Yargıtay Kararları › Yargıtay 5. Hukuk Dairesi › Kasım 2025 › 2025/1777 E., 2025/14501 K.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/1777 E., 2025/14501 K. (06.11.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1777
Karar No
2025/14501
Karar Tarihi
06.11.2025
Konu
Tazminat, Tapu, Miras

5. Hukuk Dairesi 2025/1777 E. , 2025/14501 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1318 Esas, 2024/4097 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Çeşme 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/555 Esas, 2022/667 Karar Taraflar arasındaki tapu kaydının hatalı oluşması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazminine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların murisi olan ... ve ... oğlu 1883 doğumlu ... ile aile efradı olan kardeşleri ..., ... ve anneleri ... ile amcazadeleri ...'ye İskan Kanunu uyarınca eşit hisselerle taşınmaz tahsis edildiğini, bu taşınmazların da cilt 54, sayfa 45, 46, 47 ve sıra 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13 olarak zabıt kaydına tescil olduğunu, muris ... ile dört aile efradının 1/5'er hisse ile eşit olarak hissedar olduklarını, sayfa 46... 'te kayıtlı olan ve tamamı 1/5'er hisse ile muris ... ve aile efradı adına kayıtlı bulunan taşınmazda muris ...'in hissesi dışındaki 4/5 hissenin vekâletnameler ile hissedar ... tarafından 28.03.1945 tarihinde satıldığını, geriye kalan 1/5 ... hissesinin ise işlem görmediğini, murisi ...'in 1916 yılında vefat ettiğini, 16.05.1971 tarihinde de sayfa 46... 'te kayıtlı olan bu taşınmazdan kadastro geçtiğini ve taşınmazın ... 155 parsele revizyon gördüğünü, ... 155 parselin kadastro tutanağının malikler hanesinde 1/5 pay ile Muris ... veya mirasçıları hissedar olmalı iken kadastro memurlarının hatalı ve eksik işlemleri neticesinde taşınmazın tamamının ... adına tescil edildiğini, bu tespitin eski 766 sayılı Tapulama Kanunu’nun (766 sayılı Kanun) 32 nci maddesine aykırı olduğunu, ... 155 parsel sayılı taşınmazın birden fazla taşınmaza ifraz olduğunu, ifrazen oluşan parsellerden 2356, 2357, 2358, 23 62... parsellerin tamamının ... tarafından muhtelif tarihlerde üçüncü kişilere satıldığını, bu 5 adet parselde 1/5 pay ile hissedar olması gereken muris ... veya mirasçılarının hatalı kadastro işlemi nedeniyle haklarının zayi olduğunu, ...'in ... 40 11... parselde bulunan hissesinin intikali sebebiyle yapılan başvuru neticesinde gerçekleştirdikleri araştırmalar ile 2019 yılının Mayıs-Haziran aylarında bu hatayı tespit ettiklerini belirterek müvekkillerinin uğradıkları zararın Hazineden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın dava şartı ve zamanaşımı nedeniyle reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; 1971 yılında yapılan hatalı kadastro işleminin eski 766 sayılı Kanun’un 32 nci maddesine aykırı olduğunu, yapılan bu hatayı muris ...'in 40 11... parselde bulunan hissesinin intikali için yapılan başvuru sırasında 2019 yılı Mayıs-Haziran aylarında tespit ettiklerini, 155 parselden kadastro geçmeden önceki son zabıt kayıtlarında bile anılı parselde 4/5 pay yönünden işlem yapılmış olup zabıt kayıtları incelenmeden kadastro tespiti yapılmak suretiyle yolsuz tescil oluştuğunu, dava konusu taşınmazlarda 1/5 pay ile hissedar olması gereken muris ... veya mirasçılarının hisselerinin dava dışı ... adına tescil edildiğini ve müteaddit defalar el değiştirdiğinden müvekkillerinin mülkiyet hakları ihlal edilerek geri dönülmez zararlar doğduğunu, her ne kadar Devletin kusursuz sorumluluğu için 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu belirtilmiş ise de bu sürenin başlangıcının Hukuk Genel Kurulu karar tarihi olan 18.11.2009 olarak kabul edilmek suretiyle davanın kabulü gerektiğini, zamanaşımının başlangıç tarihi zararın doğup kesinleştiği tarih olup davacı müvekkillerince Mayıs 2019'da öğrenildiği de dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; zamanaşımının usule ilişkin değil hakkın esasına ilişkin bir mesele olduğunu, davanın esastan reddine karar verilmiş olmakla bilirkişi raporunda tespit edilen 1.351.806,00 TL üzerinden nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu ... Mahallesi 2356, 2357, 2358, 23 62... parsellerin 23.01.1984 tarihli ve ... yevmiye numaralı işlemle kadastral 155 nolu parselin yola terk ve ifraz işlemi neticesinde oluştuğu, ... Mahallesi 155 parsel sayılı taşınmazın, 15.01.1965 tarih, Sıra:9, Cilt:112, Sayfa:1 40... .01.1965 tarih, Sıra:12, Cilt:112, Sayfa:141 sayılı zabıt defteri kayıtları esas alınarak 1 52... parsellerin tevdi ile ... adına tam hisse ile 28.08.1970 tarihinde tesis kadastrosu ile tespitinin yapıldığı, 28.08.1970 tarihli tapulama tutanağının 16.05.1971 tarihinde itiraza uğramaksızın kesinleştiği, 06.04.2021 tarihli ve 05.09.2022 havale tarihli bilirkişi raporlarında ayrıntıları ile tespit edildiği üzere; kadastro tespitine dayanak alınan 15.01.1965 tarih, Sıra:9, Cilt:112, Sayfa:1 40... .01.1965 tarih, Sıra:12, Cilt:112, Sayfa:141 sayılı zabıt defteri kayıtlarının geldisi olan 06.11.1932 tarih, Cilt:54, Sayfa:45,46,47 Sıra: 3,4,5,6,7,8,9,10,11,12,13 sayılı zabıt kayıtlarında muris ...'e ait olan 1/5 hissenin işlem dışı bırakılarak 4/5 hisseye sahip ... adına tam hisse ile tescilinin yapıldığı, bu haliyle kadastro tespiti sırasında kadastro görevlilerince dayanaksız ve gerçek hukuksal duruma uymayan kayıt düzenlendiği anlaşılmakla 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesinden kaynaklanan tazminat davalarında, mülkiyet kaybının kesinleştiği tarihten itibaren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 125 inci maddesine göre 10 yıllık genel zamanaşımı süresi içinde dava açılması gerektiği, Anayasa Mahkemesinin 2014/6673 başvuru nolu 25.07.2017 tarihli, 29.09.2017 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan ... kararı ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2009 tarihli ve 2009/4-383 Esas, 2009/517 Karar sayılı kararı nazara alındığında, Hukuk Genel Kurulu kararı ile 1007 nci madde ile düzenlenen tazminat için hukuk yolu etkili hale gelmiş olup, ne var ki Hukuk Genel Kurulu karar tarihi olan 18.11.2009 tarihinden önce zamanaşımı süresi dolanlar açısından makul süre içinde 1007 nci maddeye dayanılarak dava açılması gerektiği, Anayasa Mahkemesinin 25.07.2017 tarihli ve 2014/6673 kararı gereği 18.11.2009 tarihinden önce zamanaşımı süresi dolmuş bulunan eldeki dava yönünden, 4721 sayılı Kanun'un 1007 maddesi kapsamında dava açılabilmesi imkanı yönünden Anayasa Mahkemesinin belirtilen hak ihlali kararı nazara alındığında, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2009 tarihli kararından yaklaşık 10 yıl sonra 25.10.2019 tarihinde dava açıldığı ve 18.11.2009 tarihinden itibaren oluşan iç hukuk yolu itibarıyla, eldeki davanın makul süre içinde açıldığının kabulünün mümkün olmadığı, davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin esasa ilişkin olduğu anlaşılmakla davanın zamanaşımı nedeniyle esastan reddine karar verilmesi usul ve kanuna uygun olduğundan istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu taşınmaza ilişkin kadastro tespit tutanağının 16.05.1971 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 25.10.2019 tarihinde açıldığı, davalı ... vekilinin süresinde zamanaşımı itirazında bulunduğu anlaşılmıştır. 3. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 12 nci maddesinin üçüncü fıkrasındaki "bu tutanaklarda belirtilen haklara sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz" hükmü gereği dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin kesinleşmesinden itibaren yaklaşık 48 yıldan fazla süre geçtiğinden aynî hakkın ileri sürülemeyeceği dolayısıyla bu hakkın kaybedildiği iddiasıyla tazminat da istenemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 1c995a5619d39263 8e44be949be05c2a

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi – Kasım 2025 kararlarının tamamı