Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2023/2209 E., 2025/533 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/2209 E., 2025/533 K. (13.01.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2209
Karar No
2025/533
Karar Tarihi
13.01.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2023/2209 E. , 2025/533 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/1050 D.İş -2022/1052 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-54865 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/239217 İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olarak bulunduğu aracın sürücüsünün beyanına göre ters yönde seyreden araca çarpmamak için yaptığı manevra sonucunda yolda bulunan levhalara ve yaya kaldırım taşına 08.08.2015 tarihinde çarpması sonucunda yaralamalı iki taraflı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza anında tespit edilemeyen ve ters yönde giden aracın davalı tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalandığını, kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, davalı tarafa başvuru yapılsa da davalı tarafça ödeme yapılmadığını beyanla fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 38.300,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.500,00 TL tedavi gideri ve 1.200,00 TL rapor ücreti olmak üzere toplam 41.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından hakem heyeti nezdinde açılan 2021.E.261996 sayılı dosya ile iş bu dosyanın konusunun aynı olduğunu ve bu nedenle derdestlik nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davada karar verildiğini ve bu kararın kesinleştiğinden iş bu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava öncesinde davacı tarafça müvekkiline usulüne uygun olarak başvuru yapılmadığını, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davada alınan maluliyet raporunda davacının sürekli maluliyetinin olmadığının tespit edildiğini, müvekkilinin tedavi giderlerinden sorumlu olmadığını, hesap olunan tazminattan müterafik kusur ve hatır taşıması indiriminin yapılması gerektiğini, müvekkilinin rapor ücretinden sorumlu olmadığını, faize karar verilmesi halinde dava tarihinden itibaren yasal faize karar verilebileceğini, davacı lehine hükmedilmesi gereken vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiğini beyanla başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının talepleri hakkında daha önce Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/858 Esas sayılı dosyasında karar verildiği ve verilen kararın kesinleştiği görülmekle davanın kesin hüküm nedeniyle usulden reddine ve davalı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 1.226,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen kararda hukuka aykırılık bulunmadığından itirazın reddine karar verilmiştir .

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/858 Esas sayılı dosyasında geçici iş göremezlik tazminatı hüküm altına alındığından, müvekkilinin sürekli iş göremezlik tazminatı talebi hakkında kesin hüküm bulunmadığını, beden gücü kayıp oranlarındaki her artışın ayrı bir dava konusu olduğunu ve önceki iş göremezlikten bağımsız olarak değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkilinin tedavisinin halen devam ettiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davacının yolcu olarak bulunduğu aracın sürücüsünün beyanına göre davalının ZMMS poliçesi ile sigortaladığı aracın, ters yönde seyrettiği ve davacının yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsün bu araca çarpmamak için yaptığı manevra sonucunda yolda bulunan levhalara ve yaya kaldırım taşına çarpması ile meydana geldiği iddia olunan trafik kazası sonucunda davacının yaralanması nedeniyle davacının sürekli iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri tazminatı ve rapor ücreti istemine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve kararda belirtilen gerekçelere göre karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 13.01.2025 tarihinde Başkan ... ve Üye ...'in karşı oyu oy çokluğuyla karar verildi. (Karşı Oy) (Karşı Oy) KARŞI OY Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri ve adli rapor ücreti istemine ilişkindir. Davacı taraf, davaya konu kazadaki yaralanmasından kaynaklanan maluliyetin zaman içinde arttığı (gelişen durum olduğu), mahkemede görülen davada hüküm verilmesinden sonra davacının maluliyetinin % 14'e yükseldiği iddiasıyla eldeki davayı açmış; Hakem Heyetleri tarafından mahkemede görülen davada verilen hükmün eldeki dava için kesin hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş; sayın çoğunluk tarafından karar onanmıştır. Maluliyette ortaya çıkan her artış (gelişen durum) yeni bir olgu olduğundan, sonradan ortaya çıkan olguya ilişkin olarak dava açılması mümkündür. Maluliyet oluşmasından sonra zarar sorumlusundan dava ya da ihtiyari arabuluculuk yoluyla tazminatın alındığı durumlarda dahi, maluliyette gelişen yeni durumlar için tazminat talep edilebilmesi mümkündür. Taraflar arasında mahkemede görülen davada davacının kalıcı maluliyetinin bulunmadığı kabul edilerek sadece geçici iş göremezlik tazminatı hüküm altına alınmış, eldeki davada ise mahkemede görülen davadan sonra maluliyette ortaya çıkan artış gerekçesiyle tazminat talebinde bulunulduğu görülmektedir. Bu itibarla, mahkemede görülen davaya ilişkin karar tarihinden sonra davacının maluliyetinde zaman içinde gelişen durum olup olmadığının özel olarak incelenmesi ile varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekir. Açıklanan nedenlerle; taraflar arasında mahkemede görülen davaya ilişkin dosyanın dosyaya kazandırılması ile o dosyadaki maluliyet raporu da dikkate alınarak, eldeki davaya konu maluliyet artışı (yeni olgu) iddiasının dayanağı olan rapordaki arazların irdelenmesiyle davacının maluliyetinin % 14'e yükselmesinin nedenleri üzerinde duran ve bu artışın maluliyette gelişen durum (artış- yeni olgu) olup olmadığını özel olarak inceleyen, maluliyette gelişen durum olduğunun tespiti halinde bu yeni olgunun ortaya çıktığı tarihi net biçimde belirleyen, Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenecek maluliyet raporu alınıp oluşacak sonucuna göre karar verilmesi; ayrıca, mahkemedeki davanın konusu olmayıp eldeki davada talep edilen tedavi giderleri yönünden kesin hüküm bulunmadığı da dikkate alınarak karar verilmesi için İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum. KARŞI OY Davacı tarafından aynı olaydan kaynaklı sürekli ve geçici iş göremezlik talepleri ile ilgili olarak aynı davalıya karşı daha önce Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/858 E. sayılı dava dosyasında dava açıldığı, yapılan yargılama sonunda verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30/14 maddesinde “Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz.” hükmü yer almaktadır. Bu durumda; İtiraz Hakem Heyetince 5684 sayılı Kanun 30/14 maddesine göre başvurunun reddine karar verilmesi gerekirken Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kesin hüküm nedeniyle usulden ret kararına yönelik itirazın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. İtiraz Hakem Heyeti kararının bu nedenle bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumdan, sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı