Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2023/1906 E., 2025/554 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/1906 E., 2025/554 K. (13.01.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1906
Karar No
2025/554
Karar Tarihi
13.01.2025
Konu
Tazminat, Alacak, Çek

4. Hukuk Dairesi 2023/1906 E. , 2025/554 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/17 E., 2023/16 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-59436 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/206152 İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 04.05.2018 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki motosiklet ile davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını, tahkim yargılamasından önce davacı tarafça davalıya başvuru yapılarak ................ Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 27.05.2019 tarihli ve % 34 oranlı maluliyet raporunun sunulduğunu, davacı vekili ile davalı vekili arasında 23.05.2022 tarihinde arabuluculuk anlaşmasının imzalandığını, 23.05.2022 tarihli Arabuluculuk Anlaşma Belgesi gereğince davaya konu trafik kazasında davacının yaralanması nedeniyle davalı tarafından davacıya 04.06.2020 tarihinde 152.400,00 TL ödendiğini, ödemenin % 34 oranlı maluliyet raporu uyarınca yapıldığını, ancak arabuluculuk anlaşma tutanağının düzenlendiği tarihten sonra davacının maluliyetinde artış meydana geldiğini, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 27.09.2021 tarihli raporunda davacının maluliyetinde artış olduğunun tespit edildiğini, rapora göre davacının maluliyet oranının % 47’ye çıktığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 5.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile davalı arasında arabuluculuk görüşmesi sonucunda anlaşma sağlandığını, bu nedenle başvurunun reddi gerektiğini, davacının maluliyetinde artış olduğunu ispat edemediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvuruya konu trafik kazası sebebiyle daha önce arabuluculuk yolu ile davalı tarafından davacıya ödeme yapıldığı, arabuluculuk yoluyla anlaşılan tazminat tutarının davacıya ödendiği, anlaşma belgesinin kesin hüküm niteliğinde olduğu, arabuluculuk yoluyla sona erdirilen bir uyuşmazlığın anlaşmanın zararı tam olarak karşılamadığı gerekçesiyle tekrar yargılama konusu yapılmasının ve yerindelik denetimi talep edilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında yapılan incelemede davacının 23.05.2022 tarihli “Hukuk Uyuşmazlıklarında İhtiyari Arabuluculuk Anlaşma Belgesi”ni dosyaya sunduğu, arabuluculuk anlaşma belgesinde, davacının talep ettiği sürekli iş göremezlik alacağı konusunda da uzlaşmaya varıldığının anlaşıldığı, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18 inci maddesinin 5 inci fıkrasında, “Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz.” hükmünün bulunduğu, arabuluculukta anlaşma sağlanan hususlarda dava açılmasının açıkça kanun tarafından yasaklandığı gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; arabuluculuk anlaşmasından sonra davacının maluliyetinde artış olduğunu, bu hususun ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 27.09.2021 tarihli raporunda tespit edildiğini, arabuluculuk anlaşmasının yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ... poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün gelişen maluliyet iddiasına dayalı olarak talep ettiği sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde, 23.05.2022 tarihli arabuluculuk anlaşmasından sonra davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinde gelişen durum meydana geldiğini, dava dilekçesinin ekinde sundukları ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 27.09.2021 tarihli raporunda davacının maluliyetinde artış meydana geldiği ve davacının maluliyetinin % 47 oranında olduğunun tespit edildiğini belirterek söz konusu rapora istinaden davacının artan maluliyeti nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talep etmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince, başvuruya konu trafik kazası sebebiyle daha önce arabuluculuk yolu ile davalı tarafından davacıya ödeme yapıldığı, arabuluculuk yoluyla anlaşılan tazminat tutarının davacıya ödendiği, anlaşma belgesinin kesin hüküm niteliğinde olduğu, arabuluculuk yoluyla sona erdirilen bir uyuşmazlığın anlaşmanın zararı tam olarak karşılamadığı gerekçesiyle tekrar yargılama konusu yapılmasının ve yerindelik denetimi talep edilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle başvurunun reddine karar verildiği, davacı vekilinin karara itiraz etmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18 inci maddesinin 5 inci fıkrası uyarınca arabuluculukta anlaşma sağlanan hususlarda dava açılamayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının reddedildiği, kararın davacı vekilince temyiz edildiği anlaşılmıştır. Somut olayda, 04.05.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının yaralanarak malul kaldığı, davacı ile davalı ... arasında 23.05.2022 tarihinde arabuluculuk anlaşmasının imzalandığı, söz konusu anlaşma gereğince davalının davacıya 04.06.2020 tarihinde 152.400,00 TL tazminat ödemesi yaptığı, dava dilekçesinde 23.05.2022 tarihli arabuluculuk anlaşma belgesinin düzenlendiği tarihten sonra davacının maluliyetinde artış olduğu gerekçesiyle bakiye tazminat talep edildiği, ancak davacı tarafça dosyaya sunulan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 27.09.2021 tarihli raporunda davacının maluliyetinin arabuluculuk anlaşmasının düzenlendiği 23.05.2022 tarihinden sonra arttığına ilişkin bir değerlendirmenin yapılmadığı anlaşılmıştır. Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının 23.05.2022 tarihli arabuluculuk anlaşmasından önceki ve sonraki eksik tüm tedavi evrakları temin edilerek, dosyadaki maluliyet raporları da irdelenerek, davacının öncelikle arabuluculuk anlaşmasının düzenlendiği 23.05.2022 tarihindeki maluliyet oranının ve maluliyete sebep olan arazların belirlenmesi, akabinde 23.05.2022 tarihli arabuluculuk anlaşmasından sonra davacının davaya konu trafik kazasındaki yaralanması sebebiyle ortaya çıkan ve öncesinde mevcut olmayan veya mevcut olup da gelişen arazlarının tespiti ile 23.05.2022 tarihli arabuluculuk anlaşmasından sonra davacının maluliyetinde gelişen bir durum olup olmadığının değerlendirilmesi için Adli Tıp Kurumu veya davacının ikametine en yakın Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden davacının güncel muayenesi de yapılmak suretiyle olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Yönetmelik hükümlerine uygun ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre, davacının maluliyetinde gelişen bir durum olduğunun tespiti halinde maluliyet oranları arasındaki fark üzerinden zararın hesaplanması gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 13.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 770b8ea8c2ce8306 b03d64ac634ee119

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı