Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2024/7618 E., 2025/484 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/7618 E., 2025/484 K. (13.01.2025)

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/7618
Karar No
2025/484
Karar Tarihi
13.01.2025

4. Hukuk Dairesi 2024/7618 E. , 2025/484 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/195 E., 2024/172 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından............... İcra Müdürlüğünün 2015/25491 sayılı dosyası üzerinden 04.09.2015 tarihinde borçlu ................ Pet. Ür. İnş. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti'ne karşı başlatılan kambiyo senetlerine mahsus icra takibinde davalı şirket tarafından borcun halen ödenmediğini, takibin kesinleştiğini, müvekkili tarafından yapılan araştırma neticesinde davalı-borçlu şirketin alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla kötü niyetle, üzerine kayıtlı araçların büyük bir kısmını devretmiş olduğunun anlaşıldığını, bu kapsamda borçlu şirketin müvekkiline olan borcunun doğum tarihinden sonra üzerine kayıtlı 8 adet aracın 31.07.2015 tarihinde, 6 aracın 06.08.2015 tarihinde diğer davalı şirkete devredildiğini belirterek, davalılar arasında yapılan satış-tasarruf işlemlerinin İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince müvekkili yönünden iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ............... Tem. Hiz. Turz. İnş. ve Gıda San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin .................Center Galericiler Sitesinde araç alım ve satım işleri ile iştigal ettiğini, müvekkili şirketin taşımacılık ve lojistik alanda faaliyet gösteren diğer davalı-borçlu şirket ile zaman zaman ticari ilişkileri olduğunu, davalı-borçlu şirketten araç satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı ............... Pet. Ür. İnş. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti; davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 13.12.2018 tarihli ve 2018/230 Esas, 2018/631 Karar sayılı kararıyla; davacının davalı-borçludan olan alacağının gerçek olmadığı anlaşıldığından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 28.03.2019 tarihli ve 2019/812 Esas, 2019/642 Karar sayılı kararıyla; tüm dosya kapsamına göre, davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 21.12.2020 tarihli ve 2019/3477 Esas, 2020/8766 Karar sayılı ilamı ile; "...Somut olayda 3. kişi konumundaki davalı ...................Tem. Hiz. Turz. İnş. ve Gıda San. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından davacı şirketin davalı-borçlu şirketten takip konusu alacağının muvazaalı olduğu, bu davanın açılabilmesi için davalı-borçlu şirket ile davacı şirketin birlikte hareket ederek davanın dayanağı olan senedi muvazaalı olarak tanzim ettikleri, gerçek bir alacağın bulunmadığı ileri sürülmüştür. Mahkemece; icra takibine konu senedin düzenleme tarihinin 25.07.2015 ve vade tarihinin 31.07.2015 tarihi olmasına rağmen davacı şirketin defterlerine 01.09.2015 tarihinde kaydedildiği, davacı ile davalı borçlu şirketin yapmış olduğu ticaretin akaryakıt alımı üzerine olduğu, davalı borçlu şirketin gerçek faaliyet alanının karayolu ile şehirler arası yük taşımacılığı olduğu, davacı şirket ile borçlu şirket arasında 2012 – 2015 yılları arasında süre gelen ticari ilişkide akaryakıt dışında bir faturaya rastlanılmadığı, ilişkinin sona erdirildiği 25.07.2015 tarihinde tek sefere mahsus filmli kontraplak satışının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, takibe konu alacağın senedin tanzim tarihi itibariyle davacı şirket kayıtlarında yer almadığı, davacının davalı-borçludan olan alacağının gerçek olmadığı anlaşıldığından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş olup varılan sonuç dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmemektedir. Davacının yaptığı icra takibine konu olan alacağın dayanağı 25.07.2015 düzenleme 31.07.2015 vade tarihli ve 1.091.145,97 TL bedelli bonodur. Mahkemece; davacının işbu bonodan kaynaklı alacağının gerçek olup olmadığı konusunda alınan 13.03.2017 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; Davacı şirket ile davalı borçlu şirket arasındaki ticari ilişkinin 2012 yılında başladığı, akaryakıt alımıyla ilgili ticaretlerinin bulunduğu, davacının davalı borçlu şirketten senedin düzenlendiği 25.07.2015 tarihi itibariyle alacağının 6.813,11 TL olduğu, bunun dışında 25.07.2015 tarihinde filmli kontraplak satışına ilişkin 291.727,00 TL’lik fatura düzenlendiği, ancak dosya kapsamına göre davacının filmli kontraplak ürünlerini dava dışı ............... ve Orman Ürünleri Şti’ne sattığı ve bunun tek istisnasının davalı .......Şti. olduğu, davalı borçlu Kartal şirketinin ana faaliyet konusunun karayolu ile şehirlerarası yük taşımacılığı olup filmli kontraplak satışının faaliyet alanına uygun olmadığı, bu nedenle dava konusu senede dayanak oluşturmak için bu faturanın düzenlendiği belirtilmiş ve bu bilirkişi raporu mahkemece hükme esas alınmışsa da; öncelikle davacı ile davalı .................. Şti. arasında filmli kontraplak ürünlerinin satışına ilişkin olarak aralarında fatura düzenlenmiş ve söz konusu alışverişin davacı şirketin ticari defterlerine kaydedildiği tespit edilmiş olup, davalı borçlu şirketin ticari defterleri de incelenmeden bu alışverişin faaliyet alanına uygun olmadığı gerekçesiyle hayatın olağan akışına aykırı görülmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bunun dışında; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı şirketin ticari defterlerinde davacının davalı borçlu şirketten senedin tanzim edildiği 25.07.2015 tarihi itibariyle alacağının 6.813,11 TL olduğunun tespit edildiği belirtilmesine rağmen mahkemece davacının davalı şirketten hiç bir alacağı olmadığı gerekçesiyle davanın reddi de doğru görülmemiştir. Ayrıca; davacı tarafından dosyaya sunulan uzman bilirkişi raporunda; 25.07.2015 tarihi itibariyle davalı Kartal Oto. Şti’nden alınan çekler henüz ödenmemiş olduğu için toplamda 1.091,145 TL borç riskinin mevcut olduğu, bu borcun bedeli nakit olarak ödenmemiş çeklerden kaynaklı olduğu, 16.03.2015-13.07.2015 tarihleri arasında alınan ve borçlunun alacağına kayıt edilerek cari hesaptan düşülen toplam 792.605,00 TL’lik çeklerin karşılıksız çıkmasından dolayı vadeleri geldikçe 06.08.2015 – 31.12.2015 arasında müşteriye borç dekontu düzenlenerek tekrar borcuna kayıt yapılmasından dolayı davacının alacaklı olduğu belirtilmiş olduğundan sözü edilen bu çeklerin gerçekten karşılıksız çıkıp çıkmadığı dosya kapsamında anlaşılamamaktadır. Bu nedenle; davacı ile borçlu davalı ............. Oto şirketinin ticari defter ve kayıtları üzerinde yeniden bilirkişi vasıtası ile inceleme ve araştırma yapılarak davalı borçlunun davacının alacağını sözü edilen çeklerle ödeyip ödemediği, bu çeklerin karşılıksız çıkıp çıkmadığı araştırılarak borç-alacak ilişkisi olup olmadığının buna göre belirlenmesi, çeklerle bu kısmın ödendiği sonucuna varılması halinde, bilirkişi raporuna göre akaryakıt alım-satımından kaynaklı en azından 6.813,11 TL’lik bir alacağın bulunduğu ve yine filmli kontrplak alım-satımından kaynaklı alışverişin davalı borçlu................ Şirketinin ticari defterlerine kaydedilip kaydedilmediği de araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ticari defter ve kayıtlar incelendiğinde, davalı borçlunun, davacının alacağını çeklerle ödeyip ödemediği, bu çeklerin karşılıksız çıkıp çıkmadığı borç alacak ilişkisinin olup olmadığı yönünden yapılan incelemede, çeklerin keşide tarihlerinin Kartal Otomotivden alınan ödeme tarihi 31.07.2015 tarihi olan senedin ödeme tarihinden sonrasına ilişkin olduğu, bu itibarla; davacının davalı borçlu şirketten senedin tanzim edildiği belirtilen tarih olan 25.07.2015 tarihi itibariyle 6.813,11 TL alacağı olduğunun tespit edildiği, bakiye alacak iddiasının ise ispatlanamadığı, davalı şirketler arasındaki irtibat nazara alındığında davalı 3. kişi ............. Otomotiv Ltd Şti'nin borçlunun mevcut durumunu alacaklısına zarar verme kastı taşıdığını bilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı borçlu ...............Otomotiv Petrol Ürünleri İnşaat Nakliyat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'den diğer davalı ................. Otomotiv Tem Hiz. Turz. İnş ve Gıda San. Tic Ltd. Şti'ye yapılan ...plakalı aracın devrine ilişkin tasarrufun borç miktarı olduğu anlaşılan 6.813,11 TL'yi aşmayacak şekilde ve İstanbul 13. İcra Dairesinin 2015/25491 sayılı dosyasındaki takip konusu alacak ve ferilerinin ulaştığı miktarla sınırlı olmak üzere iptaline, dava konusu, ...plakalı araç yönünden haciz ve satışını isteme yetkisinin (cebri icra yetkisinin) tanınmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacı firmanın, fatura karşılığı satış yaptığı ürünler için borçludan ileri tarihli çekler aldığını, ticari defterlerine işlediğini, daha sonra henüz çeklerin günü gelmeden borçlu şirketin mali durumunun bozulduğunu ve piyasadaki çeklerinin karşılıksız çıkmaya başladığını öğrendiğini, borçlu şirket yetkilisinin şahsi kefaletinin de yer alacağı ayrı ve bütün borçlarına karşılık olacak şekilde tek bir bono aldığını, bononun tanzim tarihinde henüz çeklerin vadesi gelmediğinden ticari kayıtlarda borçlunun borcu daha azmış veya yokmuş gibi gözüktüğünden bu durumun kafa karışıklığına yol açtığını, takibe konu senet ve bu davada talep edilen miktarın 1.091.145,97 TL, sözü edilen çeklerin toplam bedelinin ise 792.605,00 TL olduğunu, yani mahkemenin çeklerle ilgili gerekçesi doğru olsa bile 792.605,00 TL dışında kalan 298.540,97 TL'lik alacağın var olduğunu kabul etmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile sadece 6.813,11 TL yönünden karar verdiğini, ek raporda çeklerin bedelinin tahsil edilmediği yönünde tespitte bulunulduğunu, ayrıca bu rapordan sonra mahkemece bankalara yazılan yazılara verilen cevaplarda çeklerin karşılıksız çıktığı ve bir kısmının ise ibraz edilmediği bilgisi verildiğini, aynı borca karşılık verilen çeklerin tahsil edilmediğinin de sabit olduğunu, hesabın vadeli çek veya senetle kapanmasının alacağın tahsil edildiği anlamına gelmeyeceğini, karşı taraf lehine hükmedilen vekalet ücretinin yanlış belirlendiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.İlk Derece Mahkemesince, davacının davalı borçlu şirketten senedin tanzim edildiği belirtilen tarih olan 25.07.2015 tarihi itibariyle 6.813,11 TL alacağı olduğunun tespit edildiği, bakiye alacak iddiasının ise ispatlanamadığı, yani davacının bakiye alacağının gerçek olmadığı gerekçesiyle davacının fazlaya ilişkin isteminin reddedildiği anlaşılmış olup, bu durumda davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi halinde davalılar yararına maktu vekalet ücreti takdiri gerekirken, nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil bozma nedeni ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirecek nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK’nın 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle İlk Derece Mahkemesi kararının 4. bendinde yer alan "149.276,61 TL" ibaresinin çıkarılarak yerine "17.900,00 TL maktu" ibarelerinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA; Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b0e5206c76e08a26 0a0087b66a180e95

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı