4. Hukuk Dairesi 2023/8478 E. , 2025/8937 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/124 E., 2023/1078 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 26. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2022/211 E., 2022/595 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ın hissedarı olduğu ... Gıda İnş. Turz. Ürt. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şirketi' nin davacı firma ile ticaret yaptığını, satın aldığı mallara karşılık çekler keşide ettiğini, davalı ...'ın bu çeklere aval verdiğini, çeklerin vade tarihlerinin 2015-2016 yıllarına ilişkin olduğunu, ancak borçlanmanın 2014 yılına dayandığını, davalı ...'ın aval verdiği çekler ödenmediği için İstanbul Anadolu 19. İcra Müdürlüğü'nün 2016/21467 Esasında kambiyo senetlerine özgü takip yolu ile takip yapıldığını, takibin kesinleştiğini, borçlu adresinde 18.10.2016 tarihinde yapılan hacizde haczi kabil mal bulunmadığını, taşınmaz sorgulaması yapılarak taşınmazın haczi istendiğinde borçlunun sahibi olduğu ... Mah. 7839 ada 2 ve 3 parseldeki hisseleri ile Çankırı ili, ... ilçesi, ... Köyü 106 ada 36,113 ada 2, 114 ada 2, 114 ada 3 ve 125 ada 68 parsel sayılı taşınmazlardaki hisselerini muvazaalı olarak annesi davalı ...'na devrettiğini ileri sürerek takip ettikleri alacak yönünden devre ilişkin tasarrufların TBK'nın 19 ve İİK 280 ve 278. maddeleri uyarınca tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı şirket ile müvekkiline ait ... Gıda İnş. Turz. Ürt. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şirketi arasında 2014 yılından değil 2013 yılından bu yana ticari ilişki bulunduğunu, ticari alışverişin sorunsuz olarak devam ettiğini, diğer davalı ...'in müvekkili ...'ın annesi olduğunu, davanın görülebilmesi için her şeyden önce borçlunun acz halinde olması gerektiğini, firmanın ekonomik konjonktür içinde batıklık yaşamışsa da iflasın ertelemesi davasında 03.11.2015 tarihinde tedbir kararı verildiğini, müvekkillerinin kötü niyetli olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ile borçlu ... arasındaki ticari ilişki devam ederken borçlunun tüm mal varlığını elden çıkararak davaya konu edilen İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mah. 7839 ada 2 parsel dışında kalan taşınmazdaki hisselerini satış göstererek annesine devrettiği, davalı tarafından satış bedelinin ödendiğine ilişkin 3. kişilere karşı ileri sürülebilecek herhangi bir delil gösterilemediği, satış işleminin muvazaalı olduğu, yine, borçlunun tüm mal varlığını devretmesinin kendisinin alacaklılarına zarar verme kastıyla hareket ettiğinin açık delili olduğu gerekçesiyle İstanbul ili ... ilçesi ... Mah. 7839 ada 2 parsel sayılı taşınmaz hakkında açılan davanın husumet nedeni ile reddine, diğer parseller yönünden açılan davanın kabulü ile İstanbul ili .... ilçesi, ... Mah. 7839 ada 3 parseldeki 13/256 hissenin 11.04.2014 tarihinde borçlu ... tarafından, yine Çankırı ili ... İlçesi ... Köyü 106 ada 36 parsel, 113 ada 2 parsel, 114 ada 2 parsel, 114 ada 3 parsel, 125 ada 68 parseldeki taşınmazlardaki hissenin borçlu ... tarafından diğer davalı ...'e satışına ilişkin 25.01.2014 tarihli tasarrufların iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 19.09.2022 tarihli ek raporda, takip konusu çeklerin kaynağı olan borcun 13.06.2015-08.09.2015 tarihleri arasında doğmuş olduğunun belirtildiği, iptali istenen tasarruflara konu İstanbul ili, ... ilçesi, 7839 Ada 2 ve 3 parsellerin 11.04.2014 tarihinde, Çankırı ili, ... ilçesi, ... Köyü, 16 ada 36 parsel, 113 ada 2 parsel, 114 ada 2 ve 3 parsel ve 125 ada 68 parsel sayılı taşınmazların ise 21.05.2014 tarihinde devredildiği göz önüne alındığında; iptali istenen tasarrufların borcun doğumundan önce gerçekleştiği, bu durumda dava ön şartı gerçekleşmediğinden yerel mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davalılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/(1)-b-2 maddesi uyarınca, kaldırılıp düzeltilen hükmün yerine geçmek üzere davanın ön şart yokluğundan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; taraflar arasında önceye dayalı cari ilişkinin bulunması durumunda, borcun doğum tarihi olarak bu sözleşmesel ilişkinin başlangıç tarihinin esas alınması gerektiğini, her ne kadar dava konusu borcun kaynağı olan çeklerin, 22.06.2015 ile 14.09.2015 tarihleri arasında verilmiş ve iptale konu taşınmazların devir tarihlerinin ise 11.04.2014 ile 21.05.2014 tarihleri arasında olduğu anlaşılmakta ise de, taraflar arasındaki cari borç ilişkisinin 2013 yılından beri devam etmekte olması nedeniyle tasarrufların borcun doğumundan sonra olduğunun açık olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.