Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/1540 E., 2025/706 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/1540 E., 2025/706 K. (25.02.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1540
Karar No
2025/706
Karar Tarihi
25.02.2025
Konu
Tazminat, Kıdem Tazminatı

6. Hukuk Dairesi 2024/1540 E. , 2025/706 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1643 E., 2024/294 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/51 E., 2019/20 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararda dava değerinin duruşma sınırının altında olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma isteğinin miktardan reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafla imzalanan sözleşme kapsamında teminat mektubu verildiğini, termik santralin özelleşmesi üzerine, sözleşmenin 36.1 maddesi uyarınca sözleşmenin sona erdiğini, daha önce de teminat mektubunun iadesi kapsamında dava açıldığını, derdest davalar nedeniyle davanın reddedildiğini, Yargıtay tarafından kararın onandığını, derdest davaların sonuçlanarak reddine karar verildiğini ileri sürerek teminat mektubunun iadesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu edilen teminat mektuplarının iadesi talebinin daha önce de taraflar arasında Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/438 E. sayılı dosyasında dava konusu edildiğini, mahkemece davanın reddine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, her iki dosyanın konularının ve talep sonucunun aynı olduğunu, yeni bir vakıa gibi sunulan ibraname hususunun da bahse konu davada tartışıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile teminat mektubunun iadesi talebinin bünyesinde teminat mektubu nedeniyle borçlu olunmadığının tespitinin talebini de içerdiğini, teminat mektubunun iade talebi bölünemeyeceğinden teminat mektubu nedeniyle davacının borçlu olmadığı tutar yönünden davacı yararına menfi tespit hükmü oluşturulduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, teminat mektubundan kaynaklı sorumluluk kapsamında davacının, davalıya 152.859,95 TL için borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre teminatın iadesi koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, dava dışı işçilerin hangilerinin, ne zaman kıdem tazminatı almaya hak kazanacakları, ne miktar ödeneceği, açtıkları davaların ne şekilde sonuçlanacağı belli olmayan aşamada varsayıma dayalı hesaplamaya dayalı olarak hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesi ile, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilerek davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; daha önce davaya bakan Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin davası bulunan 70 işçi nedeniyle bunların davalarının henüz dava tarihi itibariyle sonuçlanmamış olmasını ret gerekçesi yaptığını, Yargıtay Kapatılan 23. Hukuk Dairesinin de karardan sonra oluşan yeni duruma göre yeni bir dava açılabileceğini belirttiğini, işçilerin açtıkları davalar neticesinde kıdem tazminatlarına hak kazanmadıkları ortaya çıktığını, önceki davanın sonuçlandığı tarihten bu dava tarihine kadar geçen sürede davalının muaccel hale gelen yeni bir alacağı oluşmadığına göre artık teminat mektubunun iadesine bir engel kalmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet sözleşmesi kapsamında verilen teminat mektubunun iadesi istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2025 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı