4. Hukuk Dairesi 2024/7262 E. , 2025/9819 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3418 E., 2024/627 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, HMK'nın 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar yönünden temyiz sınırı her dava arkadaşının davası için ayrı ayrı belirlenecektir. Bozmadan sonra vefat eden davacılardan ... mirasçıları lehine 48.229,48 TL maddi tazminata hükmedilmiş, fazlaya ilişkin 4.282,20 TL'lik talebin reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğine göre; davacı ... mirasçıları yönünden hüküm altına alınan/reddedilen ve temyize konu edilen miktarın Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla; davacılardan ... mirasçıları vekilinin temyiz dilekçesinin ve davalı vekilinin bu davacıya yönelik temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı ... vekilinin ve davalı vekilinin bu davacıya yönelik gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 13.06.2011 tarihinde davacılardan ... ve ...’in oğlu, diğer davacıların kardeşi olan ...’ın davalı tarafından kasten öldürüldüğünü, davacılardan anne, baba ve kız kardeş ...’in destekten yoksun kaldıklarını, tüm davacıların derin bir üzüntü yaşadıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı anne ..., davacı baba ... ve kız kardeş ... için ayrı ayrı 40.000,00’er TL manevi ve alacağın belirsiz olması nedeniyle şimdilik bu davacıların her biri için ayrı ayrı 10.000,00’er TL maddi tazminatın, diğer kardeşler ..., ..., ..., ... için ayrı ayrı 20.000,00’er TL manevi tazminat olmak üzere 30.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 230.000,00 TL'nin olay tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 30.10.2019 tarihli dilekçesiyle talebini davacılar ... için 53.297,99 TL, ... için 63.262,80 TL ve ... için 453.195,63 TL olmak üzere toplam 569.756,42 TL'ye yükseltmiş; bozma sonrası 19.01.2023 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini davacı ... için 24.769,95 TL, ... için 52.511,68 TL ve ... için 2.252.302,34 TL olmak üzere toplam 2.329.583,97 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ... dışında dört kardeşi daha bulunmakta olan davacı ... yönünden destek tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, talep edilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, desteğin gelir durumunun davacı yanca resmi kayıtlar esas alınarak ispatlanması gerektiğini, talebin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 17.12.2019 tarihli ve 2017/589 Esas, 2019/1120 Karar sayılı kararı ile desteğin geliri yönünden ekonomik sosyal durum araştırma tutanağı dışında herhangi bir resmi belge veya kayıt bulunmadığı ve asgari ücret üzerinden yapılan değerlendirme esas alınarak davacı anne ... ve baba ... yönünden maddi tazminat isteminin kısmen kabul edildiği, davacı kız kardeş ...’in destekle birlikte yaşıyor olması yeterli olmayıp diğer erkek kardeşin de maddi destek sağladığı, düzenli ve eylemli olarak destek aldığı ispatlanamayan ...’in destek tazminatı talebinin reddedildiği, dava dilekçesi içeriğinde hakkında herhangi bir anlatım ve dilekçenin sonuç kısmında harçlandırılmış herhangi bir talebi bulunmayan davacı ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği belirtilerek davacı ... için 26.568,43 TL, davacı ... için 22.383,77 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihi olan 13.06.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, davacı ...’in maddi tazminat talebinin reddine, davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile ... için 20.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 95.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 13.06.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ... lehine herhangi bir talep bulunmadığından bu davacı yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; karara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 17.12.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 28.01.2021 tarihli ve 2020/1785 Esas, 2021/85 Karar sayılı kararı ile davacılar yararına takdir edilen manevi tazminat miktarlarının uygun olduğu, tarafların bu yöne ilişkin istinaf nedenlerinin yerinde görülmediği, destek ...’nin öldürüldüğü tarihte 41 yaşında olup sigorta kaydı olmaksızın eczane kalfalığı yaptığı, her ne kadar ilgili meslek odasından alınan cevapta eczane kalfasının alabileceği ücretin asgari ücretin altında olmamak kaydıyla eczacı ve çalışan arasındaki anlaşmaya bağlı olup tam tespit yapılamadığı bildirilmişse de, desteğin çevresinde çeşitli işlerle uğrayan sosyal ve aktif bir birey olarak tanınması da nazara alındığında desteğin gelirinin asgari ücretin üzerinde olacağının hayatın olağan akışına uygun olacağı ve zabıta araştırmasında tespit edilen aylık 1.500,00 TL gelirin hükme esas alındığı, davacı ...’in fiziksel engeli bulunmayıp çalışmadığı, baba ...’in de SGK’dan emekli maaşı aldığı, böylece evde tek gelir sahibinin destek ... olmadığı dikkate alınarak davacı ...’in destek tazminatı talebinin reddine karar verilmesinin yerinde olduğu belirtilerek; davacı anne ve baba dışındaki tüm davacılar ile davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı anne babanın desteğin gelirine yönelik istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK’nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmak suretiyle, davacı anne ... ve davacı baba ...’in maddi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile davacı ... için 63.262,80 TL, davacı ... için 53.297,99 TL destekten yoksun kalma tazminatının 13.06.2011 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davacı ...’in maddi tazminat isteminin reddine, tüm davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile ... için 20.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 95.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 13.06.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak bu davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ... lehine bir talep bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 28.01.2021 tarihli kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairenin 28.02.2022 tarihli ve 2021/15761 Esas, 2022/3481 Karar sayılı ilamıyla; davacılardan baba ..., kardeş ..., kardeş ..., kardeş ..., kardeş ...'ın ve davalının bu davacılara yönelik temyiz dilekçelerinin miktardan reddine, usulüne uygun surette açılmış bir davası olmayan ve istinaf isteminde bulunmayan davacı ...'ın temyiz isteminin reddine, davacı ...'ın manevi tazminata ilişkin tüm ve davacı ...'in ile davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek; "davacı ...'ın destek tazminatına ilişkin diğer temyiz itirazına gelince her ne kadar Dairemizce destek ile birlikte oturma ve bekar olmanın tek başına destekten yoksun kalma tazminatı isteme hakkı doğurmadığı, çalışmasını engelleyen bir özrü veya sağlık sorunu olmayan kardeşin destek tazminatı isteyemeyeceği kabul edilmekte ise de kardeşlerin birbirine destekliği nafaka yükümlülüğü dışında somut olayın özelliklerine göre çok özel koşullarda söz konusu olabilmektedir. Dava konusu olayda; ölenin diğer davacı anne ve babayla birlikte aynı evde yaşayan kardeşi ...’e de destek sağlayıp bu aile ile fertleri ile birlikte aynı evde yaşadığı anlaşılmaktadır. Desteğin öldüğü tarihte olağan koşullarda kardeşine bakım yükümlülüğü bulunmamaktadır. Ancak, 1970 doğumlu olan destek ..., öldüğü tarihte 40 yaşındadır. 1968 doğum olan davacı ... ise, kardeşinin vefat ettiği tarihte 51 yaşındadır ve kardeşinden yaşça büyüktür. Her ikisi de hiç evlenmemiş olup, ölüm tarihine kadar aynı evde sürekli olarak 1931 doğumlu baba ve 1937 doğumlu anne ile birlikte yaşamaları, davacı ...’in herhangi bir gelir ve malvarlığı bulunmayıp çalışma imkanının da düşük olması nedeniyle, ölen kardeşinden destek almasının anılan yasal düzenlemeler karşısında makul olması, ölenin diğer davacı anne ve baba ile birlikte kardeşi ...’in de geçimini sağlaması, bir başka deyişle ölen kardeşinden düzenli ve devamlı şekilde destek aldığının tüm dosya kapsamından anlaşılması karşısında, davacı kardeş ... için de maddi tazminatın hüküm altına alınması gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; dosya kapsamında desteğin eczacı kalfası olarak çalışması nedeniyle asgari ücretin üzerinde gelir ettiğine yönelik desteğin iki yeğeninin tanık beyanları dışında resmi bir kayıt da bulunmamaktadır. Hal böyle iken desteğin asgari ücretin neti tutarında gelir sağladığının kabulü ile bu miktar üzerinden hesaplanan destek tazminatına hükmedilmesi gerekirken, bölge adliye mahkemesince sadece zabıta araştırması esas alınarak hayatın olağan akışına göre asgari ücretin üzerinde gelir elde edeceğinin kabulü ile tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Hükme esas alınan hesap raporunda 40 yaşında bekar olarak ölen müteveffanın destek payları hesaplanırken, desteğin babasının destekten çıkma tarihinde; annenin kör olduğu ve ev işlerini kız kardeş ...’in yaptığı gerekçesiyle, bu pay annenin payına ilave edilmeyip kardeş ...’in payına ilave edilmiştir. Dairemiz uygulamasına göre anne ve babadan yaşam tablosuna göre hangisi destekten çıkacaksa kalan kişiye diğerinin payının ilave edilerek destek paylarının tespit edilmesi gerekmektedir. Bu nedenle, yukarıdaki açıklamalar gözetilerek, davacı anne ... ve kardeş ...’in talep edebileceği tazminat miktarının yeniden belirlenmesi için bilirkişiden işaret edilen hususta ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılamada bozma öncesi hükme esas alınan raporun bozmaya konu edilmeyerek kesinleşen yönleri bakımından aynı kabul ile düzenlenen 15.02.2024 tarihli ek rapor ile müteveffanın geliri asgari ücret üzerinden kabul edilerek rapor tarihindeki asgari ücret verileri esas alınmak suretiyle anne ... (mirasçıları) ve kardeş ...’in talep edebileceği tazminat tutarlarının yeniden belirlendiği, bu raporda anne ...'nın talep edebileceği destek tazminatının 48.229,48, kardeş ...'in talep edebileceği destek tazminatının ise 669.613,09 TL bulunduğundan işbu rapor hükme esas alınmak suretiyle hüküm kurulduğu, davacılardan Baba ..., kardeş ..., kardeş ..., kardeş ..., kardeş ... hakkında verilen maddi ve manevi tazminat hükmü ile kardeş ... hakkında verilen karar verilmesine yer olmadığına ilişkin hükmü ve de anne ... ve kardeş ... hakkında verilen manevi tazminat hükmünün Dairenin 2020/1785 Esas 2021/85 Karar sayılı kararı üzerinden Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 28.02.2022 tarih ve 2021/15761 Esas, 2022/3481 Karar sayılı kararı ile kesinleştiğinden, kararın kesinleşen bu kısımları yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulduğu gerekçesiyle; davacılardan baba ..., kardeş ..., kardeş ..., kardeş ..., kardeş ... hakkında verilen maddi ve manevi tazminat hükmü ile kardeş ... hakkında verilen karar verilmesine yer olmadığına ilişkin hükmü ve de anne ... ve kardeş ... hakkında verilen manevi tazminat hükmü Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 28.02.2022 tarih ve 2021/15761 Esas, 2022/3481 Karar sayılı kararıyla kesinleştiğinden, kararın kesinleşen bu kısımları yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacılardan anne ... (mirasçıları) ve kardeş ...'ın maddi (destek) tazminat talebinin kısmen kabulü ile davacı anne ... (mirasçıları) yönünden 48.229,48 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihi olan 13.06.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'ın mirasçılarına miras payları oranında verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ... yönünden 669.613,09 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihi olan 13.06.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; bozmaya uygun karar verilmediğini, bozma uyarınca ek rapor alınması yerine yeniden bir bilirkişi raporu aldırılması yoluna gidildiğini, Bölge Adliye Mahkemesince hükme esas alınması gereken bilirkişi raporunun 05.01.2023 tarihli rapor olduğunu, bu rapora itibar edilmeyerek yeni bir rapor aldırıldığını, usuli kazanılmış haklar yok sayılarak aldırılan 15.02.2024 tarihli rapora itibar edilerek hak kaybına sebep olunduğunu beyan etmektedir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; fahiş miktarda tazminata hükmedildiğini, davacı yanın bedel artırım dilekçesiyle maddi tazminat talebinin 2.329.583,97 TL olarak belirtildiğini, toplam 771.140,56 TL maddi tazminata hükmedildiğini, maddi tazminatın reddedilen 1.558.443,41 TL'lik kısmı yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, kararın hatalı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; kasten öldürme eyleminden kaynaklanan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, bozma uyarınca düzenlenen 15.02.2014 tarihli raporun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik olmadığı, davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin davacı lehine hükmedilen vekalet ücretini geçemeyeceği anlaşılmakla; davacı ... vekilinin ve davalı vekilinin bu davacıya yönelik temiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davacılardan ... Mirasçıları Vekilinin ve Davalı Vekilinin Bu Davacıya İlişkin Temyizleri Yönünden Davacılardan ... mirasçıları vekilinin ve davalı vekilinin bu davacıya yönelik temyiz dilekçelerinin miktar yönünden REDDİNE, B. Davacı ... Vekilinin ve Davalı Vekilinin Bu Davacıya İlişkin Temyizleri Yönünden Davacı ... vekili ve davalı vekilinin bu davacıya yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.