4. Hukuk Dairesi 2023/2263 E. , 2025/536 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/1132 D.İş -2022/1138 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-63455 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/204930 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının ZMMS poliçesi ile sigortaladığı aracın, müvekkilinin sevk ve idaresindeki araca 28.12.2021 tarihinde çarpması sonucunda yaralamalı iki taraflı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, davalı tarafa yapılan başvuru sonucunda davalı tarafça ödeme yapılsa da yapılan ödemenin müvekkilinin zararını karşılamadığını beyanla belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş ve bedel artırım dilekçesiyle talebini 217.707,09 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından davacıya 08.02.2022 tarihinde 86.443,34 TL ödeme yapıldığını, davacının bakiye zararının kalmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kaza ile davacının maluliyeti arasında illiyet bağının bulunmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu ve kusur durumunun tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, davacının sunmuş olduğu maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, sunulan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre alınmadığını, maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, faize karar verilmesi halinde dava tarihinden itibaren yasal faize karar verilebileceğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini beyanla başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile 217.707,09 TL tazminatın 26.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 23.689,50 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tazminat hesabının Yargıtay içtihatlarına uygun olarak TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant hesap yönteminin kullanılması suretiyle yapılmasına, maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine uygun olmasına göre bunlara yönelik itirazların reddine ve başvuran lehine maktu vekalet ücretinin altında kalmamak ve kabul miktarını aşmamak üzere nispi hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğinden buna yönelik itirazların kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 3.bendinin davacı vekil ile temsil edildiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 17. maddesine göre tespit ve takdir edilen 5.100,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine şeklinde değiştirilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili tarafından davacıya 08.02.2022 tarihinde 86.443,34 TL ödeme yapıldığını, davacının bakiye zararının kalmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kaza ile davacının maluliyeti arasında illiyet bağının bulunmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu ve kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, davacının sunmuş olduğu maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, sunulan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre alınmadığını, müvekkilince alınan uzman mütalaası ile davacı tarafça sunulan maluliyet raporu arasında çelişki bulunduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, faize karar verilmesi halinde dava tarihinden itibaren yasal faize karar verilebileceğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacının sevk ve idaresindeki araca çarpması sonucunda davacının yaralanıp malul kalması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. 1- Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, tazminat hesabının Yargıtay içtihatlarına uygun olarak TRH 2010 Yaşam Tablosu ve prograsif rant hesap yönteminin kullanılması suretiyle yapılmasına, faiz başlangıç tarihinin 2918 sayılı KTK'nun 99.maddesine uygun olarak belirlenmiş olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2- Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Söz konusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Davaya konu kazanın gerçekleştiği 28.02.2021 tarihi itibariyle Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup davacının maluliyetinin bu yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gereklidir. Bu yönetmeliğin 2 numaralı ek cetveli olan özür oranları cetvelinin "alt ekstremiteye ait sorunlarda özürlülük oranları" başlıklı 3 üncü maddesinde "özürlülük hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli, kişi özrünün zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa rapor süreli olarak verilmelidir. Devamlı özürlülük raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir. Alt ekstremitenin sürekli bozukluklarının değerlendirilmesinde anatomik, tanısal ve fonksiyonel yöntemler kullanılır" düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak ................... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 27.10.2021 tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti %18 olarak belirlenmiştir. Bu raporun tanziminde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ile ekindeki cetveller kullanılarak belirleme yapılması yerinde olmakla birlikte, davacının yaralanması nedeniyle oluşan alt ekstremite özür durumu için yönetmelikteki bir yıllık süre gözetilmemiş ve bu hususta bir değerlendirme de yapılmamıştır. Açıklanan hukuki ve maddi olgular karşısında; davacının yeniden muayenesi de yapılarak; kaza nedeniyle sürekli maluliyetinin oluşup oluşmadığı ve varsa maluliyet oranının, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere göre belirlenmesi için tedavi gördüğü veya yerleşim yerine en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından rapor alınarak, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 3- Dosya kapsamına göre, kaza günü kolluk görevlileri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında, davalı ... tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün otoyolda yolun sağındaki sapaktan otoyola çıkarken davacıya çarpması suretiyle gerçekleşen kazada sigortalı aracın sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 57/1-a maddesinde düzenlenen "geçiş önceliği olan araçlara geçiş önceliği vermemek" kuralını ihlal ettiği, davacının ise 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-a maddesinde düzenlenen "kavşaklara yaklaşırken aracının hızını azaltmamak" kuralını ihlal ettiği tespiti yapılmıştır. Uyuşmazlık Hakem Heyetince, çift taraflı işbu kazaya ilişkin olarak kusur raporu alınmış ve alınan bilirkişi raporunda; davalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 53/1-b maddesinde düzenlenen dönüşe başlamadan, sağdan gelen taşıtlara ilk geçiş hakkını vermek kuralını, 57/1-a maddesinde düzenlenen "geçiş önceliği olan araçlara geçiş önceliği vermemek" kuralını, 84/h maddesinde düzenlenen kavşaklarda geçiş önceliğine uymama kuralını ihlal etmesi sebebiyle kazanın meydana gelmesinde %75 oranında kusurlu olduğu, davacının ise 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-a maddesinde düzenlenen "kavşaklara yaklaşırken aracının hızını azaltmamak" kuralını ve 48/5 maddesinde düzenlenen yasal limitler üzerinde alkollü olarak araç kullanmak kuralını ihlal etmesi nedeniyle kazanın meydana gelmesinde %25 oranında kusurlu olduğu ifade edilmiş ve Hakem Heyetince bu kusur oranları esas alınarak karar verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 266 ve takip eden maddeleri uyarınca, mahkemece, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşü alınarak karar verilmelidir. Trafik kazasında tarafların kusur oranlarını belirlenmesi uzmanlık gerektiren konulardandır. Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin olarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre tarafların olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti için üç kişilik uzman bilirkişi heyetinden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp, buna uygun şekilde hesaplama yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 13.01.2025 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. (Karşı Oy) KARŞI OY Dosya kapsamından, dava konusu kazanın çift taraflı trafik kazası olduğu, kaza günü kolluk görevlileri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında, davalı ... tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün otoyolda yolun sağındaki sapaktan otoyola çıkarken davacıya çarpması suretiyle gerçekleşen kazada sigortalı aracın sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 57/1-a maddesinde düzenlenen "geçiş önceliği olan araçlara geçiş önceliği vermemek" kuralını ihlal ettiği, davacının ise 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-a maddesinde düzenlenen "kavşaklara yaklaşırken aracının hızını azaltmamak" kuralını ihlal ettiği; soruşturma aşamasında Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan rapora göre davalı ... tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün asli, davacının tali kusurlu olduğu; Uyuşmazlık Hakem Heyetince bilirkişi raporu aldırıldığı ve alınan bilirkişi raporuna göre davalıya sigortalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 53/1-b maddesinde düzenlenen dönüşe başlamadan, sağdan gelen taşıtlara ilk geçiş hakkını vermek kuralını, 57/1-a maddesinde düzenlenen "geçiş önceliği olan araçlara geçiş önceliği vermemek" kuralını, 84/h maddesinde düzenlenen kavşaklarda geçiş önceliğine uymama kuralını ihlal etmesi sebebiyle % 75 oranında, davacının ise 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-a maddesinde düzenlenen "kavşaklara yaklaşırken aracının hızını azaltmamak" kuralını ve 48/5 maddesinde düzenlenen yasal limitler üzerinde alkollü olarak araç kullanmak kuralını ihlal etmesi nedeniyle kazanın meydana gelmesinde %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda, kaza tespit tutanağı ve kusur raporlarının uyumlu olduğu anlaşılmakla yeniden kusur raporu alınmasına gerek olmadığı görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun (3) numaralı bentteki bozma kararına katılmıyorum. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! caa3fe0ee38c0835 e49d015cdbf9fdcb