4. Hukuk Dairesi 2023/11280 E. , 2025/9822 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/513 E., 2023/2816 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin İstanbul İli, ... Mahallesindeki taşınmaz üzerinde kaba inşaat halinde toplam 9 adet kat irtifak tapulu daireleri olduğunu, bir dairenin mülkiyetinin ise davalı adına kayıtlı olduğunu, davacı ...'ın taşınmaz üzerinde inşaat yapılması amacıyla 01.11.2004 tarihinde dava dışı müteahhitle kat karşılığı satış vaadi ve inşaat sözleşmesi imzaladığını ve daha sonra sözleşmenin feshedildiğini, davacının 9 nolu daireyi önce oğlu ...'a verdiğini, ancak oğlu ile problemler yaşadığını, oğlu ...'ın ise annesinin dava yolu ile daireyi almasına engel olmak amacıyla muvazaalı olarak daireyi davalı ...'a sattığını, davacının inşaatı yapmak için ... Belediyesine müracaat ettiğini, belediyenin hissedar olan ...'ın inşaatın yapımı için muvafakat vermesi gerektiğini aksi takdirde inşaatı yapamayacağını bildirdiğini, davacı ...'in kendisine muvafakat vermeyen oğlu ... 'a karşı mahrum kaldığı kira kayıplarının tazmini için Üsküdar 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/409 esasında açtığı davanın kabul edildiğini, ...'ın ise anılan bu dava devam ederken daireyi muvazaalı olarak davalı ...'a 13.04.2009 tarihinde devrettiğini, davalı ...'ın anne oğul arasındaki problemleri bildiği halde kötüniyetli olarak daireyi üzerine aldığını, davalı ...'ın davacının oğlu ...'la birlikte hareket ederek ve onun yönlendirmesi ile ... Belediyesine inşaatın davacı ... tarafından yapılmasına engel olmak amacıyla inşaatın yapımına muvafakat vermeyeceklerine dair dilekçe verdiklerini, Üsküdar 4. Asliye Hukuk Mahkemesince ...'ın muvafakat vermemesinin iyiniyetli bir davranış olmadığına karar verildiğini, davalının bu durumları bildiğini ve hakkını kötüye kullandığını, davalının inşaatın yapımına hiçbir haklı sebep yokken engel olduğunu ve davacıların kira mahrumiyetine sebep olduğunu, davacıların .... Noterliğinin 25.05.2010 tarihli ihtarnamesi ile inşaatı yapacaklarını ve bunun için muvafakat verilmesi gerektiğini davalıya bildirdiklerini, davalının ise .... Noterliğinin 25.06.2010 tarihli cevabi ihtarnamesi ile inşaatı kendisinin yapmasını şart koştuğunu, davalının kötüniyetli tutumunu ve oğlu ... tarafından yönlendirildiğini bilen davacıların, ruhsat süresinin dolmasından dolayı kat irtifakının sonlandırılması için Üsküdar 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/1026 esas sayılı dosyasında açtıkları davanın, davalının müteahhitlik şartını ileri sürmesi ve diğer nedenlerden dolayı kabul edilerek kat irtifakının sonlandırılmasına karar verdiğini, bu kararın kesinleştiğini, davalının kötüniyetli olarak inşaatın yapımına engel olduğunu, davalının müteahhit olup muvafakat vermemesi halinde inşaatın bitemeyeceğini ve davacının elinin kolunun bağlı olacağını bilebilecek durumda olduğunu, davacıların inşaatın yapılamamasından dolayı kira kayıpları bulunduğunu belirterek belirsiz alacak olarak 02.02.2012 ile 02.04.2018 tarihleri arasında 9 dairenin kira kaybı nedeniyle 1.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 22.10.2022 tarihli dilekçesiyle talebini 524.424,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle davacı ...'in oğlu olan ... tarafından davalı aleyhine İstanbul Anadolu 6. İcra Müdürlüğünün 2018/274435 sayılı dosyasıyla aynı yere ve aynı döneme ilişkin kira kaybından kaynaklı ecrimisil alacağı için 500.000,00 TL'nin faiziyle birlikte tahsili için ve 02.04.2018 tarihli temlikname uyarınca eldeki dava dosyasına tekerrür oluşturmamak kaydıyla ödeme emri gönderildiğini, eldeki davanın davacılarının ...'a soyut alacağın temlik edildiğinin anlaşıldığını, zamanaşımı def'inde bulunulduğunu, davalının 9 nolu daireyi 13.04.2009 tarihinde satın aldığını, davacının muvafakat talebinin ise 25.05.2010 tarihinde gerçekleştiğini ve 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacı yanın 12.04.2009-01.02.2012 dönemi için davalı aleyhine kira kaybı talebiyle açtığı İstanbul Anadolu 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/175 esas sayılı dosyasında davanın reddine karar verildiğini, bu dosyanın eldeki dava için kesin hüküm teşkil edeceğini, söz konusu kararın istinaf edildiğini, Bölge Adliye Mahkemesince verilecek kararın bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, davacının davalı ile dava dışı ... aleyhine İstanbul Anadolu 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/79 esas sayısı dosyasında açtığı tapu iptali ve tescil davasının da bozularak reddedildiğini, inşaatın yapılmama sebebinin herhangi bir şekilde davalıdan kaynaklanmadığını, davacı yanın müteahhide karşı açtığı davadan da sonuç alamadığını, davalının inşaatın bitirilmesiyle ilgili muvafakat vermeme nedeninin davacının inşaata projeye aykırı devam etmek istemesi, inşaat alanında tecrübeye ve o dönemde yeterli maddi imkâna sahip bulunmaması olduğunu, taşınmaza ilişkin kat irtifakının da bozulduğunu ve buna ilişkin kararın da kesinleştiğini, ortaklığın giderilmesi davasının ise henüz kesinleşmediğini, davalının .... Noterliğinin 25.06.2010 tarihli ihtara cevap yazısında bir müteahhit olarak söz konusu inşaatı proje ve eklerine uygun olarak bitirmeye hazır olduğunu bildirmişse de bu çağrıya yanıt bulamadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İstanbul Anadolu 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/79 Esas sayılı dosyasında davacı ... tarafından davalılar ... ve ... aleyhine eldeki davanın davalısı ...'nın 9 nolu daireyi muvazaalı olarak eski malik ...'tan aldığı belirtilerek açılan tapu iptal tescil olmadığı takdirde tazminat talepli davanın hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle reddedildiği ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, İstanbul Anadolu 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/175 esas sayılı dosyada, davacılar ... ve ...'ın davalı ...'ya karşı gereken hissedar muvafakatnamesini vermemesinden kaynaklı 13.04.2009 ile 01.02.2012 tarihleri arasında 9 dairenin kira kaybı nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkin açtığı davanın ilk derece mahkemesince reddedildiği, istinaf aşamasında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 2019/1778 esas, 2019/1466 karar sayılı ilamıyla kararın kaldırıldığı ve dosyanın derdest olduğu, ... Belediyesi İmar Müdürlüğüne 06.01.2010 tarihli ve 166 kayıt nolu dilekçeyi eski malik ... ve yeni malik davalı ...'nın birlikte imzalayarak verdikleri ve bu dilekçede dava konusu gayrimenkulde hissedar olduklarını, inşaatın devamına muvafakat etmediklerini beyan ettikleri, mahallinde yapılan keşifle alınan 08.10.2020 tarihli bilirkişi raporunda 02.02.2012-02.04.2018 tarihleri arasındaki döneme ilişkin toplam kira bedelinin 524.424,00 TL olduğu, mevcut yapının değeri ve yarar sağlamaya elverişliliğinin korunması için inşaatın devam etmesinin zaruri olduğu yönünde rapor tanzim edildiği, herkesin mülkiyet hakkından kaynaklı da olsa haklarını kullanırken ve borçlarını ifa ederken iyiniyet ve TMK'nın 2 ve devamı maddeleri uyarınca dürüstlük kuralına uymak zorunda olduğu, ancak durumun gereklerine göre, kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimsenin iyiniyet iddiasında bulunamayacağı ve hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeninin korumayacağı, somut olayda davalının gayrimenkulde hissedar olduğu ve dava konusu inşaatın yapımına muvafakat vermediği, davalı her ne kadar bunun sebebi olarak projede aykırılıkların olduğu ve bunun davacı tarafından giderilemeyeceğini iddia etmekteyse de alınan bilirkişi raporları ve gelen yazı cevapları birlikte değerlendirildiğinde projeye aykırılığın bulunmadığı, inşaatın devamının zaruri ve davalının muvafakatine bağlı olduğu, davalının bu davranışında haklı ve makul gerekçe bulunmadığı, inşaatın devam etmemesinde davacının kusurunun bulunmadığı, bu haliyle hakkın kötüye kullanıldığı, davacı vekili dava dilekçesinde faiz talebinde bulunmayıp ıslah dilekçesiyle birlikte faiz talep ettiği görüldüğünden faiz başlangıç tarihi olarak ıslah tarihinin alındığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 524.424,00 TL maddi tazminatın ıslah tarihi olan 22.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında İstanbul Anadolu 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/273 esas, 2021/538 karar sayılı dosyasında 13.04.2009 ile 01.02.2012 tarihleri arasında 9 adet dairenin kira kaybı için taraflar arasında aynı sebeplerle dava açıldığı, yapılan yargılama sonunda verilen kararın istinaf edilmesi üzerine dairece yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile 152.170,51 TL'nin davalıdan tahsiline karar verildiği, eldeki davanın ise 02.02.2012 ile 02.04.2018 tarihleri arasında 9 dairenin kira kaybından dolayı açıldığı, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yönelik icra takibinin devamını sağlayacak itirazın iptali davası yerine doğrudan alacak için dava açılmasına yasal bir engel bulunmadığı, davalının hakkın kötüye kullanılması yönündeki tutumunun dava tarihinde devam ettiği anlaşılmakla zamanaşımı iddiasının yerinde olmadığı, faiz hükmünün, davacının ıslah dilekçesi istem sonucundaki talebe uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin yerinde olmadığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; cevap dilekçesinde belirtilen icra takip dosyası ve temlik işleminin incelenmediğini, icra takibini başlatanın davacı ...'in oğlu olan ... olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, davalının neye muvafakat vereceğinin açıklığa kavuşturulmadığını, davalı müteahhit olup defalarca inşaatı bitirmek için davacıya teklif yapıldığını, ancak davacıların inşaatı kendilerinin bitirebileceğini söyleyerek anlaşma yoluna gitmediğini, davalının davacılara muvafakat vermemesinin nedeninin davacının söz konusu inşaata projeye aykırı olarak devam etmek istemesi ve inşaat alanında bir tecrübeye ve maddi imkana sahip bulunmaması olduğunu, Belediye Hukuk İşleri Müdürlüğünün yazısında belirtildiği üzere davacının mahkemeye başvurarak inşaatın devamı hususunda yetki talep edebileceğini, ancak bu yola başvurulmadığını, mahkeme kararıyla kat irtikafının ortadan kaldırıldığını, kat irtifakı dahi olmayan bir yapıya ilişkin kira kaybı talep edilemeyeceğini, ardından davacı tarafından davalı aleyhine açılan ortaklığın giderilmesi davasının sonuçlandığını, ancak davacıların ortaklığın giderilmesi kapsamında davalının payını alma yoluna da gitmediğini, bu hususların değerlendirilmediğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalının kötüniyetli olarak inşaatın tamamlanmasına muvafakat vermeyerek engel olması nedeniyle, 9 dairenin 02.02.2012-02.04.2018 tarihleri arası döneme ilişkin kira kaybı talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, dava dışı yükleniciyle yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesinin ve yapı denetim sözleşmesinin feshedilmesinden sonra inşaatın tamamlanması amacıyla ruhsata davacılardan ...'ın işlenmesi sonrasında hissedar ...'ın inşaatın müteahhitliğini davacının üstlenmesine muvafakat vermemesine, davalının 9 nolu daireyi 13.04.2009 tarihinde ...'dan devralmasına karşın 06.01.2010 tarihli dilekçeyi önceki malik ... ile birlikte ilgili belediyeye vererek haklı bir gerekçe olmaksızın taşınmazda herhangi bir işlem yapılmasına muvafakat etmediklerini bildirmelerine, böylece inşaatın devamı için gerekli olan hissedar muvafakati olmadan hiçbir işlem yapılamayacağının belediye tarafından davacıya bildirilmesine, davacı arsa sahibi ile dava dışı yüklenici arasında 2004 yılında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesinin 2005 yılında feshedilmesi ve sözleşmenin yürürlükte olmamasına göre 818 sayılı BK'nın 97. (6098 sayılı TBK'nın 113/1.) maddesi uyarınca nama ifa hükümlerinin somut olayda uygulanmasının mümkün olmamasına, Belediye Hukuk İşleri Müdürlüğünün yeni müteahhit ve yapı denetim firması ile yapılacak sözleşmelere ilişkin görüş yazısının davaya konu olay yönünden uygulanmasına hukuken olanak bulunmamasına göre davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz peşin harcının onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.