4. Hukuk Dairesi 2023/11593 E. , 2025/6998 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/571 D.İş, 2023/571 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2023/İHK-45381 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2023/244629 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın davacının sevk ve idaresinde bulunan araca çarpması neticesinde meydana gelen 30.07.2021 tarihli trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını ileri sürerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi gereğince belirsiz alacak olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 8.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 30.05.2023 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 430.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından dosyaya sunulan maluliyet raporunun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun düzenlenmediğini, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranının tespiti gerektiğini, olayda davacının müterafik kusuru bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın kabulü ile 430.000,00 TL daimi sakatlık tazminatının 28.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının itirazlarının vekalet ücretine yönelik olmak üzere kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itirazlarının hiçbir gerekçe gösterilmeden reddedildiğini, kararın gerekçesizlik nedeniyle ortadan kaldırılarak davanın reddini talep ettiklerini, davacı tarafından davalı ... şirketine usulüne uygun başvuru yapılmamış olduğundan dava şartı noksanlığı nedeniyle başvurunun usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun usulüne uygun hazırlanmadığını, davacının raporda yer alan tanıya göre ortodedi ve travmatoloji, beyin cerrahi ve sinir hastalıkları, deri ve zührevi hastalıkları ile göğüs hastalıkları uzman hekimi tarafından muayene edilmesi gerektiğini, davacının ikametgahı Bitlis olmasına rağmen söz konusu raporun Kırklareli'den alınmasının hayatın olağan akışına aykırı olup şüphe uyandırdığını, aktüer hesaplamanın TRH Yaşam Tablosu ve 1,65 teknik faize göre yapılması gerektiğini, bilirkişi raporunda davacının kaza neticesinde kusur sorumluluğunun kendisi açısından %50 oranında olduğunun ifade edildiğini bu nedenle %50 kusur üzerinden hesaplama yapılması gerekirken %75 kusur üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, meydana gelen kazada tarafların kusur oranlarının şüpheye yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi için yeniden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davalı ... temerrüde düşmediğinden dava tarihi itibariyle faiz işletilmesi gerektiğini aksi kanaatte ise davalı kendisine ihbar tarihi itibariyle 8 günlük sürenin sonunda temerrüde düşmüş olacağından faiz sorumluluğunun da bu tarihten itibaren başlaması ve yasal faiz uygulanması gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 30.07.2021 tarihli trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinde çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 31.08.2022 tarihli raporda, davacıda meydana gelen yaralanmaya ilişkin tanı olarak yüzde sabit iz, frontal bölgede hemoroji kontüzyon, sağ klavikula kırığı, frontal kemik kırığı , pnömotraks ve akciğer kontüzyonu belirtilmiş, maluliyet oranı Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında hipertrofik skar ve keloid için %5, nöbeti olmayan ,nöbet geçirme riski olan için %5 ve hangi maluliyete ilişkin olduğu denetlenemeyen %5 olmak üzere toplamda %15 olarak hesaplanmıştır. Hakem Heyetince, davacının %15 maluliyeti esas alınarak karar verilmiştir. Her ne kadar raporda kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ve ekindeki cetveller kullanılmış ise de raporda hangi maluliyete ilişkin olduğu denetlenemeyen bir oran bulunduğu gibi raporu düzenleyen heyetin içinde maluliyetin niteliğine göre ortopedi uzmanı, plastik cerrahi uzmanı, göğüs hastalıkları uzmanı ile beyin ve sinir cerrahi uzmanının da bulunmadığı anlaşılmakta olup raporun kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olmadığı açıktır. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının kazadaki yaralanmasına ilişkin olup da dosya kapsamında yer almayan tüm tedavi belgelerinin toplanması; daha sonra, içerisinde ortopedi uzmanı, plastik cerrahi uzmanı, göğüs hastalıkları uzmanı ile beyin ve sinir cerrahi uzmanı da dahil olmak üzere yaralamanın mahiyetine uygun uzman doktorların bulunduğu en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından, davacı bizzat muayene edilmek suretiyle ve kaza ile illiyet bağı kuracak şekilde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ve ekindeki cetvellere göre davacının maluliyetini belirleyen denetime elverişli bir rapor alınması ve oluşacak sonuca göre (maluliyet oranı bakımından davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 3.Dava konusu kaza, davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile davalıya sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasıdır. Olay günü trafik polisleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında, kazanın oluşumunda davalıya sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlardan sola dönüş kurallarına riayet etmemek nedeniyle, davacı motosiklet sürücüsünün ise tali kusurlardan aracın hızını gerekli şartlara uydurmamak nedeniyle kusurlu oldukları belirtilmiştir. Kusur durumunun tespiti için Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan 26.05.2023 tarihli bilirkişi raporunda; davalıya sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu, davacı motosiklet sürücüsünün ise %25 oranında kusurlu olduğu , davacının kazanın meydana gelmesinde düşük oranda kusurlu olmasına karşın kazada sadece baş bölgesinden yaralanması nedeniyle kaza neticesinde kusur sorumluluğunun kendisi açısından %50 oranında olduğu kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince, davalıya sigortalı araç sürücüsünün %75, davacının %25 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, kusur raporunda kask takmama halinin kusur oranında bir etkisi olduğunun belirlenmesinin hatalı olduğu bu halin ancak müterafik kusur olarak değerlendirilebileceğini belirterek davalıya sigortalı araç sürücüsünün %75 kusur oranına göre belirlenen tazminata karar verilmiş, davalı vekilinin kusura yönelik itirazı İtiraz Hakem Heyetince reddedilmiştir. 6100 sayılı Kanun'un 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince, dava konusu trafik kazasına ilişkin dosya arasında mevcut tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur durumlarının ve oranlarının tespiti için trafik bilirkişi heyetinden oluşa uygun, denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! fb181998d16183df 59a0492357fa69ff This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 4. Hukuk Dairesi 2023/11593 E. , 2025/6998 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/571 D.İş, 2023/571 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2023/İHK-45381 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2023/244629 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın davacının sevk ve idaresinde bulunan araca çarpması neticesinde meydana gelen 30.07.2021 tarihli trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını ileri sürerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi gereğince belirsiz alacak olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 8.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 30.05.2023 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 430.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından dosyaya sunulan maluliyet raporunun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun düzenlenmediğini, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranının tespiti gerektiğini, olayda davacının müterafik kusuru bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın kabulü ile 430.000,00 TL daimi sakatlık tazminatının 28.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının itirazlarının vekalet ücretine yönelik olmak üzere kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itirazlarının hiçbir gerekçe gösterilmeden reddedildiğini, kararın gerekçesizlik nedeniyle ortadan kaldırılarak davanın reddini talep ettiklerini, davacı tarafından davalı ... şirketine usulüne uygun başvuru yapılmamış olduğundan dava şartı noksanlığı nedeniyle başvurunun usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun usulüne uygun hazırlanmadığını, davacının raporda yer alan tanıya göre ortodedi ve travmatoloji, beyin cerrahi ve sinir hastalıkları, deri ve zührevi hastalıkları ile göğüs hastalıkları uzman hekimi tarafından muayene edilmesi gerektiğini, davacının ikametgahı Bitlis olmasına rağmen söz konusu raporun Kırklareli'den alınmasının hayatın olağan akışına aykırı olup şüphe uyandırdığını, aktüer hesaplamanın TRH Yaşam Tablosu ve 1,65 teknik faize göre yapılması gerektiğini, bilirkişi raporunda davacının kaza neticesinde kusur sorumluluğunun kendisi açısından %50 oranında olduğunun ifade edildiğini bu nedenle %50 kusur üzerinden hesaplama yapılması gerekirken %75 kusur üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, meydana gelen kazada tarafların kusur oranlarının şüpheye yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi için yeniden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davalı ... temerrüde düşmediğinden dava tarihi itibariyle faiz işletilmesi gerektiğini aksi kanaatte ise davalı kendisine ihbar tarihi itibariyle 8 günlük sürenin sonunda temerrüde düşmüş olacağından faiz sorumluluğunun da bu tarihten itibaren başlaması ve yasal faiz uygulanması gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 30.07.2021 tarihli trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinde çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 31.08.2022 tarihli raporda, davacıda meydana gelen yaralanmaya ilişkin tanı olarak yüzde sabit iz, frontal bölgede hemoroji kontüzyon, sağ klavikula kırığı, frontal kemik kırığı , pnömotraks ve akciğer kontüzyonu belirtilmiş, maluliyet oranı Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında hipertrofik skar ve keloid için %5, nöbeti olmayan ,nöbet geçirme riski olan için %5 ve hangi maluliyete ilişkin olduğu denetlenemeyen %5 olmak üzere toplamda %15 olarak hesaplanmıştır. Hakem Heyetince, davacının %15 maluliyeti esas alınarak karar verilmiştir. Her ne kadar raporda kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ve ekindeki cetveller kullanılmış ise de raporda hangi maluliyete ilişkin olduğu denetlenemeyen bir oran bulunduğu gibi raporu düzenleyen heyetin içinde maluliyetin niteliğine göre ortopedi uzmanı, plastik cerrahi uzmanı, göğüs hastalıkları uzmanı ile beyin ve sinir cerrahi uzmanının da bulunmadığı anlaşılmakta olup raporun kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olmadığı açıktır. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının kazadaki yaralanmasına ilişkin olup da dosya kapsamında yer almayan tüm tedavi belgelerinin toplanması; daha sonra, içerisinde ortopedi uzmanı, plastik cerrahi uzmanı, göğüs hastalıkları uzmanı ile beyin ve sinir cerrahi uzmanı da dahil olmak üzere yaralamanın mahiyetine uygun uzman doktorların bulunduğu en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından, davacı bizzat muayene edilmek suretiyle ve kaza ile illiyet bağı kuracak şekilde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri ve ekindeki cetvellere göre davacının maluliyetini belirleyen denetime elverişli bir rapor alınması ve oluşacak sonuca göre (maluliyet oranı bakımından davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 3.Dava konusu kaza, davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile davalıya sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasıdır. Olay günü trafik polisleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında, kazanın oluşumunda davalıya sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlardan sola dönüş kurallarına riayet etmemek nedeniyle, davacı motosiklet sürücüsünün ise tali kusurlardan aracın hızını gerekli şartlara uydurmamak nedeniyle kusurlu oldukları belirtilmiştir. Kusur durumunun tespiti için Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan 26.05.2023 tarihli bilirkişi raporunda; davalıya sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu, davacı motosiklet sürücüsünün ise %25 oranında kusurlu olduğu , davacının kazanın meydana gelmesinde düşük oranda kusurlu olmasına karşın kazada sadece baş bölgesinden yaralanması nedeniyle kaza neticesinde kusur sorumluluğunun kendisi açısından %50 oranında olduğu kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince, davalıya sigortalı araç sürücüsünün %75, davacının %25 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, kusur raporunda kask takmama halinin kusur oranında bir etkisi olduğunun belirlenmesinin hatalı olduğu bu halin ancak müterafik kusur olarak değerlendirilebileceğini belirterek davalıya sigortalı araç sürücüsünün %75 kusur oranına göre belirlenen tazminata karar verilmiş, davalı vekilinin kusura yönelik itirazı İtiraz Hakem Heyetince reddedilmiştir. 6100 sayılı Kanun'un 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince, dava konusu trafik kazasına ilişkin dosya arasında mevcut tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur durumlarının ve oranlarının tespiti için trafik bilirkişi heyetinden oluşa uygun, denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! fb181998d16183df 59a0492357fa69ff ... ...