Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/1297 E., 2025/1632 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/1297 E., 2025/1632 K. (22.04.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1297
Karar No
2025/1632
Karar Tarihi
22.04.2025
Konu
Tazminat

6. Hukuk Dairesi 2024/1297 E. , 2025/1632 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1269 E., 2024/223 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/4 E., 2021/102 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 22.04.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davalı vekili Avukat ... ile davacı vekili Avukat ...'nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında, Mersin Büyükşehir Belediyesi sınırları dahilindeki muhtelif caddelerde, kırsal grup yollarında toprak, tesviye, üst yapı ve sanat işlerinin yapımı konusunda 12.06.2017 tarihli sözleşme imzalandığını, müvekkilinin tüm edimlerini yerine getirmesine rağmen hakedişlerinden 188.000.000,00 TL'nin ödenmediğini, bunun üzerine davalı ... hakkında Mersin 3. İcra Müdürlüğü'nün 2019/3146 E. sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının haksız ve kötüniyetli itirazı üzerine takibin durduğunu, davacının güncel bakiye alacağının 133.552.035,17 TL olduğunu, Mersin 3. İcra Müdürlüğü'nün 2019/3146 E. sayılı takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında 12.06.2017 tarihli Mersin Büyükşehir Belediyesi sınırları dahilindeki muhtelif caddelerde, kırsal grup yollarında toprak, tesviye, üst yapı ve sanat işlerinin yapımına dair sözleşme imzalandığını, yükleniciye 1, 2, 3, 4 ve 5 nolu hakedişlerle 6 nolu hakedişin bir kısmının ödendiğini, yapılan işler henüz kabul aşamasına gelmemişken yüklenici firmaya ödenmesi gereken tutarın tam olarak belirlenmesi mümkün olmayacağından takip tarihi itibariyle yüklenicinin takip talebine konu ettiği alacağının kesinliğinden bahsedilemeyeceğini, yüklenici hak ve alacağının tam olarak belirlenmesinin ancak kesin hakediş raporu ile sabit olabileceğini, 11.12.2019 tarihli iç denetim raporunda; toplam 123.480.057,01 TL kamu zararı tespit edildiğini, kantar fişlerinde usulsüzlük yapılarak yapılmayan işlerin yapılmış gibi gösterildiğini, bir çok alanda kantar tartım fişlerinde sahtelik, mükerrerlik ve yanlış pozdan hakedişe konu yapılan imalatların bulunduğunu, aynı anda aynı plentte (aynı plakalı araç ve farklı plakalı araçlarla) birden fazla tartım yapıldığını, aynı aracın yaklaşık aynı dakikalarda farklı ilçelerde aynı kantarlarda imzasının bulunduğunu, kaldırım imalatlarında kazı ve dolgu hesaplamasından kaynaklanan hatalar olduğunu, mesafe ve zaman yönünden yapılan hesaplama sonucu imkansız taşımalar görüldüğünü, tarih ve saat sıralamasında sıra numarasına uymayan tartım numaralarının tespit edildiğini, açıklanan nedenlerle, davacı şirketin 7 nolu hakediş bedelinden 101.951.186,68 TL'nin emanete alındığını, iç denetim raporuna göre tespit edilen 123.480.057,01 TL tutarlı zararın 101.951.186,68 TL'lik kısmının doğrudan davacı şirketle alakalı olduğunu belirterek haksız davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile,"... davalı vekili her ne kadar ihale konusu işlerin eksik yapıldığını, bu sebeple Mersin 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2020/262 esas sayılı dosyası ile dava açtıklarını belirterek bekletici mesele yapılmasını talep etmiş ise de, dosya içerisinde bulunan 02.03.2021 tarihli yapım işleri kesin kabul tutanağında ihale konusu işin sözleşme ve eklerine uygun olduğu, geçici kabulde tespit edilen noksanlıkların tamamlandığı ve teminat süresinde gerektiği gibi korunduğu, işin kesin kabule engel, eksik, kusur ve arızalarının bulunmadığının tespit edildiği, davalı belediyenin ihale sebebi ile davacıdan alınan teminat mektuplarını iade ettiği, davalı belediyenin 27.07.2020 tarihli yazısında davacı şirkete 143.776.932,85 TL borçlu olduğunu ikrar ettiği, bu sebeple davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın haksız olduğu, ayrıca dava konusu alacağın likit olduğu" gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davalının Mersin 3. İcra Müdürlüğü'nün 2019/3146 Esas sayılı dosyasında itirazının 133.552.035,17 TL açısından iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, hüküm altına alınan 133.552.035,17 TL'nin %20'si oranında (26.710.407,03 TL) icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "işin geçici kabulünün iş bitimi 23.01.2020 tarihinde kabul edilerek ekindeki listede belirtilen yolların muhtelif kısımlarında oluşan deformelerin kesin hesap dönemi içinde yapılması gerektiği belirtilerek-30.04.2020 tarihinde, kesin kabulünün de yapılan işin sözleşme ve eklerine uygun olduğu, geçici kabulde tespit edilen noksanların tamamlandığı ve teminat süresinde gerektiği gibi korunduğu, işin kesin kabule engel eksik, kusur ve arızalarının bulunmadığı belirtilerek 02.03.2021 tarihinde yapıldığı, 17.03.2021 tarihinde de sözleşme kapsamında davalıya verilen teminat mektuplarının davacı yükleniciye iade edildiği, 9 nolu kesin hakediş raporu sonrasına ait 27.07.2020 tarihli davalı kurum yazısında da davacı yüklenicinın toplam 143.776.932,85 TL alacağı bulunduğu ve nakit durumuna göre şirket hesaplarına ödeneceğinin yükleniciye bildirildiği anlaşılmıştır. Bu durumda davalı idare tarafından her ne kadar takip sonrası yapıldığı anlaşılan iç denetim ile işde eksik ve kusurlar bulunduğu iddia edilmiş ise de, devam eden süreçte YİGŞ’in 25. maddesi gereğince bu kusur ve eksik imalatların düzeltilmesinin yükleniciden talep edilmediği, 11.12.2019 tarihli İç Denetim Raporuna göre mahkeme kanalıyla da herhangi bir tespit yaptırılmadığı ve devam eden süreçte de geçici ve kesin kabullerin yapıldığı, yükleniciye teminat mektuplarının iade edildiği hususları ile 27.07.2020 tarihli davacı yüklenicinin toplam 143.776.932,85 TL alacağı bulunduğu yönündeki borç ikrarını içerir davalı kurum yazısı ile davacı yüklenici hakkındaki kesinleşen kovuşturmaya yer olmadığına dair Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/1924 soruşturma,11102 K. sayılı kararı içeriğinde geçen 21.02.2020 tarih 56 ilam numaralı 29.11.2019 tarih ve 171 karar sayılı Sayıştay denetim evrakındaki kamu zararı 8.521.689,59 TL'nin 02.04.2019 tarih ve 7830 nolu ödeme emri ile ... İnşaat A.Ş.'den mahsup edildiği gerekçesiyle ilişiği kalmadığına ilişkin tespit hep birlikte gözetildiğinde, işin davacı yüklenici tarafından sözleşme ve eklerine uygun olarak, geçici kabulde tespit edilen noksanlar giderilip, teminat süresinde de gerektiği gibi korunarak eksiksiz olarak tamamlandığı, işe ilişkin yukarıda değinilen mahsup nedeniyle ilişiksiz kaldığı belirtilen dışında da bir kamu zararı bulunmadığı kabul edilmelidir.Bu kabule göre de, artık eksik ve kusurlu iş iddiası açısından keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması gerekli değildir. Bu nedenle mahkemece bu yönde bir inceleme yapılmaması bir eksiklik olarak değerlendirilmemiştir.Yine dosya kapsamında herhangi bir bilirkişi incelemesi yapılmaması ve borç ikrarına ilişkin 27.07.2020 tarihli yazıya göre de alacak artık likit olduğundan ilk derece mahkemesince icra inkar tazminatına hükmolunması da yerindedir. Takip sonrası ödemelerin TBK'nın 100 maddesi uyarınca infaz aşamasında icra müdürlüğünce dikkate alınması gerekliliği dikkate alındığında bu yöndeki istinaf talepleri de kabule şayan görülmemiştir" gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde, a. Mahkemenin özünde bir alacak davası olduğunu gözardı ederek davayı basit yargılama usulüne tabi ve dar yetkili bir mahkeme gibi şekli bir inceleme ile yetinerek neticelendirdiğini, b. Borca ve alacağın likit olmadığına ilişkin itirazlarının hukuki olarak değerlendirilmediğini, c. Takip sonrası yapılan kısmi ödemelerin kararda dikkate alınmadığını ve asıl alacaktan mahsup edilmediğini, d. Mahkeme kararındaki gerekçelerin eksik ve hatalı inceleme ve değerlendirmenin sonucu olduğunu, e. Dosyaya sunulan deliller değerlendirmeye alınmadan ve yargılama tamamlanmadan karar verildiğini, f. Kararda inkar tazminatına hükmedilmiş olmasının ayrı bir hukuka aykırılık ve bozma sebebi olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle dava tarihinden sonra 02.03.2021 tarihinde kesin kabul tutanağının onaylanmış olmasına,teminat mektuplarının yükleniciye iade edilmesine ve 27.07.2020 tarihli belgenin borç ikrarı niteliğinde olmasına göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan davacı yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, Aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı