Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2023/2241 E., 2025/535 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/2241 E., 2025/535 K. (13.01.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2241
Karar No
2025/535
Karar Tarihi
13.01.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2023/2241 E. , 2025/535 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/15 E., 2023/33 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-65029 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/233621 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının ZMSS poliçesi ile sigortaladığı aracın, yaya olan müvekkiline 17.06.2016 tarihinde çarpması sonucunda yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, davalı tarafa başvuru yapılsa da davalı tarafça ödeme yapılmadığını beyanla fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.000,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 5.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle talebini 211.392,88 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça dava öncesinde müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davacının sunmuş olduğu maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, sunulan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre alınmadığını, maluliyet tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını ve bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkilinin geçici bakıcı gideri tazminatından teminat dışı olması sebebiyle sorumlu olmadığını, müvekkilinin temerrüte düşmediğini ve bu nedenle faizden sorumlu olmadığını, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek başvurunun reddini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile 211.392,88 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.000,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 212.392,88 TL tazminatın 11.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 32.735,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olduğu, tazminat hesabında prograsif rant yönteminin kullanılmasının Yargıtay içtihatlarına uygun olmasına göre davalı vekilinin buna yönelik itirazın reddine ve bakıcı giderinin brüt asgari ücret üzerinden hesap edilmesi gerektiği ve davacının kusur durumu dikkate alındığında buna yönelik itirazın ve başvuran lehine maktu vekalet ücretinin altında kalmamak ve kabul miktarını aşmamak üzere nispi hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğinden buna yönelik itirazların kabulü ile davacının talebinin kısmen kabulüne, 211.392,88 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 823,50 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 212.216,388 TL tazminatın 11.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin 176,50 TL'lik talebin reddine, davacı vekil ile temsil edildiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 17. maddesine göre tespit ve takdir edilen 9.200,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine ve davalı vekil ile temsil edildiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 17. maddesine göre tespit ve takdir edilen 35,30 TL vekâlet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafça dava öncesinde müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davacının sunmuş olduğu maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, sunulan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre alınmadığını, maluliyet tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, davacının yaralanmasına sebep olan kazaya sigortalı araç sürücüsünün sebep olduğu ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını ve bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, kusur raporu ile sigortalı araç sürücüsüne izafe edilen kusur oranını kabul etmediklerini, sürekli iş göremezlik tazminatının geçici iş göremezlik süresinin bitiminden itibaren hesaplanması gerekirken kaza tarihinden itibaren hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin geçici bakıcı gideri tazminatından teminat dışı olması sebebiyle sorumlu olmadığını, bakıcı giderinin net asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini, rapor alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, kaza tarihinde davacının 12 yaşında olması nedeniyle, hesap olunan tazminattan bakım ve gözetim yükümlülüğü yerine getirilmediğinden müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davanın kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen, yargılama giderlerinin tamamından müvekkilinin sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin temerrüte düşmediğini ve bu nedenle faizden sorumlu olmadığını belirtmiştir. B. Gerekçe: Uyuşmazlık; davalının ZMSS poliçesi ile sigortaladığı aracın, yaya olan davacıya çarpması ile meydana gelen yaralamalı trafik kazası sonucunda davacının maluliyete uğraması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri tazminatı istemine ilişkindir. 1-Batman Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından davaya konu kazaya ilişkin olarak 2021/7679 soruşturma numaralı dosyası üzerinden yapılan soruşturma sonucunda; şüphelinin üzerine atılı suç hakkında tarafsız tanık beyanı, kamera görüntüsü, şüpheli ikrarı gibi yeterli delil elde edilmediği, olayın üzerinden beş sene gibi uzun bir süre geçtiğinden dolayı delil etme imkanı bulunmadığı, şüphelinin alınan ifadesinde üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği görülmüştür. Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan delillerin, bilgi ve belgelerin mahiyetine göre tüm diğer hususlar birlikte değerlendirildiğinde kazanın meydana geldiği tarih, dava konusu meydana geldiği iddia olunan kazaya ilişkin olarak kaza tespit tutanağının olmadığı, davalı tarafından sigortalanan aracın kaza tarihindeki maliki olan şüphelinin üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, bu haliyle uyuşmazlığın hakemlik tarafından çözümünün mümkün olmayacağı, mahkemece sonuca bağlanmasının daha isabetli olacağı anlaşılmakla İtiraz Hakem Heyetince dosyadan el çekme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 13.01.2025 tarihinde Üye ...'nin karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi. (Karşı Oy) KARŞI OY Uyuşmazlık; davalının ZMSS poliçesi ile sigortaladığı aracın, yaya olan davacıya çarpması ile meydana gelen yaralamalı trafik kazası sonucunda davacının maluliyete uğraması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesine göre davacının cismani zarar görmesi nedeniyle zararının tazmini için genel mahkemelerde dava açabileceği gibi Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde oluşturulan hakem heyetine başvurabilme hakkı bulunmaktadır. Somut olayda Sigortacılık Kanunu'nun 30/14 f maddesindeki istisnai durumda söz konusu değildir. Davacının adil yargılanma hakkı kapsamında bulunan hakeme başvurma hakkını ortadan kaldıracak şekilde hakem heyeti tarafından dosyadan el çekilmesine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 3ad5a20562282c79 0fe28bc58478f939

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı