Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2025/865 E., 2025/3539 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/865 E., 2025/3539 K. (03.03.2025)

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/865
Karar No
2025/3539
Karar Tarihi
03.03.2025

4. Hukuk Dairesi 2025/865 E. , 2025/3539 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/458 E., 2021/2656 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi/ İstinaf İsteminin Kabulü ile Hükmün Kaldırılarak Yeniden Esas Hakkında Hüküm Kurulmak Suretiyle Davanın Kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/335 E., 2019/498 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı .... A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı banka ile dava dışı ... Ticaret Anonim Şirketi arasında 29.03.2018 ve 19.07.2012 tarihinde düzenlenen kredi sözleşmelerine davalı ... Sanayi ve Ticaret Anonim şirketinin müşterek borçlu/müteselsil kefil olduğunu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine, kredi borçlusu aleyhine İzmir 2.İcra Müdürlüğü'nün 2017/5403 Esas sayılı dosyası ile yapılan takipte, alacağı karşılayacak miktarda, menkul, gayrimenkul mal ile başkaca mal ve hak bulunamadığını, davalı borçluların takipten kısa bir büre önce malvarlığı üzerinde muvazaalı işlemler yaptığını, malları elden çıkardığının tespit edildiğini belirterek davanın kabulüne, davalıların alacaklıları zarara sokmak kastıyla yaptıkları devir işleminin İİK md.277 vd.uyarınca iptaline, davacı bankaya dava konusu araçlar ve ticari plakalara ilişkin satış sözleşmesinden kaynaklanan her türlü hak ve alacak üzerinde İzmir 2.İcra Müdürlüğünün 2017/5403 Esas sayılı takip dosyasındaki alacak ve fer'ileri ile sınırlı olmak üzere cebri icra yetkisi verilmesini, davanın üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk ettiği kanısına varılması halinde ise araçların ve ticari plakalarının elden çıkartıldığı tarihteki değerleri nispetinde ve alacakla sınırlı olmak üzere alacaklarının faiz ve fer'ileri ile yapılan takip masrafları da gözetilerek nakden tazminine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... Hizmetleri A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; .... plakalı aracın 07.11.2016 tarihinde 26.100,00 TL bedel ile ... plakalı aracın 07.11.2016 tarihinde 51.000,00 TL bedel ile diğer davalıdan satın alındığını, bu bedelin davalı ... San Tic AŞ.nin TEB A.Ş.ne ait hesabına gönderildiğini, araçların alındığı tarihte araç üzerinde davalının mali durumunu gösterecek herhangi bir şerh de bulunmadığını, araçların daha sonra dava dışı ... isimli kişiye satıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Diğer davalı; davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu ... plakalı aracın 07.11.2016 tarihinde 26.100,00 TL bedel ile davalıdan satın alındığı, araç bedeli olan 26.100,00 TL nin davalı ... San Tic A.Ş.’nin TEB A.Ş.’ne ait hesaba gönderildiği, bilahare ... plakalı araç sonrasında davalı tarafından 27.500,00 TL ile dava dışı ... isimli kişiye satıldığı, satıma ilişkin fatura ve ödeme dekontunun sunulduğu, bedelin rayiç bedel ile uyumlu olduğunun tespit edildiği, ... plakalı aracın 07.11.2016 tarihinde 51.000,00 TL bedel ile davalıdan satın alındığı, bedeli olan 51.000,00 TL'nin davalı ... San Tic A.Ş.’nin TEB A.Ş.’ne ait hesaba gönderildiği, ... plakalı aracın sonrasında dava dışı ... isimli kişiye satıldığı, satıma ilişkin fatura ve ödeme dekontunun sunulduğu, bedelin rayiç bedel ile uyumlu olduğunun tespit edildiği, bu hali ile taşınırların tespit edilen değeri ile senette yazılı değeri arasında fark bulunmadığı gibi, ödeme iddiası da kanıtlandığından taraflar arasında yakınlık arkabalık arkadaşlık ve benzeri ilişki de kanıtlanmadığından davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava dışı ... isimli şahsın gerek davalı-asıl borçlu ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin gerekse davalı-3. kişi ....Hizmetleri A.Ş.'nin kurucu ortaklarından olduğu, bu nedenle tarafların birbirlerini tasarruf tarihi öncesinden tanıdıkları, İİK'nun 280/1. maddesine göre de, asıl borçlu ile davalı-3. kişinin, borçlunun mali durumunu ve alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastıyla hareket ettiğini bilebilecek kişilerden oldukları, satış bedelleri ile rayiç değer arasında mislini aşan fark bulunmasa bile, davalı şirketlerin ortağı aynı olduğundan ortada gerçek bir satıştan söz edilemeyeceği, davalı taraflarca aksi durumun varlığını ispata yarar delil de sunulmadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesince, davalılar arasındaki tasarrufun, 280/1 maddeleri kapsamında iptaline, İİK 283. maddesi gereğince bedele dönüşen davada, araçların elden çıkarıldığı tarihteki değeri üzerinden, takip dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak kaydıyla, davalı 3. kişiden satış bedelinin alınarak davacıya verilmesi şeklinde karar verilmesi gerekirken davanın eksik inceleme ile reddine karar verilmiş olmasının hatalı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; İzmir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.12.2019 tarihli 2019/335 E. 2019/498 K. sayılı kararının, HMK'nun 353/1-b-3 maddesi uyarınca düzeltilmesine, yeni hüküm tesisine, davanın kabulü ile; dava konusu ... plaka sayılı araç ile ... plaka sayılı aracın davalı-borçlu ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından, davalı 3. kişi .... Hizmetleri A.Ş.'ye,.... Noterliğinin 07.11.2016 tarihli ve ... ile ... yevmiye sayılı resmi senetler ile yapılan satışına ilişkin tasarrufun davacı yönünden iptali ile dava konusu araçların, davalı 3. kişi ... Hizmetleri A.Ş. tarafından dava dışı şahıslara satılmış olması nedeniyle, İİK'nun 283/2 maddesi uyarınca, İzmir 2. İcra Müdürlüğünün 2017/5403 Esas sayılı takip dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak kaydıyla, toplam 79.000,00 TL alacağın, davalı 3. kişi ... Hizmetleri A.Ş.'den tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı .... A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı .... A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; misli farkın olmadığı durumda davacı tarafın İİK 280 ve devamı maddeleri ile ilgili yasal düzenleme ve karinelerden yararlanmasının mümkün olmadığını, kötüniyetin net bir şekilde ispatlanması gerektiğini, davaya konu araçların müvekkilinin ticari faaliyet alanı kapsamında gerçek değeri üzerinden satın alındığını, bedelsiz herhangi bir devir olmadığının netlik kazandığını, davacı tarafından müvekkil şirket ile borçlu şirket arasında bağlantı olduğunun ileri sürüldüğünü, ancak devir tarihi itibariyle davalılar arasında hiçbir bağlantı bulunmadığını, gerek faaliyette bulundukları yerler gerekse faaliyet alanlarının tamamen birbirinden farklı olup birbirleri ile ortak herhangi bir ticari faaliyetleri de bulunmadığını, borçlu şirketin malvarlığı üzerinde zaten haciz bulunup davacının bu davayı açmakta hukuki yararının da olmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, dava dışı ...'nin her iki davalı şirketin kurucu ortağı olduğu anlaşılmış olup, bu durumda dava konusu araçları satın alan davalı 3.kişi şirketin İİK'nun 280/1.maddesi kapsamında borçlu şirketin mali durumu ile alacaklıları ızrar kastını bilebilecek kişilerden olduğunun anlaşılmasına bedelin diğer alacaklılarında bulunduğu dikkate alınarak tahsilde tekerrür oluşturmaması gerekmesine göre usul ve kanuna uygun olup davalı .... A.Ş. vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı .... A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı .... A.Ş'ye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 2781805325d78ce0 a23cac8dbd161bdf

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı