktarı 277.340,51 TL ise de yaptırılan bilirkişi incelemesiyle gerçek borcun 22.677,00 TL olduğunun anlaşıldığı, davacının arsa bedeli borcu bulunmadığı, kooperatifin kötüniyetli olarak davacının ödemesini engellemek amacıyla yüksek borç çıkardığı, ihtarnameler gerçek borç miktarını yansıtmadığından ihraç kararının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacı hakkında alınan 28.08.2018 tarihli 40 no'lu yönetim kurulu ihraç kararının iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihraç kararına dayanak teşkil eden ihtarnamelerde hesap yönteminin, faiz oranlarının ve faiz miktarının açık ve anlaşılır bir şekilde gösterilmediği, dolayısıyla ihtarnamelerin şekle uygun olmadığı, davacı hakkında, yaptığı itiraz üzerine genel kurulca itirazı reddedilerek, ihraç kararı verildiği, her ne kadar davacı yönetim kurulu kararının iptalini talep etmiş ise de hukuki nitelendirmenin hakime ait olduğu, genel kurul tarafından verilen ihraç kararının iptaline karar verilmesi gerektiği, ne var ki ilk derece mahkemesi kararının sonucu itibariyle doğru olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisine, buna göre; davanın kabulü ile davacının davalı kooperatiften ihracı yönünde alınan 04.05.2019 tarihli genel kurul kararının iptaline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri "Davalı kooperatif vekili temyiz dilekçesinde: Davacının kooperatife borçlu olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi kararında ihtarnamede borç detayının olmadığına vurgu yapılmış ise de borcun varlığının sabit olduğunu, global olarak yazılan rakamın doğru olduğunu, davanın süresinde açılmadığını beyan etmektedir.” B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun HMK’nın 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan davacı yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 09a6158285d9b2ff 2c76e3b4aba442dd

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı