6. Hukuk Dairesi 2024/1236 E. , 2025/1571 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1696 E., 2024/408 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/662 E., 2023/821 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.04.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... ... ile davalı vekili Avukat ...'nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında düzenlenen sözleşme gereğince davalının yükleniminde olan otoyol 3. kısım inşaatı işinin toprak işleri, küçük sanat yapıları, drenajlar ve üst yapı inşaatları kapsamındaki muhtelif kesimlerde yarma, ariyet ve yan ariyet kazılarının yapılması, dolgu sahalarına nakli ve serilip sıkıştırılması işlerinin yapımının müvekkili tarafından üstlenildiğini, ancak davalının yükümlülüklerini yerine getirmediğini, müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 400,00 TL alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 20.06.2023 tarihli ıslah dilekçesiyle dava değerini 945.034,47 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacı ile sözleşme düzenlendikten sonra konkordato sürecine girdiğini, davacı işe başlamadığından zararın oluşmadığını, sözleşmenin feshedileceğinin davacıya bildirildiğini, müspet ve menfi zararın birlikte istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; sözleşmenin davalı tarafça haksız şekilde feshedildiği, raporda belirtilen şekilde tazminata hak kazandığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 866.941,66 TL mahrum kalının kâr, 78.492,81 TL yapılan harcamalar için olmak üzere toplam 945.434,47 TL’nin 21.11.2018 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı yüklenicinin sözleşmenin feshi nedeniyle kâr kaybı alacağı talebinde bulunabilmesi için fesihte tamamen kusursuz olması gerektiği, mahkemece her ne kadar davacı yüklenicinin fesihte kusursuz olduğu değerlendirilmişse de, sözleşmenin 12. maddesinde açıkça davacı yüklenicinin davalının muhtemel zararlarına karşılık sözleşme bedelinin %6’sı oranında meblağı teminat olarak sözleşme imza tarihinden itibaren 7 gün içinde davalıya teslim edeceği kararlaştırılmış olup, davacıya kesin vade içerikli bir yükümlülük yüklenmesine rağmen davacı tarafça söz konusu teminatın davalıya teslim edildiği iddia ve ispat edilmediği, bu durumda gerek sözleşmenin feshini düzenleyen 20/a maddesi ve gerekse TBK’nın 97 maddesi gereğince davacının edimini yerine getirmediğinden fesihte kusursuz olduğundan söz edilemeyeceği, dolayısıyla davacının da sözleşmenin feshinde kusurlu olduğu anlaşıldığından ve dosya kapsamı itibariyle davalı yararına gerçekleştirdiği herhangi bir imalatı da bulunmadığından müspet zarar kapsamında kâr kaybı ve kâr kaybı içerisinde değerlendirilmesi icap eden ifaya dönük masrafları davalıdan talep edemeyeceği gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin edimin ifası için gerekli hazırlıkların tümünü yaptığını, ancak davalının müvekkilini işe başlatmadığını, sözleşmenin teminat mektubu verilmesine dair hükmünün kusurlu bir davranış ve tek taraflı fesih nedeni olarak düşünülmediğini, bu haliyle sözleşmenin devam ettiğini, sözleşmenin davalı tarafça feshedilmediğini, 26.02.2019 tarihli fesih ihtarının ise yargılama aşamasında düzenlendiğini ve müvekkiline tebliğ edilmediğini, sözleşmenin feshinin haksız olup, müvekkilinin zararının karşılanması gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan tahsili ile Yargıtay duruşmasında vekili hazır bulunan davalıya ödenmesine, Fazla yatırılan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b67c72accccae424 aa607f2439b3d6ba