4. Hukuk Dairesi 2022/15647 E. , 2025/8959 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/3005 Esas - 2022/1410 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/ 60... /868 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 05.05.2011 tarihinde davacının yolcu olduğu araç ile plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı kurumca yapılan ödemenin zararı gidermeye yeterli olmadığını ileri sürerek, açtığı belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, talebini 20.04.2017 tarihinde 107.562,00 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava konusu kazadan kaynaklanan zararlarının aktüer bilirkişiye hesaplattırılarak davacıya 14.09.2014 tarihinde 92.438,00 TL maluliyet tazminatı ödemesi yapıldığını, ibraname alındığını, davalı kurumun sorumluluğunun ortadan kalktığını, yapılan ödemede davacının % 40 oranında malul kaldığının dikkate alındığını, yapılan ödeme ile hesaplanan arasında fahiş bir fark olmadığı tespit edilirse ibraname geçerli sayılarak davanın ret edilmesi gerektiğini, ödeme tarihindeki verilere göre hesap yapılarak ödenen ile hesaplanan arasında fahiş bir fark olduğuna hükmedilirse, yapılan ödeme güncelleştirilmesi ve güncelleştirilen ödemenin hesaplanandan düşülmesi gerektiğini, davalı kurumun teminat limitleri ve kusur oranı ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu, davacının da kazanın gerçekleşmesinde hatalı parktan dolayı kusurlu olduğunu, bu nedenle kusur incelemesi yapılmasını talep ettiğini, davacı tarafından alınacak raporla iş görmezlik oranının belirlenmesi gerektiğini, davacının geçici iş görmezliğinden ve tedavi giderlerinden davalı kurumun sorumlu olmadığını, Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumlu olduğunu, faiz başlangıcının kuruma yapılan başvuruya istinaden ödeme tarihi olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüne, 107.562,00 TL maddi tazminatın 18.09.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; yapılan ödemenin güncellenerek teminat limitinden düşülmesi gerektiğini, yapılan ödemenin tazminattan güncellenerek mahsubu gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık; plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacı yolcunun yaralanıp malul kalması sebebiyle maddi tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına ve kararda belirtilen gerekçelere, yapılan hesapta hata bulunmamasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.