5. Hukuk Dairesi 2025/3321 E. , 2025/13997 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/247 Esas, 2024/4223 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/407 Esas, 2023/692 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak,düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ve davalı ... vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 13 99... parsel sayılı taşınmaza davalı idarece kamulaştırmasız el atıldığından bahisle taşınmazın bedelinin davalı idarelerden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, zaman aşımı yönünden reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davaya konu alanın müvekkili idare tarafından kamulaştırılması gerektiği düşünülse bile kamulaştırma işlemlerinin müvekkili Bakanlık tarafından yapılacağı için müvekkili Valilik için usulden davanın reddi gerektiğini, dava konusu alan üzerinde kurumlarına ait herhangi bir okul bulunmadığı gibi şu an için Bakanlıkları hizmetlerinde kullanılmadığını, taşınmaza fiili olarak el atmanın söz konusu olmadığını, hukuken de taşınmaza el atılmadığını, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun uygulama yetkisi mevcut kanun ile Belediyelerin yetkisinde olup yapılan uygulama sonucu taşınmazın eğitim alanı olarak ayrılmasından ötürü kurumları tarafından davacıların mağdur edilmesinin, mülkiyet hakkının engellenmesi ve ihlal edilmesinin söz konusu olmadığını, bu nedenle hukuki el atmadan bahsedilerek konuyla ilgili Bakanlıklarına ve Valiliklerine husumet yöneltilmesinin hukuka aykırı olduğunu, husumet itirazında bulunduklarını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafından talep edilen bedelin dayanaktan yoksun ve son derece fahiş olup taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile özetle; husumetin taraflarına yöneltilmesinin hatalı olduğunu, bu nedenlerle davanın idareleri açısından husumetten reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; imar planında ortaokul alanı olarak ayrılmasına karar veren idarenin ilgili Belediye Başkanlığının olduğunu, sorumluluğun bu gerekçe ile idarelerine ait olmadığını, aksinin kabulü halinde, bedelin çok yüksek hesaplandığını, imar planında okul alanı olan taşınmazın imar parseli olarak değerlendirilmesinin hakkaniyete uygun olmadığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) Ek 1 nci maddesine, 16.11.2022 tarihli ve 7421 sayılı Kanun ile maddeye son cümle olarak "Bu süre içinde belirtilen işlemlerin yapılmaması halinde, taşınmazların malikleri tarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkin açılacak davalar adli yargıda görülür" hükmü eklenmiş olup Anayasa Mahkemesinin 05.04.2019 tarihinde Resmî Gazete'de yayınlanan 20.12.2018 tarihli ve 2016/181 Esas, 2018/111 Karar sayılı iptal kararı sonrasında Yargıtay 5. Hukuk Dairesince, 2019/11864 Esas, 2020/4518 Karar, 2018/4230Esas, 2019/7228 Karar, 2018/972 Esas, 2019/10586 Karar sayılı kararları da bu yönde olduğundan dava konusu taşınmazın 1981 yılından beri devam eden kısıtlılık durumunun sorumlu idarece makul süre içinde giderilmediği anlaşıldığından taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığının kabulü yerinde olup taşınmazın imar planında ortaokul alanı olarak ayrıldığı anlaşıldığından davalı ... Bakanlığının sorumlu tutulması da doğru olduğundan dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğu kabul edilip, emsal karşılaştırması yapılarak taşınmaza değer biçilmesi yöntem olarak doğru olduğu gibi dava konusu taşınmazın emlak vergisine esas metrekare rayiç değerinin 1.250,00 TL, emsalin ise 1.750,00 TL olduğu belirlendiğinden bilirkişi raporunda yapılan kıyaslama da uygun görülerek Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrasının yorumu sonucunda 2024/998 Esas,2024/6381 Karar sayılı kararında açıkladığı yerleşik uygulaması nedeniyle hukuk birliği ilkesi gözetilerek, davacı taraf lehine nispi vekâlet ücreti takdir edilmesi yerinde görülmediğinden taşınmazın Hazine adına tescil edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi ile davalı ... ve harçtan muaf olduğu hâlde, yargılama giderleri içinde davalıdan harç alınmasına karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak,düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle ; dava konusu taşınmaza 1983 sonrasında el atıldığından vekâlet ücretinin nispi olarak hesaplanması ve tespit edilen tazminat bedeline kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizin iyletilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın düzeltilerek onanmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Dosya kapsamında yer alan fen bilirkişi raporunda, keşif tarihi itibarıyla dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığı anlaşılmakla birlikte, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı kapsamında ortaöğretim alanı olarak ayrıldığı ve dava konusu taşınmazın uzun yıllardan beri kamu hizmetine tahsis edilmiş olması nedeniyle fiilen el atılmamış olsa dahi mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlanması nedeniyle kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü ile alınan rapora göre taşınmaz bedelinin davalı ... Bakanlığından tahsiline karar verilmesi doğrudur. 4. Hukuken el atılan dava konusu taşınmaza davacı payına düşen tazminat bedeli yönünden 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4 'ün üçüncü fıkrası uyarınca Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi yerindedir. 5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar ve davalı ... vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, davacılardan alınan peşin temyiz harcının Hazineye irat kaydına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.