Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2023/10798 E., 2025/483 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/10798 E., 2025/483 K. (13.01.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/10798
Karar No
2025/483
Karar Tarihi
13.01.2025
Konu
Tazminat, Tapu

4. Hukuk Dairesi 2023/10798 E. , 2025/483 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/45 E., 2023/356 K. Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ın davacının oğlu olduğunu, davacının daha önce davalı ...'a ... ilçesinde bulunan 2 adet arsasını, Üsküdar .........'da bulunan dairenin geri verilmesi şartıyla, oğlunun kendisine bir yanlışlık yapmayacağı düşüncesiyle yazılı evrak almadan, tapudan satış göstererek devrettiğini, davalı ...'ın kendisine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini ve davacı ile davalı ... arasında ............. Mahallesi, 2249 ada, 18 parsel sayılı taşınmazdan kaynaklanan bir takım uyuşmazlıklar vuku bulduğunu, davacının ...'a karşı Üsküdar 4.Asliye Hukuk Hakimliği'nin 2009/407 Esas sayılı dosyası ile tazminat davası açtığını ve davayı kazandığını, davalı ... ...........ın kendisine karşı açılan maddi tazminat davaları sonucunda davacı annesinin tazminat alacağını akim bırakmak için iki adet arsanın bir tanesini 3.kişiye sattığını, .......... 539 parsel sayılı taşınmazı 25/02/2008 tarihinde davalı ...'na sattığını, tapunun bir müddet davalı ... üzerinde durduktan sonra 12/06/2009 tarihinde diğer davalı ... ...ın eşi ... ...a satıldığını, ...'nun davalı ... ve ...'nun yakın arkadaşı olduğunu, davalı ...'ın kendi aleyhine sonuçlanan davalardaki tazminatın tahsil imkanını sonuçsuz bırakmak için muvazaalı olarak tasarrufta bulunduğunu beyan ederek, davalılar arasında yapılan tasarruf işlemlerinin muvazaalı olması nedeniyle iptali ve taşınmaz mal üzerinde cebri icra yetkisi tanınmasıniı talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... cevap dilekçesinde; eski eşi ............ile ayrı oldukları dönemde gayrimenkulü ...'na 25/02/2008 tarihinde sattığını, ... gayrimenkulü satmaya karar verdiğinde ........dan satışı için yardım istediğini, eski eşinin kendisini arayarak almasını tavsiye etmesi üzerine 12/09/2009 tarihinde taşınmazı satın aldığını, arsanın evlilik sonrası kendi tasarrufuyla alındığını, iddia edildiği gibi muvazaalı satış olmadığını beyan ederek, davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı ... ...... cevap dilekçesinde; ...............deki arsa ile ilgili davacının ... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açtığı davanın mahkemenin 2006/203 Esas 2007/113 Karar sayı ve 09.05.2007 tarihli kararı ile lehine sonuçlandığını, alacağı karşılığında taşınmazın verildiğinin bu karar ile sabit olduğunu, 23/02/2008'de ...'nun arsayı kendisinden satın aldıktan yaklaşık bir yıl sonra satmak istediğini ve satışı için yardımcı olmasını istediğini, arsanın bir süre satışta kaldıktan sonra 18.05.2000 tarihinde boşandığı eski eşine alması için tavsiye etmesi üzerine eski eşinin ...'ndan arsayı satın aldığını beyan ederek, davanın reddini savunmuştur. 3.Davalı ... cevap dilekçesinde; ...'de bulunan 539 parsel sayılı taşınmazı ............ ...dan 25/02/2008 tarihinde bedelini ödeyerek satın aldıktan sonra ev yapabilmesi için arsanın %40'ını bedelsiz yola terk etmesi gerektiğini öğrenmesi üzerine, .........dan satın alması nedeniyle kendisini arayarak arsayı satmak istediğini söyleyerek yardımcı olmasını istediğini ve üç, dört ay satışta kaldıktan sonra .........aracılığıyla 12/06/2009 tarihinde ...'ya sattığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur. 4.Dahili davalı ... cevap dilekçesinde; ............Köyü'nde bulunan 10 pafta, 539 parsel sayılı arsayı ...'dan 45.680,00 TL hacizli 50.000,00 TL bedelle 26.12.2012 tarihinde satın aldığını ve aynı gün parasını bankadan hesabına yatırdığını, arsayı satın aldığı ... ve diğer davalı kişiler ile daha önceden ilgisi ve alakasının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 13.11.2014 tarihli ve 2012/72 Esas, 2014/457 Karar sayılı kararı ile; davacıya borçlu olan ........ın dava konusu taşınmazı ...'na ilk sattığı tarihin 19/12/2005 olduğu, bu tarihte davacının alacaklı olduğuna dair dosyada herhangi bir belge ve delil olmadığı, irdelenmesi gereken hususun, .........ın ilk yapmış olduğu tasarruf işleminin alacağın tahsilini engellemek amacını taşıyıp taşımadığı olduğu, 19/12/2005 tarihinde yapılan tasarruf işleminde bundan yaklaşık 3 yıl sonrası için açılacak davanın sonuçsuz bırakılması amacıyla yapıldığını düşünmenin mümkün olmadığı, davalı borçlu ......ın boşandığı eşi ...... ...ın yapmış olduğu tasarruf işleminin ve bundan sonraki işlemlerin kötüniyetli olup olmadığının tartışılabilmesi için ilk şartın borçlunun yapmış olduğu tasarruf işleminin borcun doğumundan sonra olması gerektiği, oysa tüm dosya kapsamından borçlunun yaptığı tasarruf işleminin borcun doğumundan önce olduğu, tasarrufun iptali davası açılması şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 01.11.2017 tarihli ve 2017/4056 Esas, 2017/9957 Karar sayılı ilamı ile; "...Davacının davasının dayanağı, davalı borçlu ile davacı arasında imzalanan ..........Noterliği tarafından düzenlenen 01.11.2004 tarih, 32863 yevmiye nolu “Düzenleme Şeklinde Kat Karşılığı Satış Vaadi ve İnşaat Sözleşmesi” dir. Söz konusu sözleşmeye göre davalı borçlu ile davacı, dava dışı müteahhit arasında imzalanan sözleşmeye göre kat karşılığı inşaat yapımı konusunda anlaşıldığı, davalı borçlunun söz konusu sözleşmeye uymaması sebebi ile davacı ile davalı borçlu arasında bu sefer ............Noterliği'nin 19.12.2005 tarih,............... yevmiye nolu düzenleme şeklindeki taahhütname imzalandığı, söz konusu taahhütnamede;............ 2249 ada, 24 parselde bulunan davacı ... .......... a ait gayrımenkullere karşılık, ............köyünde, 538 parsel ve 539 parselde kayıtlı taşınmazların davalıya verilmesi, davalı borçlunun bu gayrımenkullerin dışında hiçbir hak talep etmeyeceği düzenlenmiştir. Davacı söz konusu taahhüde istinaden taahhüde konu gayrimenkullerin davalı ... adına devretmiştir. Ancak davalı ... söz konusu taahhüde uymadığı dava dışı müteahhitle imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yapılacak inşaat işine ilişkin de zorluklar çıkartmış yapımını engelenmiş haksız fiil oluşturmuştur. Davalı borçlu ile davacı arasındaki borcun doğumu 01.11.2004 tarihli noter sözleşmesine dayanmakta olup, alacak bu olaylara dayalı doğmuş ilama bağlanmıştır. Mahkemece borcun doğumuna sebep olan söz konusu sözleşme değerlendirilmeden eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının taahhüdüne istinaden taahhüde konu gayrimenkulleri davalı ... adına devrettiği, ancak davalı ...'ın söz konusu taahhüde uymadığı, dava dışı müteahhitle imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yapılacak inşaat işine ilişkin de zorluklar çıkarttığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davaya konu; ...................mahallesi 0 ada, 539 no'lu parselde bulunan 1.750,00 m2 tarla vasfındaki taşınmazın tamamının mülkiyeti davalı borçlu ... adına kayıtlı iken 25.02.2008 tarih ve 1075 yevmiye ile diğer davalı ...'na, 12.06.2009 tarih ve 5219 yevmiye ile diğer davalı ...'ya, 26.12.2012 tarih ve 8173 yevmiye ile ...'e, 06.07.2015 tarih ve 5999 yevmiye ile dava dışı ...'e satışına ilişkin tasarruf işleminin iptaline, davacıya davaya konu İstanbul ili; ................mahallesi 0 ada, 539 no'lu parselde bulunan 1.750,00 m2 Tarla vasfındaki taşınmazda İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğü'nün 2012/1479 Esas sayılı takip dosyasında, asıl alacak ve fer'ileri ile sınırlı olmak üzere haciz ve satış yetkisi verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ..., ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar ..., ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; taraf teşkili olmaksızın hüküm tesis edildiğini, taşınmazın dava dışı ... adına kayıtlı olduğunun anlaşıldığını, bu nedenle, dava dışı ...'in davaya dahil edilmeksizin, taraf teşkili sağlanmaksızın hüküm tesisinin usule ve yasaya açıkça aykırı olduğunu, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini, gerekçeli kararın incelenmesinden, İİK 277 vd. şartlarının ne şekilde gerçekleştiğinin anlaşılamadığı gibi, davanın dayanağının da ilgisiz bir şekilde ......... Noterliği'nin 19.12.2005 tarih, 07464 yevmiye nolu düzenleme şeklindeki taahhütname olarak gösterildiğini, icra emri tebliğ edilmeden, dava şartları oluşmadan davanın açıldığını, davanın dayanağı İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğü’nün 2012/1479 E. sayılı dosyasının açılış tarihinin 25.01.2012 tarihi olduğunu, incelemeye konu, huzurdaki tasarrufun iptali davasının açıldığı tarihin 26.01.2012 olduğunu, yani, tasarrufun iptali davasının, icra emri tebliğ edilmeden, takip kesinleşmeden, icra takibinden 1 gün sonra açıldığını, dava şartı olan aciz vesikasının olmadığını ve alınmasının da mümkün olmadığını, hak düşürücü sürelerin dikkate alınmadığını, muvazaa iddiasının ispat edilemediğini, davalı ... ......... ile ... arasındaki alım-satım ilişkisinin gerçek bir satış ilişkisi olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1.İİK’nın 283/II maddesine göre; iptal davası, dava konusu mal veya hak, lehine tasarruf yapılmış olan 3. kişinin elinde ise iptal davasının konusu o mal veya hak üzerinde cebri icraya devam edilmesi, lehine tasarruf yapılan kişi o mal veya hakkı elinden çıkarmış ise o zaman davanın konusu 3.kişinin o mal veya hakkın değeri oranında tazminata mahkum edilmesi gerekir. Üçüncü kişinin mal veya hakkı dava sırasında elinden çıkarması veya elinden çıkardığının dava sırasında öğrenilmesi halinde davanın ıslahına gerek olmadan davacı alacaklı davaya bedel davası olarak devam edilmesini isteyebilir veya devralan 4.kişiyi davaya dahil ederek davaya devam edebilir. Somut olayda, dosya içerisindeki güncel tapu kaydı incelendiğinde; dava konusu taşınmazın 25.02.2008 tarihinde davalı borçlu ... tarafından davalı 3.kişi ...'na, onun tarafından 12.06.2009 tarihinde davalı 4.kişi ..................a, onun tarafından 26.12.2012 tarihinde davalı 5.kişi ...'e, son olarak ... tarafından ise 06.07.2015 tarihinde dava dışı 6.kişi ...'e devredildiği tespit edilmiştir. Bu durumda davacı alacaklı tarafından son 6.kişi konumundaki ...in kötü niyetli olduğunun ileri sürülmesi halinde adı geçenin davaya dahil edilip edilmeyeceği hususunda seçimlik hakkının hatırlatılması, davaya dahil ettiği takdirde bu kişiye tebligat yapılarak taraf teşkilinin sağlanması, aksi halde diğer davalı 3, 4 ve 5.kişiler yönünden davanın tazminata dönüştüğü kabul edilerek tarafların iddia ve savunmaları dinlenip, delilleri toplandıktan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, dava dışı ............davaya dahil edilmeden aleyhine olacak şekilde yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 2.Kabule göre de; İcra ve İflas Kanununun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280.maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Özellikle İİK.nun 278.maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır. Keza İİK.nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir. Öte yandan İİK.nun 279.maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır. Somut olayda, mahkemece; davacının taahhüdüne istinaden taahhüde konu gayrimenkulleri davalı ... adına devrettiği, ancak davalı ...'ın söz konusu taahhüde uymadığı, dava dışı müteahhitle imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yapılacak inşaat işine ilişkin de zorluklar çıkarttığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de; varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Tasarrufun iptali davalarında borçlunun tek başına dava konusu taşınmazı mal kaçırma amacıyla devretmesi davanın kabulü için yeterli değildir. Bu nedenle, dava konusu tasarrufun yukarıda açıklanan İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince iptale tabi olup olmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir. 3.Bozma neden ve şekline göre davalılar ..., ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) ve (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalılar ..., ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalılar ..., ... ve ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalılara iadesine,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,13.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı