6. Hukuk Dairesi 2024/1388 E. , 2025/1641 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1114 E., 2024/215 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/239 E., 2022/331 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 22.04.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 23.11.2018 tarihli ..., ..., ... ve ... işletme sorumlulukları görev sahası içerisinde yapılan içme suyu ve kanalizasyon hatlarının arıza, yenileme, yeni imalat ve temizlik yapım işine ilişkin sözleşme imzalandığını, işin programa göre ifasının sağlanabilmesi için idare tarafından iş programındaki ödenek dilimlerine uygun tutarda yapım olur'u verilmesinin önem arz ettiğini, bu yapılmadığı takdirde işin zamanında bitirilmesinin imkansız hal alacağını ancak davalı tarafından sözleşmenin yürürlükte olduğu süre boyunca iş programına uygun imalâtın yaptırılmadığını, iş programına uygun şekilde ilerleme kaydedilemediğini ve davalı tarafından hakediş ödemelerinin zamanında yapılmadığını, hem iş programının gerisinde kalınması hem de pandemi nedeniyle yapılan tasfiye taleplerinin de idare tarafından dikkate alınmadığını, akabinde sözleşmelerinin haksız şekilde feshedildiğini ileri sürerek haksız feshin tespitini, nakde çevrilen 3.400.000,00 TL teminatın nakde çevrilme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşme konusu iş kapsamındaki faaliyetlerin devamlı kısıtlama dışında bırakıldığını, bahis konusu hastalığın sözleşme konusu işin yapımında engel olmadığı gibi bu işin zamanında ve usulüne uygun yapılmasının kamu sağlığı açısından daha zorunlu hale geldiğini, bu nedenle sözleşme konusu iş ve benzeri yükümlülükleri yerine getirmekle yükümlü kişilerin hastalık dönemlerinde tüm kısıtlamalardan muaf tutulduğunu, 4735 sayılı Yasa'nın 17. maddesinde yüklenicinin ölümü halinde sözleşmenin feshedilmek suretiyle hesabın genel hükümlere göre tasfiyesi hususunun yüklenicinin gerçek kişi olması halinde uygulanabileceğini, davacının gerçek kişi olmadığını, feshin haklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ...'nun davacı şirketin tek yetkilisi olmadığı gibi davacının şirket olup, şirket ortağının ölümü ile tüzel kişiliğin son bulmayacağı, şirket ortağının ölümünün tasfiye gerekçesi oluşturamayacağı, Covid-19 salgını mücbir sebep olarak değerlendirilebilecek ise de, Covid-19 salgını sebepli gecikme iddiasının dosya kapsamı, yapılan işin içeriği de gözetildiğinde işin gecikme kabul etmeyen bir iş olup, zamanında yapılmasının kamu sağlığı açısından zorunlu hale geldiği, gecikmelerin 16.01.2020 tarihli yazı ve dosya kapsamı da gözetildiğinde Covid-19 salgını sebepli olduğunun kanıtlanamadığı, süreç içerisinde yapılan işler kapsamında bir kısım ödemelerin olduğu, sonrasında işin devamı noktasında yüklenicinin iş sahasında ekip, ekipman ve personelinin bulundurulmadığının tutanaklarla belirlendiği, Kamu İhale Kanunu'nun 20-a maddesi uyarınca süre verilerek ihtarnamenin çekildiği, ancak işin yapılması noktasında personel bulundurulmadığı ve yapılmadığı, sözleşmenin Kamu İhale Kanunu'nun 20. maddesi kapsamında feshinin dosya kapsamı itibariyle haksız olmadığı belirtilerek, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, sözleşme konusu işin ifası için; çıkan arızaların onarımında görev kağıdı, yeni kanal ve su imalâtlarında ise yapım olur'u alınması gerektiğini, ancak davalının bu işlemeri yapmaması nedeniyle işte gecikmeler yaşandığını, ortada yüklenici edimlerinin yerine getirilmemesi halinin bulunmadığını, bilirkişi raporunda yapılan tespit ve değerlendirmelerin dikkate alınmadığını, haklı nedene dayalı tasfiye taleplerinin dikkate alınmadığını, gecikmenin salgından kaynaklandığını ispat yükü altında olmadıklarını, süre uzatımı nedenlerinin yükleniciden kaynaklanmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; taraflar arasındaki, eser sözleşmesi niteliğindeki, içme suyu ve kanalizasyon hatlarının arıza, yenileme, yeni imalat ve temizlik yapım işine dayalı haksız feshin tespiti ile teminat mektubu bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasında 23.11.2018 tarihli, KDV hariç 56.409.800,16 TL bedelli ve birim fiyatlı, 730 takvim günü iş süreli, ..., ..., ... ve ... işletme sorumlulukları görev sahası içerisinde yapılan içme suyu ve kanalizasyon hatlarının arıza, yenileme, yeni imalat ve temizlik yapım işine ilişkin sözleşme imzalanmıştır. Davacı ... İnş. Taah. San. Tic. A.Ş. tarafından davalı ... 1. Bölge Su ve Kanal İşletme Dairesi Başkanlığı'na gönderilen 08.07.2019 tarihli yazıda "...Onaylı iş programına göre günlük parasal imalat 77.270,30 TL, aylık günlük parasal imalat hızı ise 2.318.211,00 TL'dir. Mayıs 2019 ayı hakediş tutarımız incelendiğinde, 9.182.923,53 TL olduğu görülmektedir. Halbuki iş programına göre yapılması gereken imalât tutarı 13.368.349,90 TL'dir. İş ilerleme yüzdesi olarak mukayese edildiğinde sözleşme bedelinin %24'ü kadar iş yapılması gerekirken, %16 mertebesinde iş yapmış bulunmaktayız. Sözleşme konusu iş kapsamında tüm ekip ve ekipmanlarımız ile hazır bulunmamıza rağmen, iş programına uygun şekilde ilerleme kaydedilememektedir. Malumunuz olduğu üzere, iş olsun olmasın şantiyenin genel giderleri ile işçi ve araç masrafları sabit olarak kalmakta ve karşılığında bir iş üretilmediği takdirde, yüklenici firmayı zarara sokmaktadır..." denilerek, iş programına uygun şekilde iş verilmesi, hatta iş mahallindeki mevsim şartlarını da düşünerek özellikle çalışmaya müsait olan yaz aylarında daha fazla iş vererek çalışmaya devam edilmesinin sağlanması talep edilmiştir. 16.03.2020 tarihli yazıda ise yol kaplamasının asfalt olduğu mahallelerde imalat yapılmasına izin verilmediği, bu hususun taahhütlerin sürede yerine getirilmesine engel teşkil ettiği bildirilmiş, ancak idarece bahsi geçen talepleri karşılayacak işlemler tesis edildiği yönünde dosyaya bilgi/belge ibraz edilememiştir. Bu taleplerin akabinde yine yüklenici şirketçe bu kez ekonomik vaziyetlerine dayalı olarak işin süresinde tamamlanamayacağı beyan edilip Kamu İhale Kanunu'nun Sözleşmenin Devri başlıklı 16. maddesi uyarınca işin dava dışı 3. kişiye devri talep edilmiş ancak bu istem davalı tarafça kabul görmemiştir. Ayrıca dünya genelinde yaşanan Covid-19 salgını nedeniyle, davacı tarafından gönderilen 5 ayrı yazı ile işin durdurulması ve mücbir sebep nedeniyle tasfiye istenmiş olup davalı idarece son tarihli yazıya verilen cevapta, bu hususta Bakanlığa sorulan görüş yazısı beklenilmeksizin, sözleşme konusu iş için salgının mücbir sebep sayılmayacağı bildirilmiştir. Akabinde davacı firmanın kurucusu ve tek ortağının yaşanan salgın neticesinde vefatı üzerine 22.12.2020 günlü yazı ile bir kısım elemanların da karantinada olduğu belirtilmek suretiyle yine davacı tarafından sözleşmenin tasfiyesi istenmiş ancak bu istem de idarece kabul edilmemiştir. Tüm bu süreç sonunda davalı tarafından işin gecikmesine ve iş sahasında ekip, ekipman ve personel bulundurulmamasına dayalı olarak dava konusu sözleşme 25.02.2021 tarihinde feshedilmiştir. Bu durumda mahkemece, davacının tasfiye taleplerine karşılık verilmeksizin ve ilgili kurum ve kuruluşlardan görüş alınmaksızın davalı idarece, sözleşmenin imzalanmasından 2,5 yıl geçtikten sonra, işe başlanılmadığı gerekçesi ile tutulan tutanak üzerine gerçekleştirilen feshin hak ve nesafete uygun olmadığı dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan davacı yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin, davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d7b1b7a703f1a496 5361c08cd9b2637a