4. Hukuk Dairesi 2023/13552 E. , 2025/6278 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/730 D.İş, 2023/728 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2023/İHK-48232 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2023/284184 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 13.01.2021 tarihinde trafik sigortası bulunmayan aracın davacının yolcu konumunda olduğu araçla karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacı yolcunun yaralanarak malul kaldığını belirterek bedeni hasar nedeniyle zarar kapsamı belli olduktan sonra açıklanmak üzere şimdilik 7.800,00 TL sürekli ve 200,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının zarar tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazaya karışan aracın türü ve motor hacmine ilişkin belgelerin talep edilmesine karşın sunulmadığını, kazaya karışan aracın tescile tabi bir araç olduğunun ispatı gerektiğini, başvurunun usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, geçici iş göremezlik zararından davalının sorumlu olmadığını, rapor ücreti talebinin reddi gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılmasını talep ettiklerini, avans faizi talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru sahibi vekiline motosikletin silindir hacmine ilişkin delillerini ibraz etmesi yönünde ara kararı verildiği, 13.06.2023 tarihinde bilgilerin sunulduğu, aracın silindir hacmine göre davalının sorumluluğunda olan motosiklet olduğunun anlaşıldığı, başvuruda sunulan %3 oranlı maluliyet raporunun yargılamaya esas alınmasına karar verildiği, alınan kusur raporunda davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğunun belirlendiği, alınan hesap raporuna karşı davalının itirazlarının yerinde olmadığı, rapor ücretinin yargılama giderleri kapsamında değerlendirildiği, başvuran lehine maktu ücretin altına inilmemesi kaydıyla 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedildiği gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile 241.672,64 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 24.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, geçici iş göremezliğe ilişkin 200,00 TL'lik talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvuru sahibinden motosikletin silindir hacmine ilişkin istenilen belgelerin dosyaya eklendiği, aracın 144,08 silindir hacimli motosiklet olarak tescilli olduğu, ancak kaza tarihini kapsar ZMSS poliçesi bulunmadığı, davalıya gerekli belgelerle başvuru yapıldığı, davalının herhangi bir cevap vermediği, rapor ücretine hükmedilmesinin yerinde olduğu, şikayetten vazgeçme halinin tazminat davası açma hakkını ortadan kaldırmadığı, bu hususun açık beyana bağlandığı, hükme esas alınan maluliyet raporunun ÇÖZGER'in 14. maddesinde yapılan atıf gereği Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre hazırlandığı, karar vermeye yeterli bulunduğu, kusur raporunun gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli nitelikte olduğu, kusur raporunda karşı araç sürücüsünün tam kusurlu bulunduğu, anne babanın bakım yükümlülüğünün sürücünün azami dikkat yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı, hesap yönteminin yerinde olduğu, dosya kapsamında başvuru sahibinin müterafik kusurlu kabul edilmesini gerektiren bir delil ve bilgi bulunmadığı, başvuranın kazaya sebep olan sigortasız araçta yolcu konumunda olmaması nedeniyle davalının hatır taşıması indirimine ilişkin itirazının yerinde görülmediği, davalının temerrüde düştüğü tarih itibariyle faize hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; aracın türü ve motor hacmine ilişkin belgelerin talep edilmesine karşın sunulmadığını, kazaya karışan aracın tescile tabi bir araç olduğunun ispatı gerektiğini, başvurunun usulden reddi gerektiğini, rapor ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik zararından davalının sorumlu olmadığını, davacının ebeveyni tarafından soruşturma dosyasında zarara sebep olan sürücüden şikayetçi olunmaması nedeniyle tazminat hakkından da vazgeçilmiş sayılacağını, maluliyet raporunun hükme esas olamayacağını, kusura ilişkin denetime elverişli bir rapor alınmaksızın hüküm tesisinin hatalı olduğunu, bakım ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirmeyen anne babanın da kusurları bulunduğunu, hesaplamada 1,8 teknik faiz kullanılması gerektiğini, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, davalının temerrüde düşmediğinden faize hükmedilemeyeceğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 13.01.2021 tarihinde trafik sigortası bulunmayan motosikletin, davacının yolcu konumunda olduğu motosikletle karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, kaza tespit tutanağıyla uyumlu olan kusur raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemesine, hesap yönteminde hata bulunmamasına, Uyuşmazlık Hakem Heyetince geçici iş göremezlik tazminatının reddine karar verilmesi ve bu karara itiraz edilmemesi karşısında davalının bu talebe ilişkin temyiz itirazının konusu bulunmamasına, karşı aracın hatır taşıması indiriminden yararlanması mümkün olmadığı gibi davalının cevap dilekçesinde hatır savunması bulunmamasına, yaralanan bölge dikkate alındığında müterafik kusur indirimi uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Her ne kadar Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.2 maddesinin (i) fıkrasında Kurul Raporu: Usulüne uygun olarak tanzim edilen, 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’e göre düzenlenen sakatlık oranını, geçici iş göremezlik süresini ve bakıcı ihtiyacını gösterir kurul raporunu ifade ettiği belirtilmiş olsa da, Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik incelendiğinde yönetmeliğin amacının terör, kaza ve yaralanmaya bağlı olarak çocuklar ile ilgili özel gereksinim alanlarının belirlenmesine yönelik raporun hazırlanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğu anlaşılmaktadır. Yönetmeliğin 4. maddesinin (n) fıkrasında ise “Özel gereksinim” çocuğun toplumsal yaşama eşit katılabilmesi için bedensel ya da gelişimsel işlev kısıtlılığı olmayan bireylerden farklı sağlık, eğitim, rehabilitasyon, cihaz, ortez, protez, çevresel düzenlemeler ve diğer sosyal ve ekonomik haklara ve hizmetlere gereksiniminin olmasını ifade ettiği belirtilmiştir. Yönetmeliğin 8. maddesinin (f) fıkrasında açıkça raporda engel oranının yazılmayacağının ifade edildiği, aynı zamanda yönetmeliğin EK 2 ve EK 3'de bulunan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu (ÇÖZGER) Mevzuatla Uyum Arandığında Kullanılacak Tablo incelendiğinde engel oranı olarak %20’nin altındaki oranların gösterilmediği, Yönetmeliğin amacının engellilik oranları arasında çocukların özel gereksiniminin olup olmadığı ile ilgili olduğu, oysa TBK 54. maddesi gereği kişinin bedensel zararı için “Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar” belirlenerek küçüğün sürekli iş gücü kaybı oranının tespiti ve buna bağlı olarak bedensel zararların belirlenmesi gerektiği anlaşıldığından, çocukların trafik kazası sonucu sürekli sakatlık oranlarının tespitinde Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’in uygulanma imkanının olmadığı ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerinin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar dosya içindeki ... Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 21.12.2021 tarihli raporda ÇÖZGER'in 14. maddesinde Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik'e atıf yaptığı gerekçesi ile çocuğun sürekli iş göremezlik oranının Özürlülük Ölçüsü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik'e göre belirlendiği belirtilmiş ise de bu yönetmelik Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'in 18. maddesi ile 20.02.2019 tarihinde yürürlükten kaldırıldığı için bu tarihten sonraki kazalarda bu yönetmeliğin uygulanma imkânı kalmadığı gibi hükme esas alınan raporda davacının trafik kazası sonrası meydana gelen yaralanmasına bağlı sağ ayak bileğinde oluşan skar nedeniyle sürekli iş göremezlik oranı %3 olarak belirlenmiş ve bu rapor hükme esas alınmış ise de davacının vücudunda oluşan yara izlerinin yeri ve niteliği ile belirlenen maluliyet oranı göz önüne alındığında, davacının vücudunun hangi bölgelerinden yaralandığı ve hangi yaralanmalar nedeniyle maluliyet oluştuğu, dolayısıyla hükme esas alınan raporda belirlenen maluliyet oranının kazayla illiyet bağı bulunup bulunmadığı ve skar izlerinin vücut yüzeyinin ne kadarını kapladığının belirtilmeyişi ile heyette uzman hekimin (plastik cerrahi/dermatoloji uzmanının) bulunmayışı göz önüne alındığında, raporun skar yönünden yönetmelikte belirlenen kriterleri karşılayıp karşılamadığı hususunda da tereddüt hasıl olmuştur. Hükme esas alınan maluliyet raporu açıklanan nedenlerle geçerli yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmediği gibi açık ve denetime elverişli de değildir. Maluliyetin davaya konu trafik kazasıyla illiyeti ile niteliği konusunun geçerli yönetmelik hükümleri uyarınca açıklığa kavuşturulması gerekli olup eksik inceleme ile karar verilemez. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının vücudunun hangi bölgelerinden yaralandığı ve maluliyet oluştuğu, oluşan maluliyetin kazayla illiyet bağı olup olmadığı açıkça belirlenerek davacıda oluştuğu ileri sürülen yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına dikkat edilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde içerisinde plastik cerrahi uzmanı/dermatoloji uzmanının da bulunduğu (dosyada mevcut raporu düzenleyen sağlık kurumu dışındaki) davacının ikametine en yakın yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp (kararın davacı tarafından temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları da gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 3-Davalı ... Hesabına aracın trafik sigortasının bulunmayışı nedeniyle husumet yöneltildiğinden, öncelikle davacının yolcu konumunda olduğu araçla çarpışan motosikletin, trafik sigortası yaptırması zorunlu olan motorlu araçlardan olup olmadığı hususunun saptanması gerekmektedir. Zira, ZMSS Genel Şartları'nın A.6-ı maddesi gereğince "Motorlu bisikletlerin kullanılmasından ileri gelen zararlar" teminat dışı hallerden olup 2918 sayılı Kanun'un 3. maddesinde motosiklet ve motorlu bisikletin tanımı yapılmıştır. Anılan düzenlemeler gereği, karşı motosikletin, 2918 sayılı Kanun'un 3. maddesindeki tanıma uyan 50 cc ve üzeri motor silindir hacmine sahip motosiklet olup olmadığının saptanması, kanun kapsamında motorlu araç olmadığı sonucuna ulaşıldığı takdirde davalı ... Hesabının bu aracın neden olduğu zarardan sorumlu olmadığı gözetilip sonuca ulaşılması gerekmektedir. Somut olayda davalı ..., 13.01.2021 tarihli kazaya karışan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasına tabi olup olmadığı, cinsinin ve tescile tabi olup olmadığının belirlenmesi gerektiği itirazında bulunmuştur. Kaza tespit tutanağında ... plakalı karşı motosikletin sigortasız ve model yılının 2015 olduğu belirtilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince; aracın silindir hacmine ilişkin belgelerin sunulduğu, aracın 144,08 silindir hacimli motosiklet olarak tescilli olduğu belirtilmekte ise de dosya kapsamında bulunan "Araç Bilgileri" başlıklı belgede 144,08 silindir hacimli motosikletin plakası ... ve tescil tarihi 24.02.2022 olarak yazılıdır. Bu nedenle kazaya karışan karşı motosiklete ilişkin dosya kapsamında başkaca bilgi olmadığından aracın kaza tarihinde trafik sigortası yaptırması zorunlu bir araç olup olmadığı hususunda tereddüt hasıl olmuştur. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; trafik sigortası bulunmayan araç nedeniyle zararın doğduğu ve davalı ...'nın zarardan sorumlu olduğu davacı tarafça iddia edildiğine göre, aracın trafik sigortası yaptırması zorunlu araçlardan olduğunu ispat yükünün de davacı üzerinde olduğu gözetilmek suretiyle; kaza tarihinde trafik sigortası bulunmayan ... plakalı motosiklete ilişkin tüm bilgi ve belgeler dosya kapsamına alınarak trafik sigortası yapılması zorunlu araçlardan olup olmadığı belirlenmeli ve davalı ... Hesabının sorumlu olup olmadığı hususu değerlendirilmelidir. Eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR 1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f3c78a2dfc791802 353b6da9fa6e24ba