Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2023/2157 E., 2025/5655 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/2157 E., 2025/5655 K. (10.04.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2157
Karar No
2025/5655
Karar Tarihi
10.04.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2023/2157 E. , 2025/5655 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1645 E., 2022/2180 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 11. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİH: 02.07.2021 SAYISI: K-2020/184 Esas 2021/277 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Danıştay üyesi olarak görev yaparken 20.07.2016 tarihinde Ankara 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklandığını, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 25.09.2019 tarihli kararı ile hakkında beraat kararı verildiğini, bu kararın 05.03.2020 tarihinde kesinleştiğini; davalı ... tarafından kaleme alınan ... Yayınevi tarafından yayınlanan "İFŞA" isimli kitabın 83,84,88 ve 89. sayfalarında müvekkili hakkında sarf edilen söz ve ifadelerle masumiyet karinesinin ihlal edildiğini, kişilik haklarının saldırıya uğradığını, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını belirterek kitabın 84,88,89. sayfalarından müvekkilini ile ilgili kısımların çıkarılarak kişilik haklarına saldırının önlenmesi ile her bir davalıdan 10.000,00 TL olmak üzere 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kitabın davacı ile ilgili kısmının 15 Temmuz 2016 sonrası davacı ile ilgili basında çıkan haberlere dayanılarak kaleme alındığını, basın özgürlüğü sınırlarının aşılmadığını ayrıca kitabın Ekim 2019'da yayınlanan 8. baskısına davacının beraat ettiğinin dipnot olarak eklendiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu kitapta güncel ve kamuoyunu ilgilendiren bir konu ile ilgili değerlendirmeler yapıldığı; dava konusu kitabın konusunun davacı olmadığı, kitapta iki sayfada davacının isminin geçtiği, kitabın asıl konusunun üst düzeyde kamusal yarar ve toplumsal ilgiye haiz olan bir terör yapılanmasının deşifre edilmesine ilişkin olduğu, davacıya bir isnatta bulunulmadığı, son baskılarda davacının beraat ettiğinin de belirtildiği, ifade özgürlüğüne sınırlama getirilmesine gerek olmadığı, davacının kişilik haklarına saldırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kitabın basım tarihinde davacı hakkında terör örgütü üyeliğinden dava açıldığı, davacının görevinden uzaklaştırıldığı ve mahkeme kararı ile tutuklandığı nazara alındığında, davacı hakkında kitaba aktarılan bilginin görünür gerçekliğe uygun, kamu yararı ve kamusal ilgi kapsamında kaldığı; kitapta davacı ile ilgili kısımlarda kullanılan ifade tarzında öz ve biçim dengesinin bozulmadığı, kişilik haklarına saldırı boyutuna ulaşan ifadelere yer verilmediği, basım tarihi itibarı ile konunun güncelliğini koruduğu, yayının basın özgürlüğü kapsamında olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu yayında sarf edilen söz ve ifadelerin görünür gerçeğe uygun olmadığını, müvekkilinin yasa dışı herhangi bir örgütle bağlantısının olmadığını, Yargıtay 9. Ceza Dairesi tarafından verilen beraat kararı ile masumiyetinin ispatlandığını ancak kitap yayınlanmaya devam ettiğinden saldırının halen devam ettiğini, kişilik haklarına saldırı bulunduğunu, masumiyet karinesinin ve lekelenmeme hakkının ihlal edildiğini, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından kaleme alınan ... Yayınevi tarafından yayınlanan "İFŞA" isimli kitabın 83,84,88 ve 89. sayfalarında sarf edilen söz ve ifadeler nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat ve davacı ile ilgili kısımlarının çıkarılarak saldırının önlenmesi talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; dava konusu kitapta davacı ile ilgili sarf edilen söz ve ifadelerin, toplumun bilgi edinme ve basının haber verme hakkı kapsamında kaldığının, yayına yönelik toplumsal ilginin bulunduğunun, özle biçim arasındaki dengenin korunduğunun; basının, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumlu olduğunun, o anda var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından basının sorumlu tutulamayacağının, yayının ifade özgürlüğü kapsamında kaldığının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 22 Nisan 2013 tarihli ve 48876/08 başvuru numaralı kararında “İfade özgürlüğünün, demokratik bir toplumun vazgeçilmez esasını ve bu toplumun gelişiminin ve her bireyin kendini gerçekleştirmesinin temel koşulunu oluşturduğunu, 10. maddenin 2. fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla ifade özgürlüğünün sadece kabul edilen, zararsız ya da farklı olan “bilgi” ya da “düşünceler” için değil ama ayrıca hoşa gitmeyen, sarsıcı ya da rahatsız edici olanlar için de geçerli olduğunu, bunların, “demokratik toplumun” onlarsız olamayacağı çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin gereği olduğunu, 10. maddede açıklandığı gibi bu özgürlüğe yapılan sınırlamaların her halde dar yorumlanması gerektiğini ve herhangi bir sınırlama gereksiniminin ikna edici bir biçimde ortaya koyulması gerektiğinin..” ifade edildiğinin, yayında geçen söz ve ifadelerin, davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmayacağının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e63d1ceb52c08998 fd170147f974bc23

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı