4. Hukuk Dairesi 2022/9601 E. , 2025/5659 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1943 Esas 2022/1689 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Beykoz 2. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİH : 06.10.2020 SAYISI : 2019/2 Esas - 2020/107 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin olay tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Sanayi ve Teknoloji Bakanı olarak görev yaptığını, davalı milletvekilinin 11.12.2018 tarihinde ...Partisinin yapmış olduğu MYK toplantısının ardından düzenlemiş olduğu basın toplantısındaki söz ve ifadeleri nedeniyle müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, kamu görevlisine alenen hakaret iddiası ile davalı hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, davalının hakaret ve iftira eylemi nedeniyle müvekkilinin itibarının zedelendiğini belirterek 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsili ile kararın yayınlanması talep edilmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ifade özgürlüğünün sadece kabul gören veya zararsız yahut kayıtsızlık içeren bilgiler veya fikirler için değil, aynı zamanda kırıcı, şok edici veya rahatsız edici olanlar için de geçerli olduğunu, konuşmanın üstün kamu yararı içerdiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber talep edilen manevi tazminat miktarının da fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafından davacıya isnat edilen suç teşkil eden eylem yönünden herhangi bir delil veya emare olmadığı, suç isnadının eleştiri sınırları içerisinde değerlendirilemeyeceği, ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın 11.12.2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafça davacıya yönelik suç örgütü üyesi olduğuna ilişkin kesin yargı içeren olgu isnadında bulunulduğu, buna dair delil ya da emare bulunmadığı, davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı, davaya konu haberin yayın tarihinden bu yana geçen süre nedeniyle konunun güncelliğini yitirmesi, haberin içeriği dikkate alındığında, sadece manevi tazminata hükmedilmesi ile yetinilmesinin yerinde olduğu, davalının kullandığı ifadelerin ağırlığı, açıklamaların davacı üzerindeki etkisi, olay tarihi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın olay tarihindeki alım gücü değerlendirildiğinde davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarının yerinde olduğu gerekçesi ile tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; konuşmanın basın toplantısında bu anlamda aleni bir yerde geçtiğini, hükmedilen manevi tazminatın çok az olup caydırıcı olmadığını, tam kabul kararı verilmesi gerektiğini, emare ve delil olmadan suç isnat edildiğini, konunun güncelliğini koruması nedeniyle hükmün ilanı yönündeki taleplerinin reddedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin mensup olduğu partinin milletvekili olarak muhalefet ve eleştiri hakkını kullandığını, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan ifade özgürlüğü sınırlarının aşılmadığını, her iki tarafına siyasi kişiliği nazara alındığında eleştiriye diğer insanlara göre daha fazla katlanma yükümlülüğünün doğduğunu, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı milletvekilinin 11.12.2018 tarihinde ...Partisinin MYK toplantısının ardından düzenlenmiş olan basın toplantısındaki söz ve ifadeleri nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat ve hükmün yayınlanması talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, dava konusu söz ve ifadelerin davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu kabul edilerek manevi tazminata hükmedilmesinin; olay tarihi, tarafların konumu, zararın ağırlığı dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının yerinde olduğunun, olayın güncelliğini yitirmesi nedeniyle manevi tazminat ile yetinilerek yayın talebinin reddedilmesinin yerinde olduğunun anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan ve davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 474a0256ee26385f 6994ee85b7793fce