4. Hukuk Dairesi 2022/3437 E. , 2025/3538 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2457 E., 2021/1946 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/480 E., 2019/238 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... TAŞ'nin davalı ...'den olan kredi alacağının ... Yönetim AŞ'ye devir ve temlik edildiğini, temlik eden bankanın kredi borçlusu ...'e kredi kullandırdığını, kullanılan kredinin geri ödenmemesi nedeniyle icra takibine geçildiğini, İstanbul 9. İcra Müdürlüğü'nün 2018/28682 esas sayılı dosyasından müvekklinin alacağının tahsiline yetecek miktarda haczi kabil mal varlığı bulunmamadığını, borçlu aleyhine yürütülen yasal takip işlemleri kapsamında davalı borçlunun malki bulunduğu İstanbul, ...., ... Köyü, 1753 parsel, A5 blok bodrum+zemin kat, 1 nolu bağımsız bölümde kain mesken nitelikli taşınmaz ile İstanbul, ..., ... Köyü, 1753 parse, A5/1 blok+çatı katı, 2 nolu bağımsız bölümde kain mesken nitelikli taşınmazın 1/2'şer hissesinin davalı ... ve diğer davalı ...'ya 27.10.2015 tarihinde devrettiğinin tespit edildiğini, borçlunun maliki olduğu taşınmazları müvekkili şirkete borçlu olduğu tarihte 3. kişilere satış suretiyle devrettiğini, alacaklılara zarar verme kastı ile mal kaçırdığını belirterek davalıların tasarrufunun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davalıların önceden sahip oldukları evlerinden taşınma kararı aldıklarını, bunun üzerine bir emlak komisyoncusu aracılığı ile davaya konu taşınmazı satın adıklarını, 830.737,00 Amerikan doları ödeme yaptıklarını, müvekkillerinin sözkonusu taşınmazı satın aldıktan sonra uzun süre bu taşınmazda yaşamlarını sürdürdüklerini, müvekkilleri adına elektrik ve doğalgaz aboneliklerinin yapıldığını, dava konusu taşınmazda yapılan haciz tutanağında dahi adreste ...-... isimli birinin oturduğunun görüldüğünü belirterek davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu taşınmazları 1/2 hisse ile diğer davalılara 27.10.2015 tarihinde devrettiğini, diğer davalıları tanımadığını, taşınmazı emlak komisyoncusu aracılığı ile 830.737,00 USD'ye sattığını, tapuda satış bedelinin 2.400.000.-TL olarak beyan edildiğini, davalı alıcıların müvekkilinin yetkilisi olduğu şirketin mali durumunu bilecek durumda olmadıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazların davalılar ... ve ... tarafından diğer davalı ...'den komisyoncu aracılığı ile ve bedeli ödenmek suretiyle 2.400.000,00. TL bedelle satın alındığı, İstanbul 10. Tüketici Mahkemesi'nin 2015/2005 esas sayılı dosyası kapsamında komisyoncu ile davalı ... arasında komisyon ücreti alacağına yönelik dava bulunduğu, davalılar ... ve ...'nın dava konusu taşınmazı alabilmek için adlarına ayrı ayrı 1/2 oranında kayıtlı olan Büyükçekmece'deki taşınmazlarını sattıkları ancak bu taşınmaz hemen satılmadığı için davalı ...'nın kardeşi ....'ın Finansbank .... şubesindeki hesabından satış bedeli olarak 26.10.2015 tarihinde 830.000,00 USD ödendiği, bu meblağın TL karşılığının 2.403.763,00 TL olduğu, tapuda 27/10/2015 tarihinde yapılan dava konusu villanın satış bedelinin de 2.400.000,00 TL olduğu, davalılara ait Büyükçekmece'deki taşınmazın 10.12.2015 tarihinde satılması üzerine ...'a 15.12.2015 tarihinde 520.000,00 USD gönderildiği, taşınmazın yapılan keşif sonucu tespit edilen bedeli ile davalılar ... ve ... tarafından alınan satış bedeli arasında mislini aşan fark bulunmadığı, davalılar ... ve ...'nın diğer davalı borçlunun mali durumunu bilebilecek bir konumda bulunmadıkları, tasarrufun iptali için gereken koşulların bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın gerçek satış değeri ile yapılan ödeme arasında bir misli fark bulunmadığı, dava dilekçesinde borçlunun borcunu ödememek için mal kaçırdığı ve mallarını sattığı iddia edilmiş ise de üçüncü kişi konumunda bulunan davalıların borçlunun mali durumu ile alacaklıları ızrar kastını bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduğu hususunda davacı tarafından delil sunulmadığı ve ispat külfetinin yerine getirilemediği nazara alındığında İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olmasında usul, yasa ve dosya kapsamına göre isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; alacaklarının tahsilini teminen İstanbul 9.İcra Müdürlüğünün 2018/28682 Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçilmiş olduğunu, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleştiğini, şirket alacağının tahsiline yetecek miktarda haczi kabil mal varlığı bulunamadığını, borçlunun maliki olduğu taşınmazları, davacı şirkete borçlu olduğu tarihte 3. kişilere satış suretiyle devretmiş olduğunu, tasarrufun İİK'nın 278/2 maddesine göre bağışlama niteliğinde olduğunu, taşınmazın satış tarihindeki değeri ile tapudaki devir bedeli arasında oldukça fahiş bir fark bulunduğunu, tasarrufun, İİK'nın 280/1 maddesine göre de iptale tâbi olduğunu, Mahkemece yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda taşınmazların tasarruf tarihi olan 27.10.2015 tarihindeki rayiç değerinin 4.030.00 TL olduğu kanaatine varıldığını, rapora itiraz edilmesine rağmen hükme esas alındığını, söz konusu bilirkişi raporunun dahi taşınmazların değerinin pek aşağı bir fiyatla alındığını ortaya koyduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, dava konusu taşınmazların resmi tapu devir senedinde gösterilen devir bedeli ile bilirkişi raporuyla belirlenen gerçek değeri arasında mislini aşan bedel farkı olmadığı ve İİK'nun 280/1.maddesi gereği taşınmazları devralan davalı 3.kişilerin davalı borçlunun mali durumu ile alacaklıları ızrar kastını bilebilecek kişilerden olduğunun ispatlanamadığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a64e29b69945527a bbb2a6caa702deda