4. Hukuk Dairesi 2023/2018 E. , 2025/5651 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/48 E., 2021/510 K. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin .... Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni olarak görev yaptığını; davalı ....’ye ait ... Gazetesi'nin ...ekinde ve gazetenin internet gazetesinde 29.05.2015 – 02.10.2015 tarihleri arasında yayınlanan, davalı eser sahibi ... tarafından kaleme alınan 30 adet köşe yazısında sistematik olarak müvekkilinin kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu, basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını belirterek her bir yayın için ayrı ayrı 4.000,00 TL olmak üzere toplam 120.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihlerinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu köşe yazılarının görünür gerçeğe uygun olarak kaleme alındığını, değer yargısı olarak değerlendirilmesi gerektiğini, ifade özgürlüğü ve eleştiri sınırlarının aşılmadığını, kişilik haklarına bir saldırı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.04.2017 tarihli ve 2015/448 Esas 2017/166 Karar sayılı kararıyla; davacının kamuoyuna yansıyan eylem ve söylemleri nedeniyle davaya konu yazıların kaleme alındığı, yayınların güncel olduğu, davacının mesleği gereği bu eleştirilere ağır da olsa katlanmak zorunda olduğu, davaya konu köşe yazılarının davacıya yönelik sert eleştiri mahiyetinde olduğu, basın ve ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 07.02.2018 tarihli ve 2017/1210 Esas 2018/129 Karar sayılı kararı ile; yayınların güncel olduğu; davacının toplum içindeki yeri, statüsü ve tanınmışlık durumu nedeniyle eleştirilere daha fazla katlanması gerektiği, dava konusu köşe yazılarının ifade ve basın özgürlüğü kapsamında olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş;
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 15.12.2020 tarihli ve 2018/2740 Esas, 2020/4390 Karar sayılı ilamıyla; eser sahibi davalı ...’nun ısrar eden sistematik yayınlar ile davacı hakkında yazıların içeriğinden ziyade ahlaki zayıflığına vurgu yapan kelimeler kullandığı ve sadece aşağılama amaçlı nitelemeler yaptığı dikkate alındığında, dava konusu yazılarda haber verme ve eleştiri hakkının sınırlarının aşılarak kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu, davacı yararına bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu köşe yazılarının davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın 02.10.2015 tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu köşe yazılarında sistematik olarak müvekkilinin kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu, 30 yayın için hükmedilen manevi tazminat miktarının çok az olduğunu, talep edilen toplam miktarın hakkaniyete uygun olduğunu, hükmedilen meblağın saldırı ile orantılı olmadığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu köşe yazılarında ülke gündeminde yer alan, adli mercilere yansıyan hususların eleştiri hakkı ve basın özgürlüğü kapsamında değerlendirildiğini, görünür gerçeğe uygun ve kişisel değer yargısı niteliğinde olduğunu, davacının mesleği gereği ağır eleştirilere katlanması gerektiğini, basın özgürlüğü sınırlarının aşılmadığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ....’ye ait ... Gazetesi'nin.... ekinde ve internet gazetesinde 29.05.2015–02.10.2015 tarihleri arasında yayınlanan köşe yazıları nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin ve davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya ve davalılara yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine10.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 709e7a8ea0ca29c4 fceb533cd0f9dae3