Yargıtay Kararları › Yargıtay 5. Hukuk Dairesi › Kasım 2025 › 2025/7599 E., 2025/14508 K.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/7599 E., 2025/14508 K. (06.11.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7599
Karar No
2025/14508
Karar Tarihi
06.11.2025
Konu
Tapu

5. Hukuk Dairesi 2025/7599 E. , 2025/14508 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/690 Esas, 2025/1388 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/196 Esas, 2023/823 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın ... Odası ... Bölgesi adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, ..., ... 1 09... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın ... Odası ... adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; idarece teklif edilen değerin çok düşük olduğunu ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile ... Odası ... Sanayi Bölgesi adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza arsa olarak değer biçilmesinin hatalı olduğunu, belirlenen bedelin yüksek olduğunu, müvekkili idarece dosyaya sunulan emsallerin değerlendirilmediğini, emsallerin eski tarihli ve uygun olmadığını, taşınmaz üzerindeki muhtesatın değerinin soyut ifadelerle ve yüksek olarak belirlendiğini ileri sürmüştür. 2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; istinaf kararında yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiş ise de bu hususa uyulmadığını, belirlenen bedelin düşük olduğunu, emsallerin uygun olmadığını, eski tarihli emsaller esas alınarak belirlenen bedenin düşük olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... Odası ... Sanayi Bölgesi Tevsi Alanına isabet etmesi nedeniyle kamulaştırma kapsamında kalan dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğunun kabulü ile emsal karşılaştırması yapılarak birbirlerine üstünlük oranları tartışılıp kamulaştırma gününden önce özel amacı olmayan emsal arsa satışına göre aynı bölgede yapılan kamulaştırmalar kapsamında istinaf ve temyiz denetiminden geçerek kesinleşen bedeller de irdelenmek suretiyle zemin değerinin, taşınmazda fiili taksim bulunduğu ve taraf vekillerinin taşınmaz üzerinde bulunan yapı, muhdesat ve ağaç bedellerinin tespiti yönünden istinaf kaldırma kararı sonrası kurulan hükme yönelik açık istinaf taleplerinin bulunmadığı da dikkate alındığında her bir davalının kullandığı alana göre üzerlerinde bulunan yapılara resmî birim fiyatları esas alınıp yıpranma payları da düşülerek, ağaçlara yaş ve cinslerine göre maktuen değerlerinin tespit edilerek bu bedelin bankaya bloke ettirilmesi ve kararın kesinleşmesi beklenmeksizin zemin yönünden davalılara payları oranında, yapı, müştemilat ve ağaçlar yönünden fiili taksime göre derhal ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek, 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 2942 sayılı Kanun'un değişik 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrasındaki “ Kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davanın dört ay içinde sonuçlandırılamaması halinde, tespit edilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren kanuni faiz işletilir” hükmü Anayasa'ya aykırı görülerek iptaline karar verildiği, Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararında Anayasa'nın 153 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince iptal hükmünün belirli bir süre erteleneceği yönünde bir hüküm bulunmadığı gibi Anayasa'nın 153 üncü maddesinde “iptal kararları geriye yürümez” hükmü iptal kararlarının kesinleşen işlemlere etki etmeyeceği anlamında olup, elde bulunan uyuşmazlığın sürdüğü davalarda “geriye yürümeme” kuralı uygulanamayacağından, zira Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2004/9-602 Esas, 2004/595 sayılı kararında da belirtildiği üzere, Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının kesinleşmeyen işlemlerde derhal uygulanacağı da dikkate alındığında, dava tarihi esas alınarak belirlenen kamulaştırma bedeline dava tarihinden karar tarihine kadar geçen süre için Anayasa'nın 46 ncı maddesinde belirtilen en yüksek faiz olan “Kamu Alacaklarına Uygulanan En Yüksek Faiz” oranının uygulamasına dair kararda; aynı bölgeden istinafa intikal eden ... 1 01... parsel sayılı taşınmaz yönünden Ağustos 2018 tarihi itibarıyla tespit edilen 85,00 TL/m² kadastral birim bedelin, ... 1 01... parsel sayılı taşınmazın arsa niteliğinde olduğunun kabul edildiği ve Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin 2021/14138 Esas sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, yine aynı kamulaştırma kapsamında açılan ve iş bu eldeki dosyada somut emsal olarak kullanılan taşınmazlar kullanılmak suretiyle değer biçilen ... 1 01... ve 300 parsel sayılı taşınmazlar yönünden Mayıs 2021 değerlendirme tarihi itibarıyla tespit edilen 160,00 TL/m² birim bedellerin tarafların temyizi üzerine Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin 2023/6620 Esas ve 2023/4804 Esas sayılı kararları ile onanarak kesinleştiği, belirlenen bedellerin taşınmazların konumu ve dava değerlendirme tarihleri dikkate alındığında birbirleriyle uyumlu olduğu, değerlendirmeye esas emsallerin aynı bölgede açılan kamulaştırma dava dosyaları, bilirkişi raporlarında da kıyas emsal olarak alındığı ve temyiz denetiminden geçerek kesinleştiği, tarafların istinaf talepleri ile bağlı olarak yapılan inceleme sonucunda Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir isabetsizlik bulunmadığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca hükmedilen kamulaştırma bedeline yürütülecek faiz, faiz tarihi, faiz türünün hukuka aykırı şekilde belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir 2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca aynı kamulaştırma kapsamındaki taşınmazlara farklı bedeller belirlendiğini, aynı amaca tahsis edilen ve birbirine sınırları bitişik olan taşınmazlar hakkında ayrı ayrı bedeller belirlenmesinin hukuka aykırı olduğunu, kararın müvekkili ... yönünden kesin olmasının da doğru olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılmak suretiyle değer biçilerek tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile ... Sanayi Odası ... Sanayi Bölgesi adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekilinin tüm, davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 4. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması gerekirken dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz uygulanması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalılar vekilinin tüm, davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının (1) numaralı bendinin 6 ncı ve 7 nci paragraflarında yer alan “ dava tarihi olan 20.11.2021” ibaresi hükümden çıkartılması, yerlerine ayrı ayrı “21.03.2022” tarihinin ve “kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz” ibareleri hükümden çıkartılması, yerlerine ayrı ayrı “yasal faiz” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davalılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 84e0d048e11d5247 9b8c56b5011bf4ca

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi – Kasım 2025 kararlarının tamamı