Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/1276 E., 2025/1570 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/1276 E., 2025/1570 K. (17.04.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1276
Karar No
2025/1570
Karar Tarihi
17.04.2025
Konu
Tapu

6. Hukuk Dairesi 2024/1276 E. , 2025/1570 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1254 E., 2024/180 K. BİRLEŞEN 2021/372 ESAS SAYILI DAVADA İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/362 E., 2023/418 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davalı vekilince duruşmasız, asıl ve birleşen davada davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.04.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde asıl ve birleşen davada davacı vekili Avukat ... ile asıl ve birleşen davada davalı vekili Avukat ...'nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ve dava dışı şirket arasında tüm giderleri yüklenici tarafından karşılanmak üzere konut, ticaret ve sosyal donatı alanları, golf sahası ile sosyal tesislerin yapılması, pazarlanması, satışı ve alıcılarına teslimi işi kapsamında ... 3. Noterliğinin 27.09.2011 tarihli 13595 yevmiye numaralı "mutabakat metni " düzenlendiğini, tüm hak ve yükümlülüklerin davalı şirketin kabulü ile ... 57. Noterliği’nin 27.04.2015 tarihli 17598 yevmiye numaralı protokolü ile müvekkili şirkete devredildiğini, mutabakat metni ile kararlaştırılan iş programının süresi içerisinde hazırlanıp davalı şirkete iletildiğini, iş programının onaylandığına ilişkin herhangi bir bildirim yapılmadığı halde davalı tarafça çeşitli dönemlere ait muhtelif tarih ve bedelli toplam 51 adet fatura ile toplam 17.336.911,20 TL cezai şart alacağı talep edildiğini, 27.04.2015 tarihli protokol ile aynen ifanın kararlaştırılması nedeniyle davalı şirketin cezai şart taleplerinden vazgeçmek yönünde zımni bir irade ortaya koyduğunu, dava konusu edilen cezai şart faturalarından müvekkilinin sorumlu olmadığını ileri sürerek, müvekkilinin davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Birleşen ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/372 Esas sayılı dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ve dava dışı şirket arasında düzenlenen ... 3. Noterliğinin 27.09.2011 tarihli sözleşmenin 5. maddesi gereği işin tamamlanma süresi kapsamında ilk ruhsatın 05.07.2013 günü alınmasıyla 50 aylık sürenin başladığını, bu süreye uyulmadığında her gün için 6.000,00$ ceza-i şartın ödeneceğinin 17. maddede hüküm altına alındığını, işin teslim süresi dolmadan 15.03.2013/05.07.2013 tarihleri için 1.683.912,60 TL, 30.06.2014/30.04.2015 tarihleri için 21.984.441,10 TL cezai şart tahakkuk ettirildiğini, bu miktarın davacının ekonomik mahvına neden olacak derecede fahiş olduğunu, edimler arasında hakkaniyet ilkesine aykırılık oluşturduğunu ileri sürerek, cezai şartın tenkis edilerek günlük 600$ olarak belirlenmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşme gereğince hazırlanan revize iş programının müvekkili tarafından onaylandığının davacı tarafça bilindiğini, gönderilen ihtarlarda iş programında belirlenen sürelere riayet etmediği konusunda davacı tarafın uyarıldığını, cezai şart alacağından zımnen vazgeçildiğine dair davacının iddiasını kabul etmediklerini, protokolün 5. maddesinde protokol hükümlerine dayalı olarak ikame edeceği dava sonunda belirlenen cezai şartın ödeneceğinin yazılı olduğunu, müvekkili şirket tarafından davacıya toplamda 69 adet cezai şart faturası kesildiğini, 6 adet faturanın ödendiğini, davacıya kesilen cezai şart faturalarının tamamının taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygunluk arz ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından TTK’nın 22. maddesi uyarınca cezai şartın tenkisinin istenemeyeceğini, ceza-i şart miktarının fahiş olmadığını, davacının sözleşme ile elde edeceği yararın dikkate alınması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların kabulünde olan Fesih Protokolünün 6.4. maddesinde; sözleşme kapsamında işveren tarafından iş bu ek sözleşmenin imza tarihine kadar yükleniciye kesilen cezai şart bedelleri ile ilgili olarak yüklenici tarafından 1 ay içinde ikame edilecek olan davalar neticesinde belirlenecek olan bedel üzerinden ödeme yapılması hususunda mutabık kaldıklarının yazılı olduğu, Borçlar Kanunun 179/II maddesine göre davalı taraf hem cezai şart uygulayıp hem de ifayı isteyebileceğinden davacı tarafın cezai şart alacağından zımnen vazgeçildiğine dair iddiasını yerinde olmadığı, ... 