Yargıtay Kararları › Yargıtay 5. Hukuk Dairesi › Kasım 2025 › 2025/2884 E., 2025/14507 K.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/2884 E., 2025/14507 K. (06.11.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2884
Karar No
2025/14507
Karar Tarihi
06.11.2025
Konu
Tapu

5. Hukuk Dairesi 2025/2884 E. , 2025/14507 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3682 Esas, 2024/5292 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Afyonkarahisar ili, ..., ... eski 1299 parsel (ifrazen 3097, 30 98... parsel) sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 19.01.2021 tarihli ve 2020/546 Esas, 2021/28 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 09.09.2021 tarihli ve 2021/883 Esas, 2021/1255 Karar sayılı kararı ile duruşma yapılarak arazi niteliğindeki taşınmazlara olduğu gibi kullanılması hâlinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilerek taşınmazın üzerinde fiilen yonca ekili olduğundan yonca üzerinden bedeli belirlenip, %100 oranında objektif değer artışı ve arta kalan 3099 parsel sayılı taşınmazda %30 oranında değer azalışı uygulanmak suretiyle yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 09.09.2021 tarihli ve 2021/883 Esas, 2021/1255 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; yoncalık niteliğindeki taşınmazın değeri tespit edilirken bilirkişilerce dava tarihinden geriye doğru yıllar dahil dekara verimin esas alınması gerektiğinden yoncanın geriye doğru son 5 yılı kapsar şekilde dekar başına verim miktarlarının İlçe ... ve ... Müdürlüğünden, değerlendirme tarihi olan 2018 yılı dekar başına üretim masrafları ile hasat dönemindeki ortalama toptan kilogram satış fiyatlarının da ilgili resmi kuruluşlardan sorulup rapor denetlenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması ve İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda %10 oranında objektif değer artırıcı unsur uygulanması, Bölge Adliye Mahkemesinin karar ilâmında ise objektif değer artış oranının %200 olması gerektiği belirtildiği hâlde, gerekçesi açıklanmaksızın çelişki oluşturacak şekilde %100 oranında objektif değer artırıcı unsur ilave edilmek suretiyle tespit edilen bedel üzerinden karar verilmesi doğru görülmeyerek kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin 14.09.2022 tarihli ve 2022/1208 Esas, 2022/2426 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 14.09.2022 tarihli ve 2022/1208 Esas, 2022/2426 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Dairemiz denetiminden geçen dosyalarda yoncanın uzun yıllar verim ortalaması 1.500,00 kg olarak alındığı gibi, ... İlçe ... ve ... Müdürlüğünün 22.11.2021 tarihli yazısında da 2014, 2015, 2016, 20 17... yılı için verim miktarı 1.500,00 kg olarak belirtildiği hâlde, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ... İlçe ... ve Orman Müdürlüğünün 2014 ve öncesine ait maliyet çizelgelerine ulaşılamadığından değerlendirme tarihinden sonraki yıl olan 2019 yılı ürün maliyet çizelgesinden faydalanıldığı belirtilerek ve 2019 yılı verimi de hesaba dahil edilerek, gerekçesi açıklanmadan verim yüksek alınmak suretiyle değer biçilmesi ve kabule göre de arta kalan 3099 parsel sayılı taşınmazda %30 değer azalışı karşılığı 25.567,83 TL olduğu hâlde, hesap hatası yapılmak suretiyle 57.279,80 TL’ye hükmedilmesi ile bozma öncesi tespit edilen 203.253,80 TL kamulaştırma bedelinin 112.083,89 TL'sine 10.03.2019 tarihinden İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi olan 19.01.2021 tarihine kadar, 91.169,91 TL'sine ise 10.03.2019 tarihinden Bölge Adliye Mahkemesinin ilk karar tarihi olan 09.09.2021 tarihine kadar yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. D. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin 25.10.2023 tarihli ve 2023/1769 Esas, 2023/2308 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. E. Üçüncü Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 25.10.2023 tarihli ve 2023/1769 Esas, 2023/2308 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; yoncalık niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiş ise de yoncanın geriye doğru son 5 yılı kapsar şekilde dekar başına asgari ve azami verim miktarlarını da içeren cetveller İlçe ... ve ... Müdürlüğünden ayrı ayrı getirtilerek, değerlendirme tarihi olan 2018 yılı dekar başına üretim masrafları ile hasat dönemindeki ortalama toptan kilogram satış fiyatlarının da ilgili resmî kuruluşlardan sorulup rapor denetlenerek taşınmazın metrekare birim bedelinin tespiti gerekirken, bozma ilâmı gerekleri yerine getirilmeden, hatalı ve yetersiz değerlendirme ile verim miktarı (2018 yılı veri cetveli minimum 1500kg- maksimum 2500 kg olduğu dikkate alınarak) 1500 kg alınmak suretiyle eksik bedel tespiti doğru olmadığından bahisle bozma kararı verilmiştir. F. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; Tapu Müdürlüğü yazısında son beş yıl verimi 1.500 kilogram olarak belirtildiği hâlde bilirkişi raporunda ortalama verimin 2.000 kilogram olarak alınmasının hatalı olduğunu, belirlenen bedelin yüksek olduğunu, arta kalan kısımlarda uygulanan değer azalışının yüksek olduğunu, objektif değer artış oranının hatalı belirlendiğini, müvekkili idare lehine vekâlet ücretini hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili temiz dilekçesinde özetle dava tarihinden kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz uygulanması gerektiğini, üretim maliyetinin yüksek hesaplandığını, arta kalan 1.150,15 metrekarelik kısım üçgen şeklinde olup tarım yapabilme imkanı kısıtlandığından belirlenen değer azalış oranının düşük olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; "İptal kararları geriye yürümez" hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; "Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…" gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile "Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır" genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararı nazara alındığında fark kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması doğrudur. 3. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozma gereklerine uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi – Kasım 2025 kararlarının tamamı