4. Hukuk Dairesi 2023/13446 E. , 2025/6274 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/720 E., 2023/720 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2023/İHK-51005 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2023/298658 İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 09.05.2019 tarihinde davalıya ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın, davacının sevk ve idaresindeki motosikletle karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını ve %6 oranında malul kaldığını, karşı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu bulunduğunu, Sigorta Tahkim Komisyonunun 2021.E.63812 sayılı başvuru dosyasında yapılan yargılamada yapılan hesaplamada davacının sürekli iş göremezlik zararının 103.664,21 TL olarak tespit edildiğini, ancak sehven ıslah dilekçesi sunulamaması sebebiyle 20.08.2021 tarih ve K-2021/114243 Karar sayılı kararıyla 40.000,00 TL üzerinden başvurunun kabulüne karar verildiğini, işbu dosyada tespit edilen sürekli iş göremezlik zararının ödenmesi için davalıya başvurulmasına karşın cevap verilmediğini, ayrıca karar tarihinden bugüne değin asgari ücrette değişiklik olması nedeniyle yeni bir aktüer hesap yapılmasını talep ettiklerini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 8.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 29.08.2023 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 320.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; poliçede teminat limitinin 360.000,00 TL olduğunu, davacıya 2021.E.63812 esas sayılı tahkim yargılaması sonucunda hükmedilen 40.000,00 TL'nin icra takibine konu edilmesi nedeniyle 09.11.2021 tarihinde icra dosyasına 55.601,75 TL'nin ödendiğini, başkaca sorumlulukları bulunmadığını, davalının ancak sigortalı araç sürücüsünün kusuru olması halinde ve kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlı olarak sorumlu olduğunu, kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, sunulan maluliyet raporunun hukuken geçerli olmadığını, zira ilgili yönetmeliğe uygun şekilde hazırlanmadığını, yeni bir rapor alınması gerektiğini, müterafik kusur indirimi uygulanmasını talep ettiklerini, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, avans faizi talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun kabulü ile 320.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 21.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının gerçek zararı gidermediği ancak öncesinde yapılan 2021.E.63812 sayılı başvuru kapsamında alınan bilirkişi raporuyla zararın 103.664,21 TL olarak hesaplandığı, bu dosyada başvuranın ıslah yapmaması sebebiyle ilk talep ettiği 40.000,00 TL'lik tutar üzerinden hüküm kurulduğu, bu kararın kesinleştiği, dolayısıyla kesinleşen bir karar ile tespit edilen zarar miktarı bulunduğundan yeniden yargılama ve tekrar zarar hesabı yapılmasının yerinde olmadığı, kesinleşen karardaki tespit olunan zarar hesabı üzerinden hüküm kurulması gerektiği, bu sebeple diğer itiraz sebeplerinin değerlendirilmediği, ayrıca maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla tarifeye göre hesaplanan nispi vekalet ücretinin beşte biri oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle başvurunun kısmen kabulü ile 63.664,21 TL tazminatın 21.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; ilk başvuru dosyasında eksik ödeme alınması nedeniyle yeni bir başvuru yapıldığını, bu süreçte asgari ücretin artması nedeniyle ikinci başvuruda yeni bir bilirkişi incelemesi yapılmasının talep edildiğini, ilk başvurularındaki bilirkişi incelemesine dayalı olarak karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, oysa Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, eldeki ikinci başvuruda alınan bilirkişi raporu uyarınca tümden başvurunun kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 09.05.2019 tarihinde davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1-Türk Hukukunda kişilerin hak arama özgürlüklerini kullanmaları herhangi bir sınırlandırmaya tabi tutulmamıştır. Ancak bazı istisnai durumlarda dava açan veya takip hakkını kullananın önceden belirlenen bazı özel yükümlülükleri yerine getirmesi şart koşulabilir. Bu istisnai şartlardan biri de teminat gösterme yükümlülüğüdür. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (MÖHUK) 48 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca; Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendi uyarınca teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi dava şartlarındandır. Bu itibarla İtiraz Hakem Heyetince verilen kesin süre içinde teminat yatırılmaz ise anılan hüküm uyarınca dava şartı eksikliğinden dava reddedilir. MÖHUK’un 48 inci maddesinin ikinci fıkrasında ise “Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar.” hükmü yer almaktadır. Buna göre hâkim, yabancı davacının vatandaşı olduğu ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık (mütekabiliyet) var ise bu kişiyi teminattan muaf tutacaktır. Karşılıklılık, iki devlet arasında imzalanan (iki taraflı) anlaşma veya iki devletin de taraf olduğu uluslararası (çok taraflı) anlaşma ile sağlanabileceği gibi, kanuni veya fiili karşılıklılık şeklinde de sağlanabilir. Söz konusu anlaşmalardan biri de 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi olup anılan Sözleşme’nin 17 nci maddesinde âkit devletlerden birinde ikamet eden ve diğer bir devletin mahkemeleri huzurunda davacı veya müdahil olarak bulunan âkit bir devletin vatandaşlarından yabancı olmaları sebebi ile herhangi bir teminat istenemeyeceği düzenlenmiştir. Somut olayda, davacı Suriye uyruklu olup dosya kapsamından İtiraz Hakem Heyetince başvurucunun teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda, hükme dayanak oluşturacak nitelikte bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. 5718 sayılı Kanun’un 48 inci maddesinin ikinci fıkrasında, dava açanın karşılıklılık esasına göre, teminattan muaf tutulabileceği düzenlendiğinden öngörülen teminat hususu resen gözetilmelidir. Bu sebeple İtiraz Hakem Heyetince, öncelikle davacının statüsü belirlenerek teminattan muaf olup olmadığı hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğünden sorularak alınacak yazı cevabına göre, davacının teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa teminatın yatırılması için kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması hâlinde istemin usulden reddine, yatırılması hâlinde ise dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken doğrudan işin esasına girilmesi doğru olmamış, hükmün bu yönden resen bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 2-Bozmanın kapsam ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan ve resen görülen nedenlerle temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2-Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.