3. Noterliğinin 27.09.2011 tarihli 13595 yevmiye numaralı "mutabakat metni"nin 17. maddesinde "yüklenici 4. ve 5. maddede belirlenen sürelerden herhangi birine uymadığı takdirde geciktiği her bir gün için günlük 6.000,00 USD ceza olarak işverene ödeyecektir." hükmü karşısında son bilirkişi heyetinin raporunda yer alan"...inşaatlar tamamlanmadan tarafların ortak iradesi ile feshin gerçekleştiği, dolayısıyla taraflar arasında öngörülen inşaatların 50 ayda tamamlanamamasına bağlı olarak cezai şartın uygulanabilme koşullarının bulunmadığı, ilk yapı ruhsatının alındığı tarihin 05.07.2013 olduğu, işin bitim tarihinin ise 05.09.2017 olacağı, fesihnamenin ise 27.04.2015 tarihinde yapıldığı, davacı tarafın davalı tarafa faturalar ile ilgili borçlu olmadığı" yönündeki değerlendirilmesinin yerinde olmadığı, davacı tarafın anılan mutabakat metninin 4. maddesini ihlal etmesi nedeniyle davalı işverenin sözleşmenin fesih tarihine kadar geç kalınan dönem için cezai şart talep edebileceği, tarafların kabülünde olan mutabakat metninin 17. maddesinde davacının üstlendiği işte gecikme yaşanması halinde her ada için ayrı ayrı ceza uygulanması gerektiğine ilişkin hüküm bulunmadığı, aynı dönem birden fazla ada için gecikme meydana geldiğinde bir tek ceza uygulanmasının dosya kapsamına sunulan sözleşmelere ve protokole uygun düştüğü, buna göre hesap yapılması için bilirkişi heyetinden alınan 06 Şubat 2023 tarihli 2.ek raporda söz konusu dönemde düzenlenmesi gereken cezai şart fatura tutarının 6.385.418,50 TL olarak hesaplandığı, davalının dava konusu faturalara tekabül eden dönemdeki gecikme nedeniyle davacıdan 6.385.418,50 TL cezai şart alacağı talep edebileceği, dava konusu faturalarda yazılı toplam 17.336.911,20 TL tutardan 6.385.418,50 TL tutarın mahsubu sonucu davacının dava konusu faturalar nedeniyle davalı tarafa 10.951.492,70 TL borçlu olmadığı, birleşen davada tacir sıfatını haiz olan davacının TTK’nın 22. maddesinin amir hükmü gereğince sözleşme cezasının indirilmesini talep edemeyeceği, bilirkişi heyetinden alınan rapor ve ek raporlarda davacının talep ettiği tutarın davacı şirketin ekonomik olarak mahvına sebep olmayacağının tespit edildiği, ... 57. Noterliği'nin 27 Nisan 2015 tarihli fesih protokolünün ve ... 2. Noterliği'nin 13.03.2020 tarih ve 7141 yevmiye numaralı fesih ihbarnamesinin taraflar arasında kararlaştırılan cezai şartı konusuz kılmayacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacının dava konusu faturalar nedeniyle davalı tarafa 10.951.492,70 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçe bulunmadığını, sözleşme ile kararlaştırılan süre bitmeden cezai şart uygulanmasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporu ile tespit edilen 6.385.418,00 TL cezai şart bedelinin dava değerinden düşülmesinin hatalı olduğunu, toplam fatura bedelinden düşülmesi gerektiğini, fesih ihbarnamelerinin davaya etkisinin tartışılmadığını, sözleşmenin niteliği değiştiğinden cezai şarta ilişkin maddelerin uygulanamayacağını, cezai şart miktarının müvekkilinin mahvına sebep olacak nitelikte olduğunu, asıl ve birleşen davada müvekkil aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir. 2. Asıl ve birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçe bulunmadığını, hükme esas alınan raporda hesaplanan cezai şartın hesap yönteminin belli olmadığını, USD üzerinden hesap yapılması gerekirken TL üzerinden hesap yapıldığını, müvekkilinin seçimlik hakkının sorulmadığını, sözleşme maddeleri yorumlanırken her iki tarafın gerçek ve ortak amaçlarının dikkate alınması gerektiğini, sözleşme konusu her bir ada için kararlaştırılan sürede ruhsat alınmadığından cezai şart düzenlenmesinin de mümkün olduğunu, davacının ilk altı faturayı ve aynı ay içinde düzenlenen iki faturayı itirazsız ödediğini, ilk derece mahkemesinin yeni bir delil sunulmadığı halde ilk kararından farklı bir karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, asıl davada menfi tespit, birleşen davada cezai şartın tenkisi istemine ilişkindir. 1. Birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazları bakımından; Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, Türk Ticaret Kanununun 22. maddesine göre tacirler arasında düzenlenen sözleşmelerde cezai şartın tenkisinin istenemeyeceği, davacının basiretli tacir olup, kararlaştırılan cezai şartın ekonomik mahvına sebep olacak nitelikte olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin birleşen davaya ilişkin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Asıl davada taraf vekillerinin temyiz itirazları bakımından; 2.1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.2. Davalı ile dava dışı adi ortaklık arasında düzenlenen ... 