6. Hukuk Dairesi 2024/1245 E. , 2025/1566 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/127 E., 2024/233 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/571 E., 2023/573 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince duruşmalı, davacı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmekle kesinlik; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.04.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davalı vekilleri Avukat ... ..., Avukat ... ile davacı vekili Avukat ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı taşeron vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların davalının yükümlülüğünde bulunan “... AVM Dış Cephe Kaplaması İşleri” kapsamında “Cephe Önü Mimari Petek Üretimi ve Montaj İşi” için 29.11.2016 tarihli sözleşme imzaladıklarını, sözleşme bedelinin 3.800.000,00 TL olduğunu, müvekkilinin sözleşmede yazılı olan şartlar doğrultusunda kendisine yükletilen sorumluluğu yerine getirdiğini, ancak davalının ödemeleri geciktirdiği gibi kendi sorumluluğunda bulunan çelik montaj imalatını da yapmayarak müvekkil şirketin, çelik montaj imalatına bağlı olan işlerini yapmasına da imkan vermediğini belirterek 1.180.859,78 TL bakiye alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı yüklenici vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmede öngörülen 175 adet petek üretim ve montajının 146 adet üretilerek tamamlandığını, bu durumda sözleşme miktarında %16,57 azalma olduğunu, davacının işe geç başladığını ve silikon uygulama, petek temizlik parlatma ve finisyon işlerini yapmadığını, sözleşme bedelinin çok üzerinde bir ödeme yapıldığını, davacı işçilerinin eğitim ve İSG masraflarının, ışık peyzaja verilen zarar bedelinin, asıl işveren tarafından yapılan nefaset kesinti bedelinin, eksik bırakılan işlerin giderim bedelinin davacı alacağından düşülmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan petek sayısının 146 adet olduğu, davalı tarafça temin ve imal edilmesi gereken yatay ve düşey taşıyıcı konstrüksiyonların montaj mahalline gönderilememesi nedeniyle işin süresinde teslim edilemediği, projenin revize edildiği, sözleşme bedelinin 3.800,000,00 TL + KDV (175 adet petek) olduğu, ölçü tarzı olarak ürünün adet cinsinden miktarının esas alındığı, mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen raporda, 146 adet petek yapıldığı ve yapılan iş bedelinin KDV dahil 4.153.937,90 TL olduğu, davalı tarafından yapılan 3.181.681,86 TL ödeme mahsup edildiğinde 972.256,04-TL davacı alacağı kaldığı, davacı işçilerine davalı tarafça verilen eğitim masrafı olarak 3.714,14 TL’nin davacı alacağından düşülmesi gerektiği, neticeden 968.541,90 TL davacı alacağı bulunduğu, peyzaja verilen zararla ilgili olarak davalının delil ibraz edemediği, dava dışı üçüncü kişiye yaptırılan temizlik ve diğer işlerin ise sözleşme kapsamında bulunmadığından davacı tarafın üçüncü kişiye ödenen bedelden sorumlu olmayacağı belirtilerek 968.541,90 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşme ile 175 adet petek imal ve montajı öngörülmüşken yerinde yapılan uygulamada 146 adet petek imal ve montajının yapılmış olduğu, adet farkının petek ölçüsünün imalat kalıbının değişmesinden kaynaklandığı, dolayısıyla sözleşme sonrası yerinde yapılan uygulamada projenin revize edildiğinin anlaşıldığı, bilirkişilerce 146 adet petek üzerinden metretül bazında 254.745,35 TL eksik iş bulunduğu, iş bedelinin taraflar arasında birim fiyatlı götürü bedel olarak kararlaştırılmış olup, kararlaştırmaya göre her bir petek imalat bedelinin (3.800.000/175=) 21.714,29 TL+KDV olup 146 adet petek için 3.170.286,34 TL + KDV olması gerektiği, İlk Derece Mahkemesi tarafından kurulan ilk hükümde bilirkişilerce belirlenen 254.745,35 TL eksik iş bedeli hakedişten düşülerek sonuca gidildiği, bu karara davacı tarafça istinafa gelinmediği, bu nedenle, 254.745,35 TL eksik iş bedeli yönünden davalı yararına kazanılmış hak oluşacağından sözleşme kapsamıyla oluşan hakediş bedelinin (3.170.286,34 TL-254.745,35 TL=) 2.915.540,99 TL + KDV (3.440.338,37 TL) olduğu, Daire kaldırma kararı sonrasında aldırılan hükme dayanak 03/08/2023 tarihli teknik bilirkişi raporunda proje değişikliği nedeniyle davacı yükleniciye getirilen ilave iş bedelinin piyasa rayiçleriyle 350.000,00 TL olduğu tespit edilmiş olup, davacı tarafça bu bedelin sözleşme dışı iş olarak davalıdan talep edilebileceği, davacının sözleşme kapsamında ve dışında toplam alacağının (3.440.338,37 TL +350.000,00 TL) 3.790.338,37 TL olduğu, 3.181.681,86 TL ödeme mahsup edildiğinde 608.656,51 TL davacının bakiye alacağı kaldığı, 3.714,14 TL davacı işçilerine verilen eğitim masrafı da mahsup edildiğinde davacının bakiye alacağının 604.942,37 TL olduğu belirtilerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile 604.942,37 TL’nin 25.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Kaldırma kararı ile ilk hesaplama tarzının değiştirildiğini, ilk karardaki hesaplama verilerinin ikinci hesaplama yönteminde kazanılmış hak denilerek kullanılmasının doğru olmadığını beyan etmektedir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacı şirket işçileri için yapılan eğitim ve İSG masrafı olmak üzere, Ana İşveren tarafından müvekkil hakedişinden 10.716,26 TL kesinti yapıldığını, b. Davacı işçileri tarafından peyzaja verilen zarar sebebiyle de ana işveren tarafından müvekkil hakedişinden 10.648,39 TL kesiti yapıldığını, c. Ana işveren tarafından kesin hakedişte "Petekler Nefaset Kesintisi" adı altında 13.004,13USD nefaset kesintisi (o günkü kur karşılığı 87.777,87 TL) kesinti yapıldığı, d. Davacının eksik bıraktığı temizlik ve finisyon işleri için 80.122,00 TL üçüncü kişiye ödeme yapıldığı, e. Davacının işi süresinde teslim etmemesi nedeniyle gecikilen her gün için 3.800,00 TL’nin davacı alacağından mahsubu gerektiği, f. Yatay ve düşey taşıyıcıların davacı şirketin sorumluluğunda olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, bakiye iş bedelinin tahsili istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle sözleşmenin 7/4. maddesi uyarınca yatay ve düşey taşıyıcı sistemi hazır hale getirme sorumluluğunun davalıda olduğu, davalının süresinde bu yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle teslimde gecikme yaşandığından gecikme cezası mahsubu talebinin yerinde olmadığı, peyzaja verilen zararla ilgili olarak davalının delil ibraz edemediği, dava dışı üçüncü kişiye yaptırılan temizlik ve diğer işlerin ise sözleşme kapsamında bulunmadığının anlaşılmasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2. Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda, metretül üzerinden iş bedelinin hesaplandığı, mahkemece bu hesaplama tarzına göre verilen kararın davalı yüklenici tarafça istinaf edilmesi sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince sözleşme uyarınca ölçü tarzında ürünün adet cinsinden miktarının iş bedelinin hesaplanmasında dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle kaldırma kararı verildiği, kaldırma kararı sonrasında hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda adet cinsinden iş bedelinin hesaplandığı ve bu hesaplama tarzına göre karar verildiği anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesince verilen ilk kararda bilirkişilerce belirlenen 254.745,35 TL eksik iş bedelinin davalı yararına usuli kazanılmış hak oluşturduğu gerekçesiyle hesaplanan davacı alacağından bu miktar düşülerek bakiye iş bedeli alacağı hesaplanmış ise de, kaldırma kararı iş bedeli alacağının hesaplama tarzına ilişkin olduğundan davalı yararına usuli kazanılmış hak teşkil etmez. Ayrıca kaldırma kararı sonrasında ilk derece mahkemesince hükmedilen alacak miktarı, kaldırma kararı öncesinde verilen alacak miktarından fazla olmadığından davalının usuli kazanılmış hakkı da ihlal edilmemiştir. İş bu nedenle, Bölge Adliye Mahkemesince, alanında uzman bilirkişiler tarafından hazırlanan, denetlenebilir ve açıklayıcı olduğu anlaşılan ve hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporu uyarınca davacı taşeronun KDV dahil 4.153.937,90 TL tutarında iş yaptığı kabul edilerek, bundan 3.181.681,86 TL davalı ödemesi ve davacı işçilerine davalı tarafça verilen eğitim masrafı 3.714,14 TL’nin mahsubu sonucu 968.541,90 TL’ye karar verilmesi gerekirken, kaldırma kararı öncesinde metretül üzerinden yapılan hesaplamaya göre bulunan eksik iş bedelinin mahsubu doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının “2” inci bendinde yer alan “604.942,37” rakamlarının çıkartılmasına, yerine “968.541,90” rakamlarının yazılmasına, “3” üncü bendinde yer alan “41.323,61-21.157,47” rakamlarının çıkartılmasına, yerine “66.161,09–45.994,95” rakamlarının yazılmasına, “4” üncü bendinde yer alan “19.379,82” rakamlarının çıkartılmasına, yerine “31.159,70” rakamlarının yazılmasına, “6” ıncı bendinde yer alan “90.691,93” rakamlarının çıkartılmasına, yerine “136.539,60” rakamlarının yazılmasına, “7”inci bendinde yer alan “86.628,44” rakamlarının çıkartılmasına, yerine “33.847,68” rakamlarının yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan davacı yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davacıya iadesine, Aşağıda yazılı harcın temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, MUHALEFET GÖRÜŞÜ HMK 370/2 maddesine göre “Temyiz olunan kararın, esas yönünden kanuna uygun olup da kanunun olaya uygulanmasında hata edilmiş olmasından dolayı bozulması gerektiği ve kanuna uymayan husus hakkında yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde Yargıtay, kararı düzelterek onayabilir. Esas yönünden kanuna uygun olmayan kararlar ile hâkimin takdir yetkisi kapsamında karara bağladığı edalar hakkında bu fıkra hükmü uygulanmaz.” Madde metninden anlaşılacağı gibi Yargıtay temyiz olunan kararın esas yönünden kanuna uygun olup da kanunun olaya uygulanmasında hata edilmiş olması nedeniyle bozulması gereken ancak kanuna uygun olmayan husus hakkında yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde hükmü değiştirerek ve düzelterek onayabilir. Bu durumda temyiz edilen hüküm esas yönünden kanuna uygundur, ancak harç, vekalet ücreti, faiz gibi konularda yanlışlık yapılmış ve bu hallerde yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden karar düzeltilerek onanabilir. Esas yönünden Kanuna uygun olmayan kararlar ile hakimin takdir kapsamında karara bağladığı edalar hakkında düzeltilerek onama kararı verilemez. Mahkeme kararının bozulması ile yetinilir ve bu suretle mahkemenin yasal direnme kararı elinden alınamaz. Somut olayda davacı taşeron tarafından bakiye alacak talebi ile ilgili olarak 1.180.859,78 TL alacağın tahsili talebi ile dava açılmış, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucu 968.541,90 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiş, bu kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi tarafından yapılan inceleme sonucu ilk derece mahkemesinin hesaplama yönteminin doğru olmadığı gerekçesiyle yeniden hesaplama yapılarak ilk derece mahkemesi kararır kaldırılmak suretiyle davanın 604.942,37 TL üzerinden kabulüne karar verilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın hesaplama yönteminin hatalı olduğu kabul edildiğine göre sayın çoğunluk tarafından kararın bu nedenle bozulması gerekirken direnme hakkını ortadan kaldıracak şekilde Düzelterek Onama kararı verilemeyeceği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun kararına katılmamaktayım. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! af34e7dc4b5067d4 394ca829b60c7aef