4. Hukuk Dairesi 2023/6768 E. , 2025/3571 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/81 D.İş, 2023/81 K. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 01.06.2018 tarihinde davalıya ZMSS ile sigortalı aracın, davacının sürücüsü olduğu araçla karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralanarak %16 oranında malul kaldığını, karşı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, davalıya yapılan başvurudan sonuç alınamadığını belirterek belirsiz alacak olarak miktar ve maluliyet yönünden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 7.000,00 TL sürekli ve 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 500,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 8.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 11.11.2022 tarihli bedel artırım dilekçesiyle talebini sürekli iş göremezlik için 119.082,56 TL, geçici iş göremezlik için 3.810,17 TL ve bakıcı gideri için 1.014,75 TL olmak üzere toplam 123.907,48 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; talebin zamanaşımına uğradığını, kazanın oluşumunda kaza tespit tutanağına göre davalıya sigortalı araç sürücüsünün herhangi bir kusuru bulunmadığını, bu nedenle soruşturma dosyasında sigortalı araç sürücüsü hakkında takipsizlik kararı verildiğini, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, ayrıca maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, rapor ilgili yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmediğinden başvurunun usulden reddinin de gerektiğini, her halükarda başvurucunun müterafik kusurunun dikkate alınmasını ve kazanın iş kazası olup olmadığının tespitini talep ettiklerini, ticari faiz talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilince dosyaya herhangi bir medikal görüş sunulmadığı ve davacı tarafından dosyaya sunulan maluliyet raporuna karşı esaslı bir itirazda bulunulmadığı, kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümlerine göre tanzim edilen rapordaki maluliyet oranı kapsamında hesap raporu alındığı, alınan kusur ve hesap raporunun hükme esas alındığı gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 119.082,56 TL sürekli ve 3.810,17 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 1.014,75 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 123.907,48 TL tazminatın 28.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki uyuşmazlığın kusura ilişkin olduğu, her iki tarafın sunduğu raporlar, kaza tespit tutanağı ve hakem heyetince alınan bilirkişi raporunun değerlendirildiği, kazanın oluş şekline ilişkin taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı, kazanın bölünmüş yolun yol yapım çalışması nedeniyle gidiş - geliş olarak ulaşım yapılan bölümde meydana geldiği, başvuru sahibinin direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu karşı şeritten gelen araca çarpması şeklinde meydana geldiği, kaza tespit tutanağında kazanın olduğu yerde kavşak vb gibi bir yol bölümünün işaretlenmediği, ayrıca kaza esnasında sigortalı aracın hızına ilişkin bir tespitin de bulunmadığı, yine davalıya sigortalı aracın kendi şeridinde olmadığı veya şeridinin dışına taştığına dair bir tespit de yapılmadığı, soruşturma dosyasında alınan ifadelere sigortalı aracın herhangi bir hatalı davranışından da bahsedilmediği, sigortalı araç sürücüsüne kusur izafe edilmeyerek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, tüm bu tespitler birlikte değerlendirildiğinde sigortalı araç sürücüsüne kusur izafe edilmesini gerektiren somut hiçbir delil veya tespit bulunmadığı, başvuru sahibinin sunduğu mütalaa başlıklı rapor ve bilirkişi raporunda da kazayla ilgili belgelere tespit olarak yansımayan hızını azaltmama gibi somut bir niteliğe haiz olmayan bir varsayımdan hareket edildiği, sigortalı araç sürücüsünün kendi ve diğer araçların güvenliğini tehlikeye atmadan kazanın meydana gelmesini ne şekilde önleyebileceğinin ortaya konulmadığı, kendi şeridinde seyir halinde olan karşı çekici yarı römorktan oluşan büyük bir aracın kendi güvenliğini tehlikeye atarak karşı tarafın kusurlu hareketini telafi etmesi şeklinde bir yükümlülüğünün de bulunmadığı, böyle bir durumun gerçekleşen kazadan daha da ağır bir olaya yol açabileceği, bu nedenlerle sigortalı araç sürücüsüne kusur izafe eden bilirkişi raporunun gerekçeden uzak olduğu gibi kaza tespit tutanağı, soruşturmada alınan ifadelerde anlatılanlarla uyumlu olmayan değerlendirmesine itibar edilerek karar verilmesinin yerinde olmadığı, davalıya sigortalı aracın kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmaması nedeniyle başvurunun esastan reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davalının itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve başvurunun reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; başvuruya eklenen kusura ilişkin uzman görüşünde karşı araç sürücüsünün tali kusurlu bulunduğunu, bu görüşte davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurlu bulunma sebebinin hızını trafiğin durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak olduğunu, yargılamada detaylı bir inceleme yapılmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 01.06.2018 tarihinde davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacının sürücüsü olduğu araçla karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınması zorunludur. Anılan Kanun’un 281. maddesinde; tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri, mahkemenin bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanmasını veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için bilirkişiden ek rapor alabileceği, ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla tekrar inceleme yaptırabileceği belirtilmiştir. Bilirkişi, raporunu hazırlarken raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. Bilirkişi raporu aynı zamanda Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup hüküm kurmaya dayanak yapılabilir. Dosyanın incelenmesinde; dosya içerisinde bulunan kaza tespit tutanağında oluşan kazada davacı sürücünün şerit izleme ve değiştirme kuralına uymaması nedeniyle kusurlu, davalıya sigortalı araç sürücüsünün ise kusursuz bulunduğu, soruşturma dosyası kapsamında kaza tespit tutanağına dayalı olarak karşı araç sürücüsünün kusurunun olmaması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru esnasında davacı tarafından sunulan 26.02.2022 tarihli uzman görüşünde davacı sürücünün %75 ve davalıya sigortalı araç sürücüsünün ise etkili fren sistemini kullanmaması nedeniyle %25 oranında kusurlu bulunduğu, Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan 08.11.2022 tarihli kusur raporunda ise davacı sürücünün şeride tecavüz etmesi nedeniyle %75 oranında, davalıya sigortalı araç sürücüsünün ise hızını azaltmaması nedeniyle %25 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamından; davaya konu uyuşmazlığın çözümlenmesi teknik bilgi ve uzmanlık gerektirmektedir. Ancak İtiraz Hakem Heyetince çelişkileri gidermek amacıyla kusur raporu alınmadan, davalıya sigortalı araç sürücüsüne kusur izafe edilmesini gerektiren hiçbir somut delil bulunmadığı sonucuna varılarak hüküm kurulduğu, böylece tarafların kusur durumunun İtiraz Hakem Heyetince belirlendiği anlaşılmaktadır. Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince, kaza tespit tutanağı ile dosyada mevcut tüm raporlardaki tespitler de irdelenmek suretiyle kusura ilişkin çelişkiyi giderecek yeni bir rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
VI. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,03.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 9a76527c97a4ce81 fd0a55f5c548adff