41. Noterliğinin 12.10.2005 tarih ve 48797 yevmiye numaralı sözleşmesi ile arsa payı karşılığı konut yapım işi kararlaştırılmış, bu sözleşmeye bağlı olarak davalı ile davacının da dahil olduğu adi ortaklık arasında ... 3. Noterliğinin 27.09.2011 tarih ve 13595 yevmiye numaralı mutabakat metni ile sözleşme konusu parseller üzerinde tüm giderleri yüklenici tarafından karşılanmak üzere konut, ticaret ve sosyal donatı alanlarının ve 9 delikli golf sahası ile sosyal tesislerin yapılması, pazarlanması, satışı, alıcılara teslimi ve arsa satışı karşılığı gelir paylaşımı esasına göre idare payı toplam gelirinin ödenmesi kararlaştırılmış, ... 57. Noterliğinin 27.04.2015 tarihli ve 17598 yevmiye numaralı fesih protokolü ile tüm hak ve yükümlülükler davacıya devredilmiş, fesih protokolünün 6.4. maddesinde; sözleşme kapsamında işveren tarafından iş bu ek sözleşmenin imza tarihine kadar yükleniciye kesilen cezai şart bedelleri ile ilgili olarak yüklenici tarafından 1 ay içinde ikâme edilecek olan davalar neticesinde belirlenecek olan bedel üzerinden ödeme yapılması hususunda mutabık kaldıkları belirtilmiştir. ... 3. Noterliğinin 27.09.2011 tarih ve 13595 yevmiye numaralı mutabakat metninin yapı ruhsatları başlıklı 4. maddesine göre, ilk yapı ruhsatının, imar değişikliğinin tapuya tescilinin yapıldığı tarihten itibaren 180 gün içerisinde alınması esastır, diğer ruhsatlar iş programında belirtilen sürelerde alınabilecektir, ancak bu durumda inşaatın süresi ruhsat alınan ilk yapı adasının tarihinden başlar, süreler başlıklı 5. maddesine göre, işin tamamının bitiş tarihi imar değişikliğinin tapuya tescilinin yapılıp, yeni konsept projenin ilk yapı ruhsatının alındığı tarihten itibaren 50 aydır, 4. ve 5. maddelerde belirtilen sürelerden herhangi birine aykırı davranılması halinde 17. maddedeki yaptırımlar uygulanmak kaydıyla, sözleşme işveren tarafından 26. maddeye göre tek taraflı feshedilecektir. Yine yaptırımlar başlıklı 17. maddesine göre ise, yüklenici 4. ve 5. maddelerde belirlenen sürelerden herhangi birine uymadığı takdirde, geciktiği her bir gün için günlük 6.000,00 USD ceza olarak işverene ödeyecektir. Taraflar arasında düzenlendiği ihtilafsız olan 27.09.2011 tarihli mutabakat metninin ifaya ekli cezai şart uygulanmasını öngören 17. maddesinin atıf yaptığı 4. ve 5. maddeler birlikte değerlendirildiğinde; maddede öngörülen günlük cezanın her bir ada/parsel için değil, sözleşmeye konu tüm ada/parseller için günlük 6.000,00 USD olarak belirlendiğinin kabulü gerekmektedir. Dosya kapsamından ise aynı dönem için aynı ada/parsel ile ilgili mükerrer fatura düzenlendiği anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesince her ada/parsel için ayrı ayrı ceza uygulanması gerektiğine ilişkin sözleşmede hüküm bulunmadığı, aynı dönem birden fazla ada/parsel için gecikme meydana geldiğinde tek ceza uygulanmasının dosya kapsamına, sunulan sözleşmelere ve protokole uygun düştüğü isabetli şekilde belirtilmiş ise de, mahkemece hükme esas alınan 06.02.2023 tarihli bilirkişi raporunda cezai şarta ilişkin hesaplamanın ne şekilde yapıldığını denetlemek mümkün olmamıştır. O halde mahkemece yapılacak iş; bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak, sözleşme konusu tüm ada/parseller açısından günlük 6.000,00 USD gecikme bedeli esas alınarak, denetime elveri��li olacak şekilde davalının istemekte haklı olduğu cezai şart tutarını hesaplatmak, davacı davasını açarken kabul ettiği cezai şart tutarını düşerek dava değerini belirlediğine göre davacı tarafından kabul edilen miktar hüküm kurulurken yeniden düşülmeden bir karar vermekten ibarettir. İlk Derece Mahkemesince bu hususlar üzerinde durulmadan yanlış değerlendirme sonucu karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.

VI. KARAR 1. Yukarıda 1. bentte açıklanan sebeplerle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi uyarınca birleşen dava yönünden ONANMASINA, 2. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının asıl dava yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA, 3.Yukarıda 2.2. bentte açıklanan sebeplerle İlk Derece Mahkemesi kararının taraflar yararına BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacı yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalı yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalı-birleşen davada davacıya iadesine, Aşağıda yazılı harcın birleşen dava yönünden davacı-birleşen davada davalıdan alınmasına, Dosyayı İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 1bd5d7621496c1d8 04e99a6d76848cf4

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı