Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2022/15642 E., 2025/5654 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/15642 E., 2025/5654 K. (10.04.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/15642
Karar No
2025/5654
Karar Tarihi
10.04.2025
Konu
Tazminat, Miras

4. Hukuk Dairesi 2022/15642 E. , 2025/5654 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1425 E., 2022/2004 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 16. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİH : 17.02.2022 SAYISI : 2021/347 Esas 2022/69 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkilinin kardeşi olduğunu; İzmir 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/2015 Esas 2006/2186 sayılı dosyada müvekkilinin, anneleri olan ...'a vasi olarak atandığını, annelerinin vefat etmesi üzerine bu dosyada alınan bilirkişi raporuna göre müvekkilinin fazladan yaptığı harcamalar incelendiğinde 29.589,00 TL alacağın vasi olan müvekkiline ödenmesi gerektiğinin belirtildiğini, akabinde davalı tarafından müvekkili hakkında vesayet görevinin kötüye kullanıldığı iddiası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkili hakkında zimmet suçundan yapılan ceza yargılamasında verilen beraat kararının kesinleştiğini, davalı tarafından şikayet hakkının kötüye kullanıldığını, davalı tarafından müvekkili aleyhine açılan soybağının reddi davasında müvekkilinin akıl sağlığının yerinde olmadığının ileri sürüldüğünü, haksız şikayet ve atılı iddia nedeniyle müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, vesayet davasında bilirkişi tarafından belirlenen bedelin miras payı oranında müvekkiline ödenmesi gerektiğini, buna ilişkin maddi zararının olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 100.000,00 TL manevi tazminat ile 14.500,00 TL maddi tazminatın haksız eylem tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsili talep edilmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, müvekkili tarafından yasal şikayet hakkının kullanıldığını, maddi ve manevi zararın bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının İzmir 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 09.11.2006 tarih 2006/2015 Esas 2016/2186 Karar sayılı kararı ile annesine vasi olarak atandığı; 25.09.2007 bilirkişi raporu ile davacının 29.589,00 TL ödemeyi bizzat kendi gelirinden yaptığının tespit edildiği, bu nedenle maddi tazminat talebinin kabul edilmesi gerektiği; davalının haksız şikayeti nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 14.500,00 TL maddi tazminat ile 10.000,00 TL manevi tazminatın 15.05.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı, İzmir 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 09.11.2006 tarih 2006/2015 Esas 2016/2186 sayılı dosyasında alınan 25.09.2007 bilirkişi raporu incelendiğinde davacının, kısıtlının gelirlerinin bir kısmını bildirmediği, giderlerin yarısının belgelendirilmediği buna göre davalının, davacı hakkında şikayetini haklı gösterecek emarelerin bulunduğu, bu bilirkişi raporu ile davacıya 29.589,00 TL ödeme yapılması gerektiği belirtilmekle beraber 03.02.2011 tarihli protokol ile davacının davalıyı ibra ettiği gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine; davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalının iddia ve suçlamalarının iftira niteliğinde olduğunu, müvekkili hakkında verilen beraat kararının kesinleştiğini, davalının şikayetinin haksız olduğunun sabit olduğunu, dosyaya sunulan protokolün ancak tüm hükümlerinin yerine getirilmesi şartı ile geçerli olduğunu, ancak davalı tarafından bu protokolün gereklerinin yerine getirilmediğini, davalının ceza davalarındaki şikayetlerinden vazgeçmediğini, bilirkişi raporu ile belirlenen bedelin tahsiline karar verilmesi gerektiğini, maddi ve manevi zararın ispatlandığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; haksız şikayet nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat; İzmir 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 09.11.2006 tarih 2006/2015 Esas 2016/2186 Karar sayılı dosyada alınan 25.09.2007 bilirkişi raporu ile belirlenen maddi tazminatın davalıdan tahsili talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; davalı tarafından Anayasa ile güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün sınırlarının aşılmadığının, davacıya zarar vermek kastı ile hareket edilmediğinin, maddi tazminat talebi yönünden taraflar arasında düzenlenen 03.02.2011 tarihli protokole göre davacının davalıyı ibra ettiğinin, maddi ve manevi tazminatın koşullarının oluşmadığının anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı