4. Hukuk Dairesi 2022/6623 E. , 2025/9818 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/236 E., 2021/1728 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Ceylanpınar Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2017/126 E., 2019/44 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil şirketin, dava dışı sigortalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...' e ait tarlalarda bulunan ürünleri ... Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigorta Poliçeleri ile teminat altına aldığını, 17.06.2015 tarihinde, davalıların bakım ve onarımdan sorumlu olduğu elektrik trafosundan çıkan yangında dava dışı sigortalılara ait ürünlerin yanarak hasar gördüğünü ve sigortalılara 139.834,00 TL ödendiğini, davaya konu alanda bulunan yüksek gerilim hatlarının yapım, bakım ve işletmesinden sorumlu olan davalı ...'ın kusursuz sorumlu olduğunu, diğer davalı ...'ün de elektrik direğinden çıkan yangından sorumlu olduğunu, zira sigortalılar tarafından davalı ... hakkında savcılığa şikayette bulunulduğunu ve iddianamede bilirkişi raporu uyarınca kusurlu olduğu saptaması yapıldığı ifadesine yer verildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 139.834,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; husumet ve zamanaşımı yönünden davanın reddi gerektiğini, somut olayda davalı şirketin sorumluluğunu gerektirecek koşulların gerçekleşmediğini, olayla ilgili elektrik arıza servisine herhangi bir arıza ihbarı ve başvuru yapılmadığını, dava dilekçesinde dava konusu olayın oluş şeklinin açıkça anlaşılamadığını, diğer davalının öncelikle olayın gerçekleştiği yerde müvekkili şirket nezdinde aboneliği olup olmadığı, elektrik alma hakkı olup olmadığı, aboneliği varsa olay tarihinde elektriğinin açık olup olmadığı hususlarının araştırılması gerektiğini, yangının meydana geldiği yerdeki ...'a ait elektrik tesisinin teknik standartlara uygun olarak yapıldığını, davalı şirketin faaliyete başladığı Temmuz 2013 döneminden bu yana periyodik bakımlarının zamanında yapıldığını, davalı şirket teknik standartlara uygun elektrik tesisi inşaat ettiğinden meydana gelen olayda sorumluluğu bulunmadığını, TBK'nın 69. maddesine göre davalının sorumluluğuna gidilebilmesi için kazanın meydana geldiği enerji hattının yapımında bozukluk veya bakımında eksiklikten meydana gelmiş olması gerektiğini, nedensellik bağı bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde; ceza mahkemesince beraatine karar verildiğini, ceza mahkemesinin gerekçesinde gerek olay tutanakları, gerek itfaiye raporu ve gerekse bilirkişi raporunda yangının kesin çıkış nedeninin tespit edilemediğini, yangının aşırı esen rüzgarın etkisiyle elektrik tellerinin çarpması ya da sanığa ait trafoda meydana gelen elektrik arızasından çıkan kıvılcımlardan kaynaklanabileceğinin belirtildiğini, bu haliyle yangının kesin çıkış nedeninin tespit edilemediğini, beraat kararının 12.07.2016 tarihinde kesinleştiğini, yangının kendisine ait tarla veya trafodan başlamadığını, zira tesisin bakımını tamamen ve eksiksiz olarak yaptırdığını, olay günü yapılan incelemede kendisine ait trafoda yapılan teknik incelemede hiçbir arıza ve bakımsızlığın tespit edilemediğini, ayrıca kendisine gönderilen ihtarnamede zararın 95.566,00 TL olarak bildirilmesine karşın 139.834,00 TL üzerinden dava açıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; itfaiye raporunda yangının ekili olmayan tarlada bulunan elektrik trafosunun kısa devre yapması veya elektrik tellerinin rüzgarın etkisiyle birbirine çarpması sonucu çıkan kıvılcımdan kaynaklanabileceğinin belirtildiği, keşfe binaen elektrik mühendisi bilirkişilerden alınan raporda yangının nedeni konusunda bir sonuca ulaşılamadığının belirtildiği, itiraz üzerine 23.10.2018 tarihli bilirkişi raporunun alındığı, dava konusu yangının çıkış nedenine ilişkin alınan bilirkişi raporları ve tutanaklarda yangının neden çıktığının tam olarak belirlenemediği, davalı ...'