Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2023/5678 E., 2025/3550 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/5678 E., 2025/3550 K. (03.03.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5678
Karar No
2025/3550
Karar Tarihi
03.03.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2023/5678 E. , 2025/3550 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/235 D.İş - 2023/237 K İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın yaya olan davacıya çarpması nedeniyle müvekkilinin yaralandığını belirterek davacının zararının tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 750,00 TL rapor ücreti ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiş, 19.12.2022 tarihli talep artırım dilekçesiyle talebini 400.162,04 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun düzenlenmediğini, müvekkili sigorta şirketinin poliçede belirtilen limit dahilinde sorumlu olduğunu, dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini, aktüer hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz yönteminin uygulanması gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 oranında uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Davanın kabulü ile 400.162,04 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 31.05.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından sigorta şirketine 18.05.2022 tarihinde yeterli bilgi ve belge ile başvuru yapıldığı, maluliyet raporunun usul, yasa ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına uygun olduğu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplamanın içtihatlara uygun olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunun yönetmelik hükümlerine uygun olmadığını, medikal rapor ile arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan rapor alınması gerektiğini, davacının psikiyatrik rahatsızlıkları ile dava konusu trafik kazası arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığının irdelenmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu belirtmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık; davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın sürekli iş göremezlik tazminatı ile adli tıp rapor ücreti talebine ilişkindir. 1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. Somut olayda hükme esas alınan İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 11.05.2022 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası meydana gelen yaralanması ve post travmatik stres bozukluğu sebebiyle iş göremezlik oranı %48 olarak hesaplanmış, Hakem Heyetince bu rapor hükme esas alınmıştır. Davacının sürekli iş göremezliğinin dava konusu kaza sonucu oluştuğunun, yani haksız eylem ile illiyet bağı bulunduğunun ve sürekli olduğunun belirlenmesi sorumluluk açısından zorunludur. Dosya içerisindeki sağlık kurulu raporundan davacının maluliyetinin sürekli olup olmadığı yönünde tereddüt hasıl olduğundan rapor hüküm kurmaya elverişli olmayıp eksik inceleme ile karar verilemez. Bu durumda, davacının fiziksel bulgularının yanında psikiyatrik tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakı temin edildikten sonra İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndan kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak davacının trafik kazası sonrası meydana gelen yaralanması ve özellikle kazadan sonra oluştuğu belirtilen post travmatik stres bozukluğu olarak nitelendirilen rahatsızlık nedeniyle davacıda sürekli iş göremezliğin oluşup oluşmadığı veya bu bulgunun, sürekli iş göremezlik oranını artırıp artırmadığı, kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığı, raporda belirtilen post travmatik stres bozukluğunun ömür boyu sürüp sürmeyeceği, sürekli değilse ne kadar süre devam edeceği hususlarına yer verilerek dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle gerekçeli, denetime elverişli rapor alınıp (davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.

VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,03.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı