6. Hukuk Dairesi 2023/4004 E. , 2025/721 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1316 E., 2023/1412 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/316 E., 2022/550 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 25.02.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı vekilleri Avukat ..., Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'nin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşması imzalandığını, sistem kullanım dağıtım bedelinin davalıya ait tarifelerde belirlendiğini, 01 Ocak 2017 tarihi itibariyle dağıtım hizmeti alan elektrik üreticileri arasında sistem kullanım/dağıtım bedeli bakımından “üretici” ve “lisanssız üretici” şeklinde ayrım yapıldığını, bu uygulamanın Elektrik Piyasası Kanunu'na göre eşit taraflar arasındaki ayrım yasağına aykırı olduğunu, davacıya keyfi ve rekabete aykırı muamele yapmasına gerekçe olacak herhangi bir teknik sebebin bulunmadığını, davalı şirketin tekel olup taraflar arasındaki sözleşmenin genel işlem koşullarını ihtiva ettiğini, pazarlık yapılmasının söz konusu olmadığını, uyuşmazlık konusu bedelin fazladan tahsilinin açıkça dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL’nin avans faizi ile tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin uygulanan bedel konusunda takdir hakkının bulunmadığını, Kanun tarafından görevlendirilen EPDK tarafından yine Kanun ve İkincil mevzuat göre alınan kararla Resmi gazetede yayımlanan tarife tespit edilen bedeli uygulamakla yükümlü olduklarını, lisanslı ve lisanssız üreticilere sağlanacak bağlantı ve sistem kullanım maliyetlerinin farklılık arz ettiğini, davacının faturalara itiraz etmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile lisanssız üretici konumundaki davacı şirketin, lisanslı üretici konumundaki dava dışı şirketler ile birçok kriter bakımından aynı standartlara tabi olmamasına rağmen, dağıtım kullanım sistemindeki lisanslı üreticilere uygulanan tarifelerin kendisine uygulanması isteminin açıkça dayanaktan yoksun olduğu, eldeki dava bakımından dava dışı EPDK tarafından belirlenen tarifelerin halen daha yürürlükte olduğu, şu halde davalı şirketin davacı şirketçe, kendisine, lisanslı üreticiler ile aynı tarifeyi uygulaması gerektiği iddiasını ispatlayamamış olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Bilirkişi raporuna karşı itirazlarının özellikle ihtiyaç fazlası enerji üzerinden tahsil edilen dağıtım bedelinin hesaplanması taleplerinin değerlendirilmediğini, b. İhtiyaç fazlası enerji yönünden tartışılan hususunun EPDK tarifesi olmayıp, sözleşmeye aykırı tahsilat olduğunu, c. İhtiyaç fazlası enerji şebekeye davacı tarafından verilmediğinden veriş yönlü dağıtım bedeli alınmasının mümkün olmadığını, d. Uyuşmazlık konusu olayda ise ihtiyaç enerji ve ihtiyaç fazlası enerji olacak şekilde bir ayrım yapılmaksızın üretilen elektriğin tamamı için tek kalemde fatura kesildiğini, f. Sistem kullanım/dağıtım bedelinin farklılaştırılmasının yegane şartının lisanssız üreticilerin dağıtım sistemi üzerinde ek maliyet oluşturması olduğunu oysa raporda ek maliyet oluşturmadığının tespit edildiğini, g. Davalının tekel olduğunu, aynı hizmeti alanlar arasında 10 kat gibi fahiş ayrım yapmanın dürüstlük kuralına aykırı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet alım sözleşmesine dayalı istirdat istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, lisanssız üretici konumundaki davacının, lisanslı üretici konumundaki dava dışı şirketler ile birçok kriter bakımından aynı standartlara tabi olmamasına rağmen, dağıtım kullanım sistemindeki lisanslı üreticilere uygulanan tarifelerin kendisine uygulanması isteminin dayanaktan yoksun olmasına, dava dışı EPDK tarafından belirlenen tarifelerin halen daha yürürlükte bulunmasına, basiretli tacir konumundaki davacının belirlenen tarifeler ve imzalanan sözleşme bakımından genel işlem koşulları iddiasının dinlenmesinin mümkün bulunmamasına göre, usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan davalı yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.