ün trafosunda olay tarihinde bir arıza tespit edilmediği, yangının davalı ...'ün trafosundan kaynaklanmadığı, davalı ...'a ait de herhangi bir enerji nakil hattının mevcut olmadığı, iletkenlerin birbirine çarpması neticesinde yangının çıkmış olabileceğinin ihtimal dahilinde olduğu, ancak bunu destekleyecek bilgi, belge olmadığı, herhangi bir iletken kopukluğu veya iletken erimesine dair bir görüntü veya tutanak tespitinin de olmadığı, yangının farklı bir sebepten çıkmış olabileceği, bu sebeplerle davalıların kusurunun bulunmadığı, kusursuz sorumluluk hali değerlendirildiğinde iletkenlerde kopma ve erime olmadığı ve trafonun da sağlam olduğu, bu sebeple kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince, yangının meydana gelmesi sonucunda ortaya çıkan zarar ile davalıların faaliyeti arasında illiyet bağının mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; toplanan delillere ve özellikle usul ve yasaya uygun görülen bilirkişi raporlarına göre dava dışı sigortalılara ait ürünlerin zarar görmesine neden olan yangının davalılara ait elektrik hattı ve trafodan çıktığını gösteren herhangi bir bulgunun mevcut olmadığı, bu nedenle mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, davanın reddine ilişkin kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, ancak gerekçeli karar başlığında davalı olarak gösterilen ... Sigorta A.Ş, ... Sigorta A.Ş, ... Sigorta A.Ş, ..., ... Sigorta A.Ş ... Sigorta A.Ş ve ... Sigorta A.Ş sadece ihbar olunan konumunda olup anılan sigorta şirketleri hakkında açılmış bir dava olmadığı halde mahkemece anılan sigorta şirketlerinin davalı olarak gösterilmesinin doğru olmadığı, ancak bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın düzeltilmesi gerektiği gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak HMK’nin 353/1-b-2. maddesi uyarınca yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; yangının ...'ın yapım ve bakımından sorumlu olduğu davalı ... 'e ait elektrik hattından kaynaklandığının delillerle sabit olduğunu, ancak hatalı şekilde davanın reddine karar verildiğini, soruşturma dosyasında alınan 11.12.2015 tarihli bilirkişi raporunda yangının elektrik hattından çıktığının, yangının çıkmasında ...'ün kusurlu olduğunun ifade edildiğini, iddianamenin bu rapora yer verilerek düzenlendiğini, yangın tarihinde yapılan incelemeye dayanan 17.06.2015 tarihli yangın raporunda ve jandarma olay yeri tespit tutanağında yangın çıkış nedeninin elektrik trafosunun kısa devre yapması olduğunun ve rüzgar nedeniyle yangının yayıldığının belirtildiğini, ayrıca jandarma tutanağında yangının kundaklama ve sair bir nedenle çıkmadığının da belirtildiğini, kaldı ki yangın günü havanın rüzgarlı olduğu göz önünde alındığında yangının elektrik trafosundan çıktığının sabit olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise davalı ... çalışanının hazırladığı 18.06.2015 tarihli tutanağın dikkate alındığını, davalı ...'ın yapı maliki sıfatıyla sorumlu olduğunu, yangının davalı ...'e ait trafodan çıktığının sabit olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi gereği elektrik enerji dağıtım hattından kaynaklandığı iddia edilen yangın sebebiyle ... Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigorta Poliçeleri uyarınca ödenen sigorta tazminatının rücuen tazmini talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, itfaiye raporu, olay yeri görgü tespit tutanağında, ceza dosyası ve eldeki yargılamada alınan raporlarda yangının çıkış nedenine ilişkin ihtimallerden bahsedilmesine, yangının çıkış sebebinin kesin bir şekilde belirlenememesine göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, 492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 41e2c3149cf71268 79f04c1dcec99c5a